Zeytin madene kurban edilmesin
Enerji ve maden şirketlerinin doğa talanına izin verecek kanun teklifinin ilk 4 maddesi kabul edildi. Muğla başta olmak üzere birçok kentte zeytinlikler tehdit altında. İkizköylüler maden yasası geri çekilene kadar açlık grevinde.

Berkay SAĞOL
Kamuoyunda ‘Süper izin’ olarak anılan zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasını içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü ve enerji ve maden şirketlerinin doğa talanına izin verecek kanun teklifinin ilk dört maddesi, Meclis Genel Kurulu’nda dün akşam kabul edildi. Bu dört maddenin kabulüyle ÇED zorunluluğu kaldırıldı, acele kamulaştırma adı altında talana izin verildi. Köylüler bu sürecin durdurulmasını talep ediyor.
Bu kanun teklifinin yasalaşması durumunda geçiminin büyük kısmını zeytincilikle sağlayan Ege Bölgesi’ne resmen bir hançer saplanacak. Kanunun en çok etkilediği yerlerin başında Muğla geliyor. Teklif yasalaşırsa, en az 26 köyün boşaltılacağı belirtiliyor. 468 bin dönüm alan madenciliğe açılacak.
TORBADA İŞGAL VAR
Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı’nı kömür madenine karşı koruyan yurttaşlar, kanun teklifine karşı Ankara’daki Cemal Süreya Parkı’nda 3 Temmuz’da nöbete başladı. İkizköylüler maden yasası geri çekilene kadar açlık grevinde olacaklarını duyurdu. Kanuna karşı Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen 64 kurum TBMM önünde bir araya geldi.
‘Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne karşı düzenlenen Toprağımızı Vermiyoruz Kampanyası TBMM Dikmen Kapısı önünde bir eylemle başlatıldı.
Raziye Yıldırım yaptığı açıklamada halk olarak TBMM önünde olduklarını belirterek torba yasayla ormanların, korunan alanların, meraların, zeytinliklerin, tarım alanlarının ve su varlıklarının tehdit altında olduğunu vurguladı. Yıldırım ayrıca “Bu torbanın içinde işgal var” diyerek, yasanın köylüleri topraklarından koparacağını, göçe zorlayacağını belirtti.
Nursel Çakır da Ankara’ya geleceği ve doğayı korumak için dördüncü kez geldiklerini, yaşam haklarından vazgeçmeyeceklerini söyledi. Çakır sözlerini tüm milletvekillerine seslenerek bitirdi ve milletvekillerini bu yasaya karşı durmaya davet etti. Muğla’da zeytin üreticisi olan Necati Sağır, “Kanun kabul edilirse önceden şirketlerin birçok şekilde almaya çalıştığı izinlerin hepsi yasalaşacak. Zeytin kanununa aykırı olan her şeyin nasıl meşrulaştığını göreceğiz. Bölgelerde ruhsat almış ocaklar var ve bunların hepsi kolayca faaliyete geçebilecek. Biz yasadışı faaliyetleri bazen durdurduk bazen engel olamadık ama bu yasa geçerse bundan sonra hiç durduramayacağız. Maden, taş için zeytinlikler umurlarında olmayacak. Memleket için hangisi daha değerli bunu sormak lazım. Zeytini maden uğruna öldürürsen üretici biter, tüketici biter tarımda dışa bağımlılık artar” dedi.
KANUN TEKLİFİ NE DİYOR?
Teklifle çevresel etki değerlendirme sürecinde ‘ÇED gerekli değildir’ uygulamasına son verilerek, tüm projeler için ortak bir değerlendirme sistemi getirilmesi isteniyor. Maddeyle çevresel etki değerlendirmesi ile diğer izin süreçlerinin eş zamanlı yürütülebilmesi amaçlanarak yatırımların hayata geçmesinin hızlandırılması planlanıyor. Teklifin 11. maddesi 3213 sayılı Maden Kanunu’na geçici madde ile ekli haritalar ve listeler eklenmesini öngörüyor. Buna göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ruhsat sahibi veya rödövansçı olan gerçek veya tüzel kişilerce ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı veya fiili olarak üzerinde zeytinlik bulunan, Maden Kanunu’na ekli Harita ve Koordinat Listesi sınırları içindeki alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda, faaliyet yürütülecek kısımdaki zeytin ağaçları maden sahalarının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik vermek suretiyle taşınabilecek.


