birgün

24° AZ BULUTLU

Öğüt endüstrisi ve hisler koleksiyoncusu Kendimi bazen hisler koleksiyoncusu gibi hissediyorum. Yağmurda, gazete yazımı yazacağım o küçük sevimli kafeyi ararken, bu... Yazının devamı... Yalnızlık korkusu Deniz kenarında tek başıma oturmuş, yalnızlığı düşünüyorum. Bacaklarıma sürtünen şu kedi varken de yalnız mıyım mesela? İnsan... Yazının devamı... Daha iyi insan Geçen haftaki yazımda bahsettiğim Çehov’un öyküsündeki Profesör gibi, Hermann Hesse de geçmişin daha iyi ya da daha kötü... Yazının devamı... Ruhun yaşı yok Ruhun yaşı yoktur, bu yüzden bazen genç, bazen ihtiyar, bazen çocuk gibi oluyorum ve bu bana hem tuhaf bir hüzün, hem de sevinç... Yazının devamı... Sonbaharın şiddeti Okullar açıldı, trafik arttı, şehir küçüldü. Özlenmiş sonbahar rüzgârıyla kendini gösterdi. Sonbaharı özlemeyenler de vardır... Yazının devamı... Gülümsemek bedava ErwIng Goffman’ın “Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu” adlı kitabında, Sartre’ın şu sözüne rastladım: “İlgili olmak iste­yen ilgili... Yazının devamı... Unutama beni Gece yarısı sokakta yürürken bir bardan gelen “Unutama Beni” şarkısıyla kala kalmıştım olduğum yerde. Can Gox, Esmeray’ın... Yazının devamı... Kafa karışıklığı Hiçbir şey yerli yerinde değil artık. Her şey uçuşuyor belirsizlikler içinde. Bütün bu belirsizlikler, kafaları karıştırıyor.... Yazının devamı... Yollarda... Olimpos’tan Assos’a geçtim. Daha az nemli, aynı sıcak. Buraya ilk geldiğim günü hatırladım, şair bir arkadaşla. Geceydi... Yazının devamı... Tatilde... Likya’nın liman kentlerinden Olimpos’tan yazıyorum. Çok ayıp ama ilk defa geldim buraya, üstelik en sıcak ve nemli olduğu bir... Yazının devamı... Engelleri aşmak Artık hava çok sıcak… Benim için de tatil başladı. Arabama atlayıp uzaklara gitme hayali kuruyordum ne zamandır. Kısa süre de... Yazının devamı... Dalgakıran hüzün… “Dikip batıya gözlerini / Denizde bir noktaya / Sert olsun olmasın rüzgâr / Hep dururdu orada / Büyülenmiş gibi; / Sadece oraya... Yazının devamı... Negatif kumaş Yağmur güzel yağdı, serinledi ortalık. Pek çok can sıkıcı durum olsa da bazen kendimi her şeyden uzaklaştırabilme yeteneğimi... Yazının devamı... Bozuk aşı En çok ahlakla sorunu olanların ahlakçı geçinenlerden çıkması, bilinen bir şey. Peki ama neden öyle? Winnicott’ın... Yazının devamı... Anhedonik zamanlar Çocuklar için haz alma, yetişkinlere göre daha önemli bir şeydir. Şair Nilgün Marmara, günlüğüne “Çocukluğun kendini saf bir... Yazının devamı... Çarpıtılmış umut Seçimlerin ardından sevinç içinde sokağa çıkan insanları izlerken içimde nedense tuhaf bir hüzün vardı. Neden ki?.. Freud’un... Yazının devamı... Çevrimiçi Çağ Deniz kenarında bir kafe… Önümde, bugünlerde yayımlanan Max Frisch’in “Kont Öderland” adlı kitabı var. Kitaptan başımı... Yazının devamı... Ebedi açlık Göl kenarında bir yürüyüş… Hava sıcak, nemli. İkimiz de dalgınız. Onun derdi büyük, arzularımı yitirdim diyor. İşe gitmek... Yazının devamı... Bayram ve şükran… Bayram günü pek güzel, insan sevdikleriyle birlikte olunca her şeyi unutabiliyor, ben de bir an gazete yazımı yazmayı... Yazının devamı... Mutluluk ve sınırlar Açık Radyo’da Alper Hasanoğlu ile iki haftada bir cuma günleri, saat 19.00 ile 20.00 arasında, ‘Normalin Sınırları’ adlı... Yazının devamı...