Google Play Store
App Store

Ankara’da oynanan Büyükler Ferdi Türkiye Şampiyonası’nda yalnızca madalyalar değil, bir okul geleneğinin yarattığı dayanışma da sahnedeydi.

Ulusal Lig’in zirvesinde bir lise takımı: Samsun Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi Mezunları Spor Kulübü

Türkiye Masa Tenisi Federasyonu (TMTF) Büyükler Ferdi Türkiye Şampiyonası 07-09 Şubat 2026 tarihlerinde Ankara'da yapıldı. Ne yazık ki salonda değil, TMTF’nin sitesindeki canlı yayından izleyebildim.

43 kadın ve 31 erkek sporcunun katıldığı şampiyonada, kadınlarda sıralama; 1. Ece Haraç  (Fenerbahçe SK), 2. Simay Kulakçeken (Samsun Kolejliler SK), 3. Özge Yılmaz (Bursa Büyükşehir Belediyesi SK), 4. Sibel Altınkaya (Fenerbahçe SK) şeklinde oldu. Erkeklerde de; 1. Görkem Öçal (Çiltar SK), 2. İbrahim Gündüz (Beşiktaş), 3. Ziver Gündüz (Beşiktaş), 4. Hakan Işık (Fenerbahçe SK).

Şampiyonanın bireysel ve takım düzeyinde iki ilginç yanı vardı. Ben ikincisi üzerinde duracağım, ama önce birinci: Çiltar SK’den Görkem Öçal, 14 yaşında bir genç sporcu, tüm maçlarını kazanıp namağlup olarak kendinden yaşça çok büyük ağabeylerinin arasından sıyrıldı ve şampiyon oldu.

İkinci ilginçlik; Fenerbahçe, Beşiktaş, Bursa Büyükşehir Belediyesi gibi köklü ve büyük spor kulüplerinin yanında henüz 7 yıllık geçmişi olan ve TMTF tarihinde ilk kez bir okulun mezunları tarafından kurulmuş bir kulüp olan Samsun Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi Mezunları Spor Kulübü’nün (Samsun Kolejliler Spor Kulübü) sporcusu olan Simay Kulakçeken'in finale kadar namağlup gelip, finalde daha önceki turlarda yendiği Fenerbahçe SK sporcusu Ece Haraç'a yenilerek 2. olması.

İtiraf edeyim; bana galiba ilk kez tümüyle bir spor yazısı yazdıran, hem de masa tenisi konusunda, neden biraz da duygusal. Başparmakla işaret parmağının uçlarını birbirine sürterek gösterilen anlamda değil ama!

Ben de Samsun Maarif Koleji mezunuyum. O nedenle, o okulun her mezunu kadar masa tenisi oynarım. 70’li yıllar boyunca yatılı okuduğum okulumuzun geniş giriş katındaki masalarda her boş vaktimizde raketlere sarılırdık. Almanca hocamız Cengiz Altay'ın temelini attığı masa tenisinde, takım olarak liseler arası yarışmalarda da hep dereceler alırdık.

Gelenek devam etmiş, okulun kültürünün bir parçası olan masa tenisi alanında güçlü mirası yaşatmak için de 2018’de kulüp kurulmuş. Ben bu şampiyona vesilesiyle öğrendim ama TMTF tarihinde, mezunlar tarafından kurulan ilk ve tek takım olma özelliğini taşıyan kulübümüz, Samsun'un ilk ve tek kadın masa tenisi takımı olarak da kısa sürede önemli başarılara imza atmış.

2021 yılında 3. Lig’den başlayan serüven, 2022’de Nevşehir’de oynanan play-off etabında 7 maçta 6 galibiyetle 2. Lig’e yükselişimizle devam etmiş ve 2023-2024 sezonunda da Kadınlar 1. Ligi’nin ilk devresini lider tamamlayan takım, play-off’larda üstün bir performans sergileyerek 2024 yılında Süper Lig’e yükselmiş. 2025 sezonunda ise klasman grubunu 4. sırada tamamlayarak Süper Lig'deki yerini başarıyla korumuş. Şimdi hedef Avrupa Kupaları’nda ülkeyi temsil etmek!

Gelin benim yerimde olun da gururlanmayın.

İsterseniz yapay zekaya sorun; dünyada bir lise mezunları tarafından kurulan takımların en önemli örneği Galatasaray. Başkaları da var. Galatasaray’ın şimdiki hali, bir endüstriyel futbol markası olması malum. Darüşşafaka Spor Kulübü’nü de belirtmek lazım, basketbolda önemli başarıları var.

Aynı yapay zekâya, “Peki, masa tenisi alanında böyle bir takım var mı?” diye sorunca, lise mezunları tarafından kurulup ulusal ligde zirveye ulaşan tek takım olarak Samsun Kolejliler Masa Tenisi Kulübü’nü söylüyor.

Bu başarının ardındaki temel nedeni de ben söyleyeyim: 11 yaşında yatılı bir çocuk olarak girdiğim okulda başlayan ve bugün hala her alanda sürdürmekte olduğumuz Dayanışma!