Yine-yeniden “Yüzyılın Konut Projesi”
Türkiye 6 Şubat 2023’de yaşadığı büyük depremin/felaketin yıldönümünde, sanki bir kurtuluş projesiymiş gibi yine/yeniden inşaat yapmayı konuşuyor. Öyle ki henüz tamamlanmamış inşaatları da tamamlanmış gibi gösteren örtüler koyarak inşaatçılığı idealleştiren açılışlar yapıyor. Oysa bu ülkede depremlerin felakete dönüşmesine yol açan en temel neden bu ihtirasçı inşaatçılık değil midir?
Tüm aksi söylemlere rağmen ‘konut projeleri’ de, ihtirasçı inşaatçılığın kırsal/kentsel mekâna yayılmış siluetleri gibidir. Gerçek şudur ki 2000’li yıllardan bu yana özellikle ‘konut inşaatı’, sürekli değişen hükümetlerin, değişmeyen temel politikalarından biri olarak kaldı. Ayrıca konut üretim söyleminin gerekçeleri de hiç değişmedi. İhtiyaçlara göre biraz çeşitlendi ama en dikkat çekici yanı her zaman ‘yüzyıllık’ vurgusu oldu.
Esasında TOKİ’nin inşası da, tıpkı inşaatçı zihniyete uygun bir süreç izledi. İnternet sitesinde yazıldığı gibi ‘konut yapmak, sektörle ilgili şirketler kurmak, şirketlere ortak olmak, konut inşaatlarını desteklemek, doğal afet meydana gelen bölgelerde konut yapmak veya yapımını teşvik etmek, gecekondu alanlarının dönüşümünde aktif rol almak, konut finansmanı için bankaların iştirakini sağlayacak tedbirler almak’ gibi bilumum inşaatçı işlerin örgütü oldu TOKİ.
Daha 2000’lerin başında konut atağı TOKİ’nin en temel söylemiydi. Bu söylem her defasında ilk kez söyleniyormuş gibi ara ara yeniden tekrarlandı. 2004’de ‘konut atağı’ sloganı ile ‘dar gelirlilere, kimsesiz ve fakirlere’ yönelik `sosyal içerikli` 50 bin konut yapılacağı duyurulmuştu. Evsiz ve dar gelirliler için yapılacak konutların bedeli ve büyüklükleri de belliydi. Konut projeleri daha çok İstanbul, Ankara, Diyarbakır, İzmir, Bursa gibi ihtiyacı olduğu halde konut alamayanların yaşadığı büyük illerde gerçekleştirilecekti. 2004 yılı sonuna kadar 100 bin, 2005 sonuna kadar 150 bin ve 2006 sonuna kadar 200 bin konut yapılacaktı. TOKİ bu hedefin yanı sıra 2006-2007 yıllarında belediyelerle işbirliği halinde Kentsel Yenileme Projeleri kapsamında yine yoksullara yönelik 38 bin yeni konut yapacaktı.
***
Geçtiğimiz yıl sanki ilk kez söylenmiş gibi sunulan ‘500 bin konut’ projesi de aslında daha 2011’de tedavüle girmişti. TOKİ’nin o dönem başkanı Erdoğan Bayraktar, 2011 yılı sonunda 500 bin konutu tamamlayacaklarını belirtmişti. 2013’de başkanlığı üstlenen A. Hakan Karabel ise o yıl 237 bin konut yapacaklarını açıklamıştı. TOKİ, yüzbinlerce konut için seferber olmuş, bu söylem sonraki yıllarda da devam etmişti.
Ekim 2022’de, bu kez ‘İlk Evim’ adıyla ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük Sosyal Konut Projesi’ diye iddialı bir kampanya başlamıştı. Bu kapsamda 250 bin sosyal konut inşa edilecekti ve ‘şehit aileleri, terör, harp ve vazife malullerine de kontenjan’ ayrılmıştı. Takip eden yıl TOKİ çıtayı daha da yükseltmiş, 2023 yılı hedefinin, 1 milyon 200 bin konut olduğunu açıklamıştı.
***
Derken 2025’de yeniden ‘Yüzyılın Konut Projesi’ sloganı tedavüle girdi. ‘500 bin sosyal konut ile Türkiye ev sahibi’ adlı proje yine 81 ili kapsıyordu ve yine ‘Türkiye tarihinin en büyük sosyal konut projesi’ idi. Yine evsiz ya da dar gelirli aileler 240 aya kadar taksit imkânıyla ev sahibi olacaklardı. Dahası ülke genelinde afet riskine karşı güvenli konutlar inşa edilecekti. Bu kez kira artışlarını dengelemek ve kiralık konuta uygun fiyatlarla erişimi kolaylaştırmak için kiralık sosyal konutlar da inşa edilecekti. Yine ‘şehit aileleri, terör, harp ve vazife malulleri, engelliler, emekliler, çok çocuklu aileler ve gençler yararlanacaktı’ vb.
Son yirmi beş yılda hep aynı hedefler, aynı söylemler tekrarlandı. Hatta sloganlar ve içerikler de hiç değişmedi. Resmi bilgilere göre TOKİ 2003-2023 yılları arasında 1 milyon 170 bin konut üretti. Kırsal-kentsel yapılaşmamış alanlar bu amaçla imara açıldı. Her yer adeta beton yığınına döndü. Peki, sonuç ne oldu? Yoksul ve öncelikli grupların konut sorunu çözüldü mü? Türkiye’nin şehirleri depreme hazır halde geldi mi? Depremin felakete dönüşmeyeceği duygusunun hâkim olduğu tek bir şehir bile inşa edilebildi mi? Sahi ne işe ve kime yaradı bütün bu büyük konut projeleri?


