birgün

15° PARÇALI BULUTLU

Farklılıktaki uyum Herkes, sonu gelmeyen bir çöküşü izliyor sanki televizyonda, canlı yayınlanan... Uzmanlar çöküşü değil de, anketlerdeki oy... Yazının devamı... Mizantropi Sık sık duyduğum bir söz: “İnsanları sevmiyorum.” “Bir hayvanın hayatı, bir insanın hayatından daha değerli, çünkü onlar... Yazının devamı... İçsel devrim 1 Mayıs’ta Plaza Eylem Platformu’nun sloganlarından birinde geçiyordu “benliğimiz gasp edilemez” sözü. Gasp edilmesinden kasıt,... Yazının devamı... Varoluşsal yalnızlık “Her gün denizi görmezsem yaşayamam” derdi, yılların balıkçısı Palavra Basri. Balıkçılığı bırakıp karada iş bulanlar, belki... Yazının devamı... Bir hırka bir lokma… Ana akım medya ve merkez siyasetlerin sona erişiyle, kamuoyunun ortadan kalkışı arasında bir bağ olduğu kesin. Sadece kamplaşma... Yazının devamı... Yeni bir toplum hayali Herkes kendi konumuna fazlasıyla angaje olduğu için, bir laboratuvar alanına dönüşmüş ülkede olup biteni anlamak zorlaştı.... Yazının devamı... Üç nefes.. “Düşünsene, günde sadece üç kere nefes alma hakkın olsaydı, gün içinde farkında olmadan alıp verdiğin nefesin anlamı ve değeri... Yazının devamı... Öfkeli yağmur Üniversite öğrencileri sadece siyasetin değil, her şeyin radikaline eğilimlidir. Bu durum, toplumun kendisini yenilemesi,... Yazının devamı... Körü körüne... İnsanların bıkkın ve ümitsiz halleri, beni canlı ve ümitli olmaya zorlar genellikle; ama bir süredir yapamıyorum bunu. Philippe... Yazının devamı... Sanatın çılgınlığı Hayatta küçük, önemsiz gibi görünen tercihlerin orantısız ağır sonuçlarını, herhalde en iyi anlatan Philip Roth olmuştur. Roman... Yazının devamı... Hafiflemek… Bazen hafiflemek istiyor insan, şu gökyüzünde uçan martı gibi, rüzgârın yani zamanın akışına kendini bırakıp. Hafiflemek kolay... Yazının devamı... Esaslı kederlerimiz Katalan yazar Cabré’nin “İtiraf Ediyorum” romanını yeniden okuyorum. Çayın bir lira olduğu Bostancı’da bir kahvede. Bazı... Yazının devamı... Boş sandalye Balıkçılar kahvesinde sobanın yanında oturmuş, pencereden gökyüzünü kapatan bulutları, dalgaların usulca dalgakırana çarpışını... Yazının devamı... Bitimsiz kış Çiseleyen yağmurun altında yürürken birden durup gökyüzüne bakarak “Ne kadar da karanlık gökyüzü” diyor, “Alıştığım bir... Yazının devamı... Anlatısal dehşet Sonra Reresby sözü alır romanda, ‘Bazıları dünyanın anlatıldıkça döndüğüne, olayların anlatıldıkça var olduğuna inanır’ der;... Yazının devamı... Cehalet tutkusu Savaş bir halk sağlığı sorunudur diyen hekimler gözaltına alındı. Hükümet devletleşince, her tür siyasi eleştiri devlete karşı... Yazının devamı... Neredeyiz? Erdoğan Özmen, “Neredeyiz?” sorusuna yanıt verebilmek için, tarihsel bir bakış açısının zorunlu olduğunu söylüyor... Yazının devamı... Ölmüş bu ülke… Balıkçılar Kahvesi’nde Saim Abi’yle sessizce oturuyoruz. Radyodan haberleri dinlerken, bozbulanık gökyüzünü ve denizde... Yazının devamı... “Gil buna karşı çıkıyordu…” Çalışma odamda bir Gil Scott-Heron posteri asılı, o meşhur gülümsemesi var yüzünde. Sık sık cezaevine girip çıkan, yaptığı... Yazının devamı... Gölgesiz güneş Sonra okuduğum paragraftaki duyguyu düşündüm, “umutsuz”, “yürekli”, “çıldırmış”, “sıkılmış…” Bütün isyanları özetliyordu bu... Yazının devamı...