Google Play Store
App Store
Trump’ın Ukrayna dönüşü
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve ABD Başkanı Donald Trump (Fotoğraf: Depo Photos)

David Hastings DUNN

Trump her ne kadar parasını Avrupalılar ödese de Ukrayna’ya yeni silahlar gönderme kararı aldı. Bu, Moskova’nın yanı sıra Hindistan ve Çin gibi ülkelere de önemli bir mesaj olsa da attığı geri adımlar yüzünden şüpheyle yaklaşılıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya ve Ukrayna konusunda duyurduğu planlar, görünürde büyü bir politika değişikliği gibi duruyor. 14 Temmuz’da Beyaz Saray’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı toplantının ardından konuşan Trump, Kiev’e yardım için “son model silahları” göndereceğini ve eğer 50 günlük süre içinde bir ateşkese varılamazsa ABD’nin Rusya ile ilişkisi olan tüm ülkelere ikincil ambargolar uygulayacağını söyledi.

Ancak bu, her ne kadar Trump’ın konuya dair önceki yaklaşımından ciddi bir farklılaşmayı temsil etse de kimi yorumcuların ifade ettiği biçimde bir U dönüşünden daha çok selefi Joe Biden’ın yaklaşımına bir geri dönüş.

MOSKOVA’YA MESAJ

Rusya, ne Amerikan Kongresi’nin ne de Beyaz Sarayın Kiev’e yeni askeri destek göndermemesinin avantajıyla aylardır Ukrayna’yı bombalamayı sürdürüyor. Moskova bu türden bir Amerikan müdahalesinin yokluğunun farkındaydı. Ukrayna’ya saldırılarının hedefi, bir yandan barışa gönüllü dururken diğer yandan da Biden’ın sağladığı hava savunma sistemlerinin tükenmesini beklemekti.

Trump sonunda ne olduğunu anlamış görünüyor. Putin’e duyduğu hayal kırıklığı ve hüsranı artık açıkça ifade ediyor. Trump’a göre Putin “birçok kişiyi kandırdı, Clinton, Bush, Obama, Biden, ama beni kandıramadı. Bir noktada konuşma işe yaramazsa eyleme geçilir.” Ukrayna’ya yeni savunma sistemleri ve muhtemelen uzun menzilli saldırı füzeleri gönderme kararı (her ne kadar parasını Avrupalılar ödese de) Rusya’ya önemli bir mesaj. Ayrıca Hindistan ve Çin gibi, Rusya’dan ucuza petrol ve doğal gaz alarak ülke ekonomisini destekleyen aktörlere yönelik %100’lük gümrük vergisi tehdidi de bu ülkelere yönelik önemli bir mesaj. Amerikan senatosu, Güney Carolina’nın etkili Cumhuriyetçi figürlerinden Lindsay Graham’ın önderliğinde aylardır ikincil ambargolar için bastırıyorlardı. Şimdi Trump hükümetinin bu planı uygulamaya koyması ile Rusya’ya yönelik baskılar artacak.

ABD DESTEĞİNİN SINIRLARI

Değişmeyen tek şey ise Trump’ın Ukrayna’daki savaşa yönelik siyasi hedefi. Her ne kadar Biden hükümetinin savaşa dair görüşü “Putin’in provoke edilmemiş saldırısının gayrimeşru olduğu ve Ukrayna’nın egemenliğinin yeniden sağlanması gerektiği” iddiası olsa da Trump’ın temel hedefi yalnızca ateşkesi sağlayabilmek.

Trump Putin’den “hayal kırıklığına uğramış” olsa da onu saldırgan olarak nitelemiyor. Hatta bir noktada savaş için Ukrayna’yı suçladı. Daha da önemlisi, Rusya’nın ilga ettiği Ukrayna topraklarının %20’sini geri vermesini talep etmiyor. Trump ayrıca savaş durduktan sonra ABD’nin güvenlik ve istikrar sağlama konusunda ne yapacağı konusunda sessiz. Bu Ukrayna’nın NATO üyeliğinden bile önemli bir sorun. Amerika’nın NATO’daki Avrupalı müttefikleri, gelecek Rus saldırılarına karşı Ukrayna topraklarında bir istikrar gücü olması gerektiğini düşünüyor.

Amerikan birliklerinin doğrudan müdahalesi olmasa dahi (ki bütün işaretler olmayacağını gösteriyor), Avrupa’da bir tür Amerikan güvenlik garantisi ya da tamponu başarı için kritik önemde görünüyor, Amerikan istihbaratı da böyle bir operasyonu destekliyor.

NEDEN 50 GÜN?

Trump’ın politika değişiminin bir diğer yönü, Rusya’nın masaya dönmesi için tanınan uzun süre. Bu dönemde bombardıman sürerse Ukrayna kayıp yaşamaya devam edecek. Savaş alanında 50 günlük uzatma Rusya’ya tuttuğu yerlerde daha fazla bölgesel ilerleme sağlayacaktır. Dolayısıyla Trump’ın teklifine son tarihler konusunda sürekli geri adım attığı için şüpheyle yaklaşılıyor, gümrük vergileri konusunda da birçok kez geri adım atmıştı, bu yüzden Wall Street’te Trump’a “Taco” (Trump always chickens out - Trump her zaman geri adım atar’ın kısaltması) lakabı takıldı.

Rus senatör Konstantin Kosachev, BBC’ye Trump’ın duyurusu hakkında konuşurken, “Eğer Trump’ın bugün Ukrayna için söyleyebilecekleri bu kadarsa, aslında yok yere gürültü çıkardığını söyleyebiliriz” demesinin ardında bu gerçeğin farkında olması yatıyor.

PUTİN’DEN VAZGEÇMEDİ

Bu duygu Trump’ın duyurusunun ardında %2,7 artış gösteren Rus borsasında da paylaşılıyor olmalı. Uzmanlar çok daha olumsuz bir değişim bekliyordu ancak herhangi bir şeyin olması için uzun süre bekleneceği ve muhtemelen bu sürede değişeceği ya da iptal edileceği gerçeğinin herkes farkında olmalı. Trump birçokları açısından hem tehditleri konusunda tutarsız hem de politikalarının nereye varacağı konusunda tahmin edilemez görünüyor.

Trump’ın BBC Washington temsilcisi Gary O’Donoghue’ye her ne kadar Putin konusunda “hayal kırıklığına uğrasa” da tamamen “vazgeçmediğini” söylemesi ve Rusya’ya ambargo konusunda ne kararlı ne de çabuk davranması, politika değişimi konusundaki şüpheleri destekliyor.

47. Amerikan Başkanı ile ilgili birçok şeyde olduğu gibi, hükümetinin icraatlarına odaklanmadan basına verdiği demeçlerin ya da yazdırdığı manşetlerin gazına gelmemek gerek.

Kaynak: theconversation.com

Çeviren: Yusuf Tuna Koç