birgün

21° AÇIK

Yollarda... Olimpos’tan Assos’a geçtim. Daha az nemli, aynı sıcak. Buraya ilk geldiğim günü hatırladım, şair bir arkadaşla. Geceydi... Yazının devamı... Tatilde... Likya’nın liman kentlerinden Olimpos’tan yazıyorum. Çok ayıp ama ilk defa geldim buraya, üstelik en sıcak ve nemli olduğu bir... Yazının devamı... Engelleri aşmak Artık hava çok sıcak… Benim için de tatil başladı. Arabama atlayıp uzaklara gitme hayali kuruyordum ne zamandır. Kısa süre de... Yazının devamı... Dalgakıran hüzün… “Dikip batıya gözlerini / Denizde bir noktaya / Sert olsun olmasın rüzgâr / Hep dururdu orada / Büyülenmiş gibi; / Sadece oraya... Yazının devamı... Negatif kumaş Yağmur güzel yağdı, serinledi ortalık. Pek çok can sıkıcı durum olsa da bazen kendimi her şeyden uzaklaştırabilme yeteneğimi... Yazının devamı... Bozuk aşı En çok ahlakla sorunu olanların ahlakçı geçinenlerden çıkması, bilinen bir şey. Peki ama neden öyle? Winnicott’ın... Yazının devamı... Anhedonik zamanlar Çocuklar için haz alma, yetişkinlere göre daha önemli bir şeydir. Şair Nilgün Marmara, günlüğüne “Çocukluğun kendini saf bir... Yazının devamı... Çarpıtılmış umut Seçimlerin ardından sevinç içinde sokağa çıkan insanları izlerken içimde nedense tuhaf bir hüzün vardı. Neden ki?.. Freud’un... Yazının devamı... Çevrimiçi Çağ Deniz kenarında bir kafe… Önümde, bugünlerde yayımlanan Max Frisch’in “Kont Öderland” adlı kitabı var. Kitaptan başımı... Yazının devamı... Ebedi açlık Göl kenarında bir yürüyüş… Hava sıcak, nemli. İkimiz de dalgınız. Onun derdi büyük, arzularımı yitirdim diyor. İşe gitmek... Yazının devamı... Bayram ve şükran… Bayram günü pek güzel, insan sevdikleriyle birlikte olunca her şeyi unutabiliyor, ben de bir an gazete yazımı yazmayı... Yazının devamı... Mutluluk ve sınırlar Açık Radyo’da Alper Hasanoğlu ile iki haftada bir cuma günleri, saat 19.00 ile 20.00 arasında, ‘Normalin Sınırları’ adlı... Yazının devamı... Eski ve yeni dil… Balıkçılar kahvesinin penceresinden denize ve martılara bakarken, iç sesim sanki öğrendiği başka bir dille konuşuyor benimle.... Yazının devamı... Başkalarının sesi Amerikalı bir antropolog bana, asla kurmaca eser okuyamadığını söylemişti. Nedenini sorunca, “Uydurmalar çünkü” demişti,... Yazının devamı... Ben-odaklı yaşam “FLEABAG”, “Killing Eve”, “Better Things” ve daha pek çok TV dizisindeki kadın karakterlerin özgünlüğü dikkat çekici. Yerli... Yazının devamı... Ben neyim? “Bana unuttuğun şeyi söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” Antropolog Marc Auge’nin bir sözü bu, bugünlerde YKY tarafından... Yazının devamı... Son büyük tabu Korku ya da gizem filmlerinde vardır, bir aile ücra bir kasabaya taşınır. Komşuları inanılmaz derecede güler yüzlü ve yardım... Yazının devamı... Akışta… Balıkçılar kahvehanesinde seçimleri tartışıyor herkes; uzun zamandır kimseyi bu kadar heyecanlı görmemiştim. Halkı politize... Yazının devamı... Fort! Da! Çocuklar, Freud’un “Fort! Da!” diye adlandırdığı oyunu çok severler. Oyuncağını gizleyip “Fort”, yani “Gitti!” diye bağırır,... Yazının devamı... Arzu boşluğu Seçimlerin ardından siyasete bir canlılık geldi. Bu canlılık, arzunun ortaya çıkışıyla ilgili, bağlantısız kalmış... Yazının devamı...
3 4 5 6 7 8 9 10 11 12