Tüm Latin Amerika’nın bağımsızlık savaşı
Yusuf Tuna Koç – Mutlu Erol Kahya ABD Başkanı Donald Trump’ın, kendisini geçici Başkan olarak ilan eden Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu Başkan olarak tanımasının ardından yaşanan süreci ve öncesini Venezuela Ankara Büyükelçisi Jose Gregorio Bracho Reyes ile konuştuk. ► ABD, Chavez’in iktidara gelmesinden hemen sonra 2002’de, açık bir darbe teşebbüsü gerçekleştirdi. Halkın direnişi […]

Yusuf Tuna Koç – Mutlu Erol Kahya
ABD Başkanı Donald Trump’ın, kendisini geçici Başkan olarak ilan eden Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu Başkan olarak tanımasının ardından yaşanan süreci ve öncesini Venezuela Ankara Büyükelçisi Jose Gregorio Bracho Reyes ile konuştuk.
► ABD, Chavez’in iktidara gelmesinden hemen sonra 2002’de, açık bir darbe teşebbüsü gerçekleştirdi. Halkın direnişi ile darbeciler geri püskürtülürken Amerika’nın yenilgiye uğratıldığı da belgelendi. Venezuela ve Latin Amerika emperyalist saldırıların hep hedefinde oldu. Latin Amerika ve Venezuela’da geçmişten bugüne yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Chavez iktidara geldiğinde hedefi Simon Bolivar’ın Latin Amerika ile ilgili kurduğu hayalleri gerçekleştirmekti. 1990ların sonundan bahsediyoruz; Berlin duvarı yıkılmış, Fukuyama “Tarihin sonuna geldik” demiş, dünyayı Thatcher ve Reagan gibi katı liberal liderler yönettiği zamanlar. İşte böyle bir dönemde Chavez Venezuela’da iktidara geldi ve 21. yüzyılda sosyalizmin hala bir seçenek olduğunu ve mümkün olabileceğinden bahsetti. Yeni bir sosyalizm anlayışını Venezuela’da var edebilmenin yolları için çabaladı. ABD baskısına karşı Latin Amerika’yı bir güç haline getirmek istedi. Halk okulları kurdu. Bu noktada şu sözü hatırlatmak isterim; “Petrol Bolivar’ın kılıcıdır”. Petrol şirketlerini kamulaştırdı ve o dönem birim fiyatını 9 dolardan 100 dolara çıkardı. Bunu çok kısa bir süre içerisinde başardı. Petrolü en önemli geliri haline getirdi.
Ancak Chavez’in vizyonu bununla da sınırlı değildi. Bolivar’ın tüm Latin Amerika’yı tek bir ülke olarak birleştirme hayali vardı. O kendi döneminde bunu başaramadı. Bu dünyadan hayal kırıklığıyla ayrıldı. Ancak Chavez bu hayalin gerçekleşmesi için müthiş çaba gösterdi.
► Venezuela ABD’nin onlarca yıldır süren emperyalist müdahalelerine karşı nasıl mücadele ediyor?
ABD, kendisini Latin Amerika’nın haklı varisi sayıyor. Kimi Protestan Evanjelist Kiliseleri dahi, Latin Amerika’nın sahibi beyazlardan bahsediyor; fakat biz bunu haksız çıkaracak bir mücadele hattı oluşturduk. Şu an, ABD’nin en ağır blokaj uyguladığı ülke Venezuela. Neden? Latin Amerika bağımsızlığının hamisi durumundayız. Bizim devrimimiz evet, pasifist bir devrimdir ancak kendimizi korumak zorundayız. Buna karşılık halk milisleri oluşturuldu. Halkın katılımı ile oluşan milisler, gönüllü şekilde kendi devrimlerini korumak için birlikte çalışıyorlar.
2005 yılında Mar del Plata’da gerçekleşen Amerika Kıtası Zirvesi’nde Chavez, neoliberal Bush’un ALCA önerisine karşı ALBA’yı (Latin Amerika için Bolivarcı İttifakı) önerisinde bulunmuş ve bu öneri Latin Amerika diğer ilerici liderleri tarafından da kabul görmüştür. O dönemde Chavez, Kirschner ve Lula Da Silva ile birlikte yeni bir Latin Amerika için mücadele etti. O dönem ABD Başkanı Bush’un hayali, tamamen ABD’nin kontrolünde bir pazar oluşturmaktı. Fakat o dönem Arjantin’de Kirschner, Brezilya’da Lula iktidardaydı. Chavez bu iki anti-emperyalist liderle birlikte, Bush’un tahayyülünün dışında bir Latin Amerika inşasına başladı. ABD’nin kontrolünde olmayan, Latin Amerika’nın bağımsız inisiyatifini hedefleyen bir inşaydı bu.
Bu durum öncelikle Batı dünyasının ciddi kara propagandasına maruz kaldı. Üç lider de Batı medyasında sürekli olarak kara propaganda ile prestij kaybına uğratılmaya çalışıldı ve bu bağlamda halkların demoralize edilmesi amaçlandı. Buna karşı, Chavez’in öncülüğünde gerçeklerin kıta, hatta dünya ölçeğinde konuşulacağı TeleSur kuruldu. Hala aktif olan bu yayın platformunda, Güney Amerika’nın bağımsız aktörleri söz alabiliyor ve propagandalarını yapılabiliyor. Bununla da kalmadık. Kendi bankamızı (BancoSur) kurduk yine Güney olarak. Ortak petrol anlaşmaları imzaladık (PetroCaribe). Bu şekilde, Kuzey egemenliğine karşı Latin Amerika’yı, bağımsız sol bir alternatif haline getirebildik. Bütün bunlar da Chavez’in 21. yüzyıl sosyalizmi vizyonu sayesinde mümkün oldu.
► ABD’nin emperyalist haydutluğu ve onun güdümündeki işbirlikçi muhalefetin girişimleri ile birlikte 2002’den sonra şimdi karşımızda ikinci ciddi darbe teşebbüsü duruyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, kendisini geçici Başkan olarak ilan eden Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu tanıması ile süren süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Chavez vefat ettikten sonra çok hızlı şekilde operasyona başladılar. Daha önce de Venezuela’yı kırabilmek için çaba gösteriyorlardı ancak Chavez’i engelleyemedikleri için biraz daha ağır hareket ediyorlardı. Şu an ise yapabilecekleri en ciddi operasyonu yapmaya çalışıyorlar. ABD’nin eski Başkanı Obama bir açıklamasında “Ulusal çıkarlarımıza ters düşen her hükümetin kolunu bükmek boynumuzun borcudur” dedi. Bunlar askeri anlamda ne ifade ediyor? ‘Özel Güçler ve Konvansiyonel Olmayan Savaş’ elkitabında yazıyor. Bu bahsettiğim el kitabı farklı aşamalardan oluşuyor. Altı aşamanın en sonuncusu; ülkede paralel bir hükümetin ve başkanının tanınması. Bu durum size de tanıdık geliyordur. Bu şekilde ülkede istikrarsızlık yaratılacak ve çatışma ortamı yaratılacaktır.
Dış basında sürekli olarak Venezuela’da ilaç sıkıntısı olduğundan bahsediliyor. Neden yok peki? Yaptıkları blokaj yüzünden. Venezuela olarak Kolombiya’dan ilaç sipariş ediyoruz ve parasını yolluyoruz. Ancak Kolombiya Hükümeti satın alınan ilaçların ülkeden çıkmasına izin vermiyor. Daha önce de darbe girişimiyle, ekonomik baskıyla kırmaya çalıştılar direnişimizi. Şu an ise yapabilecekleri en ciddi hamleyi yapıyorlar. O da ülkedeki iktidara doğrudan müdahale.
Yüksek Mahkeme’nin yargı kararıyla feshettiği bir meclisten genç bir milletvekili kendini ‘Geçici Başkan’ ilan ediyor. Henüz daha bir tecrübesi yok, hayatı boyunca ABD’de eğitim almış bir ajan gibi ortalıkta geziyor. Çıkıyor sokağa ve diyor ki ben devlet başkanı oldum. Yani bu size mantıklı geliyor mu? Bir gün sokağa çıkıyorsunuz ve diyorsunuz ki artık ben başkanım. Doğrudan ABD tarafından planlanmış bir hamle. Bu yolla burada iktidarı devirebileceklerini sandılar. Fakat Venezuela halkı sokağa indi ve bu girişimi püskürttü.
Açık söylemek gerekir ki bu bir taban muhalefetinin kalkışması falan değildi, doğrudan bir Amerikan müdahalesiydi. Eğer Venezuela başkanıyla ilgili bir sorun varsa bunu Venezuela halkının kendisi çözer, ABD değil. Bundan sonrasında nasıl bir hamle düşündüklerini bilmiyoruz. Ancak Venezuela, Suriye ya da Panama değil. Oralarda neler olduğunu biliyoruz. Venezuela’yı böyle kolay kolay düşüremezler. İşin komik tarafı düşüremeyeceklerinin de farkındalar. Halk bizimle. Herhangi bir darbe girişimine de mahal verilmedi çünkü ordu da Venezuela halkının yanında olduğunu gösterdi. ABD emperyalizmi elbet Venezuela’nın bağımsız iktidarını yok etmek için farklı yollar arayacaktır. Hem kamuya ait petrol gelirlerini ele geçirebilmek için, hem ülkeyi kendine tabii kılabilmek için. Fakat mesele sadece bu da değil. Venezuela’nın da ötesinde, ABD, Latin Amerika’da tek güç olabilmek istiyor. Ancak biz direnmeye devam edeceğiz. Bugün için Brezilya’da, Kolombiya’da başa gelen sağcı iktidarlarla kendilerini rahat hissediyor olabilirler. Ancak unutmasınlar ki, bu iki ülkenin halkı da hafızasız değil ve oralarda da çok ciddi direniş hareketleri, Bolivarcılığa inanmış kitleler var. Bunu gözden kaçırıyorlar.


