birgün

29° AÇIK

Aynı gökyüzünün altında, aynı kederle Aziz Abi niye Sivas’a gitti? Ömrünü yetim, kimsesiz çocuklara niye verdiyse o yüzden gitti. Aziz Abi yakılmayı hak edecek ne... Yazının devamı... Hadi, önce kendimizi kurtaralım Farkında mısınız, sahip olduklarınızın, başkalarının da işine yarayabileceği bir büyük sofradır yeryüzü. Çok mu zor,... Yazının devamı... Hayat sizin ona verdiğiniz değerdir Muzaffer Abi ya da Halit Çelenk veya Bedrettin Cömert… Deniz, Sinan ya da Hrant… Hepsi de… Yazdıkları ve yaptıklarıyla hayatın... Yazının devamı... Benim İzmir’im... Yaşlı bir fil gibiyim’ der, M. Mastroianni ‘Anılar’ını anlatmaya başlarken.Bir Anadolu çocuğuyum ben. Avanoslu. Orta Anadolulu... Yazının devamı... Evimiz neresi? Hepimiz insan kalabalığının bir parçasıyız. Ama Kabil ya da Habil olmak bizim tercihimiz. Devletlerin ve politikacıların büyük... Yazının devamı... Bahar karşılaması Bahar ayı Anadolu’da yeniden doğuşun ve dirilişin ayıdır. ‘’Baharla birlikte denizlerin ermişi Hıdrellez, karaların ermişi... Yazının devamı... Hatırladıklarım… RakuYıl 1964 ya da 65 olmalı. Kieslowski Lodz Sinema Okulu’nun giriş sınavlarına ikinci kez girer ve yine kazanamaz. Sınavdan... Yazının devamı... Kelimeler ne işe yarar? Edebiyat, hiç beklemediğiniz sonuçlara da sebep olur, tahmin bile edemezsiniz. Sizi ‘geçici olarak zamandan çeker alır, sonra... Yazının devamı... Ankara rüzgârı… Ahmet Erhan, her şeyden önce benim çok yakın dostum ve kardeşimdi; O’na dair tarafsız olamam. Ama, bütün objektifliğimle... Yazının devamı... Buz üstünde yürür gibi Palempsest Aklım bir şeylere ermeye başladığı ilk günden şu yaşıma kadar siyasal baskı ve kaosun yaşanmadığı hiçbir dönem görmedim. İç... Yazının devamı... Dünyanın sonu! Epeydir buradaydım, bitmemiş bir hikâye gibiydim, yaşlanıyordum ve burda yaşayanlar kendilerinin hâlâ Alucralı ya da Hafikli... Yazının devamı... Kimin işidir bu Gezi meselesi? Çok soruluyor bu soru, biliyorum.Kimin işidir; nedir bu Gezi?Gezi, bana kalırsa, "çocukların canının erik istemesidir.’’Fazla... Yazının devamı... Çok kaynamış sular gibiyiz* Zaman aslında bir ‘gösterge’. Geçmiş, ‘bugün’ dediğimiz şeyin içinde birikmiş, saklı duran bir anılar yumağı... Yazının devamı... İnsan kalacağız biz Soruşturmalar başladığında bazı imzacılar imzalarını geri çekmiş, bir kısmı da imzalarını savunamayıp, ‘neyi imzaladığımı... Yazının devamı... Gezi, Duende ve Zatopek’in koşusu… Merhaba… ‘’Gezi’’ ikinci yılını doldurdu. Aşağıda, bir süre önce bir kongrede ve bir derginin ‘’gezi yıldönümü’’ vesilesiyle... Yazının devamı... Aday demişken… Nasıl oldu, kim aklıma düşürdü, anlatması uzun; bir ara yaşadığım semtin belediye başkanlığı için aday olmaya kalkışmıştım.... Yazının devamı... Eski Bir Gazetecinin Evrak-ı Metrukesi Söz söylemenin bedelinin ağır ödendiği bir coğrafya burası. Ama Homeros, Odysseia’da şöyle der: Tanrılar ölümlülerin başına... Yazının devamı... Çocuklara kıymayın efendiler Ortalığa keskin bir elma kokusu yayıldı. Çocuklar severler elma kokusunu.  Bütün çocuklar, kara gözlüler, sarı saçlılar, alnı... Yazının devamı... Sustuğumuz yerden kanıyoruz* Susan vakalardan korkmam gerektiğini çok erken öğrendim!... Yazının devamı... Yalnız kuşun yazgısı “Che Gu-e-va-ra… Bu adam kim baba?”  “O bir…” “Devrimci” mi desem, “sosyalist” mi desem diye düşünüyorum, ikisinden de... Yazının devamı...