Yeni siyasal kadrolaşma aracı Milli Eğitim Akademisi
Eğitim fakültelerine kilit vurulmasının ilanı Bakan’ın “Üniversiteler bilim insanı yetiştirsin, biz de öğretmen yetiştirelim” cümlesi olmuştu. Kimin öğretmen olacağının kriteri artık eğitim fakültesi mezunu olmak değil. Milli Eğitim Akademisi adıyla eleme süreçlerinden geçemeyenler artık öğretmen olamayacak. Milli Eğitim Akademisi aynı zamanda öğretmenlik mesleğinin tasfiyesinin yeni adı oldu.
Mülakat yıllardır binlerce öğretmenin emeğinin yok sayılmasının aracı oldu. Mülakatlar sonrasında 1611 öğretmen kontenjan dışı bırakıldı, emekleri ellerinden alındı ve atamaları hâlâ yapılmadı, aylardır mücadele ediyorlar. 12 Ağustos’ta yine mesleki hakları için Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde olacaklar.
Akademi’ye başvuru kriteri “Öğretmenliğe kaynak teşkil eden en az lisans düzeyindeki yükseköğretim programlarından mezun olanlar” olarak düzenlendi. 13 Temmuz’da Akademiye Giriş Sınavı (AGS) ve Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) yapıldı. 10 bin aday üç dönem sürecek akademi eğitimine alınacak ve “başarılı” olanlar 2027’de öğretmenlik yapmaya başlayacak.
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) güvenlik soruşturması iptal kararına rağmen öğretmen adayları Akademi’ye giriş aşamasında ve Akademi’nin tamamlanmasının ardından atama sürecinde iki kez güvenlik soruşturmasından geçecek.
∗∗∗
Mülakat adaletsizliği artık tüm toplumun bildiği bir gerçek iken Akademi adıyla mülakattan daha sert eğitimde siyasal kadrolaşmanın aracı olacak bir yapı, kurum yaratıldı.
Önceki gün Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle Akademi’de görevlendirilecek olanların belirlenme sürecinin açıklanması bu araç ile kimin öğretmen olarak atanacağına karar verici olanların siyasi iktidar olacağının açık göstergesi oldu.
Akademide eğitim personeli olabilmek için; Yükseköğretim Personel Kanunu’na tabi öğretim üyesi kadrolarından istihdam edilecekler Kurulun teklif ettikleri arasından Bakan tarafından, Bakanlık kadrolarında görev yapanlardan istihdam edilecekler kontenjanın üç katı adayın alınacağı sözlü sınav sonucuna göre diğer istihdam edilecekler ise yapılacak yazılı ve/veya sözlü sınav sonucuna göre belirlenecek.
Eğitim verecek olanlar ve kimin öğretmen olarak atanacağına karar verecek olanlar Bakan’ın ve mülakat sonucu belirlenen kişilerin onayı ile belirlenecek.
∗∗∗
Ocak 2025’te yasalaşan Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) ile Akademi’nin bir siyasal kadrolaşma aracı ve tüm öğretmenler için bir baskı aygıtı olmasına aslında Aralık 2023’te yayımlanan 12. Kalkınma Planı ile karar verilmişti.
Kalkınma Planı’nda “Öğretmen yetiştirme ve geliştirme süreci, mesleğe kabulden önceki eğitimden başlanarak mesleğe kabul, mesleki gelişim ve kariyer gelişimi gibi tüm aşamaları yapılandırılacak.” İfadesi ile öğretmenlerle ilgili bir kanunun öğretmenlere rağmen hayata geçirilmesi kararlaştırılmıştı.
Okul bazlı gelişim modeli, bireysel gelişim adıyla öğretmenlerin “yeterliliğine” karar verme süreçleri, eğitim yöneticiliğinin profesyonelleştirilmesi, öğretmen-yönetici hareketliliği –son proje okul yönetmeliğinde de yer alan- ile Akademi siyasi iktidarın tüm öğretmenlere yönelik bir baskı aygıtı. Kimin atanacağına, kimin hangi okulda, okul türünde ne kadar süre çalışacağına, kimin mesleğinde yeterli olup olmadığına, mesleğine devam edip edemeyeceğine, öğretmenlik mesleğini, eşit işe eşit ücret ilkesini hedef alan kariyer basamakları üzerinden kimin uzman, başöğretmen olacağına, kimin okul idarecisi olarak görevlendirileceğine Akademi karar verecek.
Tüm öğretmenleri kuşatan bu baskı aygıtına karşı öğretmenlik mesleğini, kaybedilmiş hakları yeniden kazanmanın tek yolu ise eğitim emekçilerinin birleşik mücadelesi.


