birgün

6° PARÇALI AZ BULUTLU

Rüzgârlı sorular İhtiyar balıkçı Macit Amca’yla denize açıldığımızda rüzgâr şiddetini artırmıştı. Geçenlerde olanları düşünüp tedirgin olsam da... Yazının devamı... Bisiklet ve limonata Bisikletimle Bostancı sahilinden şehrin içlerine doğru direksiyonumu kırdığımda bir planım yoktu. Bir süredir başıboş biriydim,... Yazının devamı... Yağmur ve ölüm Şiddetli bir yağmurla uyanıp sokağa baktığımda, apartmanın önünde küçük bir nehrin aktığını gördüm, ardından yağmurun altında... Yazının devamı... Var bir umut... Bundan elli yıl sonra ülke nasıl olacak diye merak ediyorum. Bu soruyu Eco da soruyor, torununu bekleyen hayatı düşünerek... Yazının devamı... “Uyu ki uyan!” Sözcüklerin gücü ve büyüsü, bilinen bir şey; ama bilmekle hissetmek farklı. Deniz Gezgin’in yeni çıkan romanı ‘YerKuşağı’nı... Yazının devamı... Küçük bulutlar Bayramda çocukluğumun geçtiği yerdeydim. Çocukluğuma dair her şeyin hem uzak, hem çok yakın olmasının verdiği his...... Yazının devamı... Çelik kalp İstanbul dökülüyor, imgesel ve gerçek… Dökülen bu şehirde bir süre sonra kimsenin hatırası kalmayacak. İşte bu bir felaket!“Ah... Yazının devamı... Denizsizlik... Güneşli bir gün. Kadıköy sahilde, liseli oldukları belli bir grup genç müzik yaparak para topluyor. Genç kızlardan biri,... Yazının devamı... Umut canavarı Alain Badiou’nun “Sonsuz Düşünce”de Paul Celan’ın bir şiirinde verdiği öğüdü yineleyişini düşünüyorum: “Tutarsızlıklara dayan…”... Yazının devamı... Her gün doğan güneşle biz... Tıkış pıkış bir metrobüs yolculuğu. Yüzüm cama yapışmış, herkes birbirine sımsıkı sarılı halde. Biri neredeyse başını omzuma... Yazının devamı... Ruhların aydınlanması... Walter Benjamin, “Pasajlar”da, savaş övgüsü yapan fütürizmin manifestosundan bahsederken, “bu manifestonun ayrıcalığı, çok açık... Yazının devamı... Biz durmadan... Sartre, umutsuzluğa kapılmanın neden olduğu sevinçten bahseder, Paul Nizan’ın ‘Aden’ kitabındaki 1960 tarihli yazısında, İkinci... Yazının devamı... Kuvvetli düşler ve açlık Yorgun hissediyorum kendimi. Dirençsiz bir yorgunluk değil. Belediye otobüsünün penceresine başımı dayamış, otobüsün geçtiği... Yazının devamı... Distopya Express Bu aralar en çok duyduğum sözcüklerden biri distopya. Distopya, ‘ütopya’nın karşıt anlamlarına sahip; gelecekteki mutsuz,... Yazının devamı... Bakış ve sezgi Roland Barthes’la her gün üniversiteye gitmek için Silivri-İstanbul arasında otobüs yolculukları yaptığım zamanlarda... Yazının devamı... Tutku çiçekleri Nisan yağmurlarında yazmak başka… Yağmurun odaya dolan sesini dinliyorum. Bahar yüzünden mi böyle, hafif başım dönüyor, kalp... Yazının devamı... Gökyüzü tüneli Başıboş sokaklarda yürümeyi seviyorum. Nereye gittiğini bilmeden yürümekle, bir yere yetişmek için yürümek arasındaki o büyük... Yazının devamı... Girdaptaki kürek Her şey uçuşuyor rüzgârla... Balkonlara asılı çamaşırlar, çöplerdeki naylon poşetler, kâğıtlar, açık pencerelerdeki tül... Yazının devamı... Gölgeler ve ayna Balıkçılar kahvesinde elektrikler gidiyor akşam vakti. Osman Abi, lüks lambalarını yakıyor. Lambaların titrek alevinde... Yazının devamı... Patika uçuşu Havalar ısındığı için teknede okuyup yazmaya başladım. Denize açılınca karaya uzaktan bakabilmenin verdiği iç rahatlığıyla... Yazının devamı...