birgün

22° PARÇALI AZ BULUTLU

Mükemmel ve zamansız an’ın yazarı Dar Zamanlar ismi bile, efesi kesilmiş bir neslin bunaltısını çağrıştırırken, diğer taraftan da yazarın anlatının zamanıyla... Yazının devamı... 'Kalbimde varken tesellisi, doğru olanı yapmış olmanın...' Yeni yılın ilk gününde Bonn Operası’nın bu sene ilk kez sahneleyeceği Fidelio’yu izlemeye gidiyoruz. Bileti çok önceden aldık.... Yazının devamı... Eve dönüş Bir cennet olduğu her halinden belli olan Tír na nÓg’da bile sıla özlemi çeken, evine geri döndüğünde sevdiklerini kaybetmekle... Yazının devamı... Katı olan her şey buharlaşıyor Erdem sandığımız şey, belki de yalnızca refah içinde yaşayanların tekelindedir. Varsılların erdemini kazıdığımızda altından... Yazının devamı... Kötülüklerin en büyüğü sığlıktır Sevgilisini çoktan kaybetmiş olsa da, sevgiden asla vazgeçmeyeceğini söyler, Wilde. “Hapishaneye aşksız girersem, ruhum buna... Yazının devamı... Yağmurdan sonra Ele aldığı konu ne kadar dramatik olursa olsun, Trevor bunu korkusuzca ama sükûnetini asla bozmadan anlatıyor. Hemen her öyküde... Yazının devamı... Kızılgerdan Gelmiş geçmiş en iyi şairlerden biri olan William Blake “Masumiyet Kehanetleri” adlı şiirinde şöyle der: “Görmek bir kum... Yazının devamı... Bir bayram hikâyesi Ben çocukken İzmir’de Bayramyeri’ne yakın bir mahallede yaşıyorduk. Anneannemle dedemin oturduğu evle aramızda sadece iki sokak... Yazının devamı... Kuşkucular, idealistler ve hazırcevap kadınlar Kimin lafıydı hatırlamıyorum, bir yerde şöyle bir şey okumuştum: “Kuşkucular her zaman eski idealistler arasından çıkar.”... Yazının devamı... -Yolculuk nereye? -Eve, hep eve. Ayhan Geçgin, son romanı Bir Dava’da bir yolculuk ve eve dönüş hikayesi anlatıyor. Bu da yazarın diğer kitapları gibi çok... Yazının devamı... Kadınlar zamanı Geçenlerde çok sevdiğim bir arkadaşımdan mesaj geldi. Yapı Kredi Yayınları’ndan birkaç kitap aldığını ama eve gelir gelmez... Yazının devamı... Dublin’e giderseniz bir gün eğer... Baggot Street’ten eve doğru yürürken ne kadar üzgün olduğumu fark edince şaşırdım. Üzerimde artık sokaklarını ezbere bildiğim,... Yazının devamı... Deniz kıyısındaki kütüphane Eğer belli bir yaşın üstündeki bir Dublinliyle konuşuyorsanız, bu kütüphanenin adı geçtiği anda size Mrs. McCarthy’yi anlatmaya... Yazının devamı... Cenazeden sonra İrlandalıların “Wake” adını verdiği ve cenaze töreni öncesinde yapılan bu yemekli toplantı çok eski geleneklerden biri.... Yazının devamı... Papa’nın tuvaleti İşçilerle yemek hazırlayanlar arasındaki muhabbet de koyulaşıyor. Derken işçilerden biri büyük haçın altında Papa için özel bir... Yazının devamı... Patates Efsaneye inananlar, Aç Çayır’ın bu topraklarda ölen masumların laneti olduğunu düşünüyorlar. Açlıktan ve yoksulluktan ölenler... Yazının devamı... Gölgeler içindeki Mordor Diyarı’nda Güneşli günler devam ederken, Mary ve iki arkadaşıyla birlikte Batı İrlanda’ya doğru yola çıkıyoruz. Kim daha heyecanlı... Yazının devamı... Godot için mükemmel bir gün “Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil.” İrlandalı oyun yazarı Samuel Beckett’in sondan bir... Yazının devamı... Deniz! Deniz! Pabuçlarımı çıkarmak için bir köşeye oturdum. Kayaların arasından suya alıcı gözle baktım. Doğrusu nefis görünüyordu. Mavili,... Yazının devamı... Birtakım İrlandalı meseleler Küçük bir kasabada yaşayan bütün bu insanlar -komşular, rahipler ve öğretmenler- sessiz kalmayı tercih edecek ve Mary’ye el... Yazının devamı...