birgün

24° AÇIK

Kule merdiveninde buluşma Menteşelerden gelen sesler boş salonda büyüyüp yankılandı. Çelik zırhının içinde bir çocuk kadar savunmasız görünen şövalye ile... Yazının devamı... Üç Teşebbüs Her ayrılışımızda ona sarılmak isterdim. Ama artık genç bir adam olmuştu. Babasından arabanın anahtarlarını alıp gezmeye... Yazının devamı... Bavyeralı Kemancı O’Nolan’ın gazete yazılarında ve romanlarında Joyce’un dehasının ağırlığı altında yazıyor olmanın huzursuzluğu hissedilir. Yine... Yazının devamı... “Dublin’de güneşler parlıyor...” Her gün yollanan bu kartlar bu kadınların hayatlarını bir şekilde değiştirmişti. Bazıları Türkçe öğrenmeye başlamış, bazıları... Yazının devamı... Claire Keegan: Bir şey söylememek için bulunmaz bir fırsat Keegan, öykünün bir tasarruf sanatı olduğunun farkında. “Birçok roman gereksiz yere uzun,” demiş bu söyleşilerden birinde, “Ne... Yazının devamı... Jonathan Swift: Öfkenin kalbe dokunduğu yer Swift uzun yıllar oranın başrahibi olarak görev yapmıştı çünkü. “Saint Patrick’e girmek için bir avuç para vereceksin şimdi,”... Yazının devamı... Periler, lanetler ve çuha çiçekleri Eve döndüğümde, Mary’yi bahçeye çuha çiçekleri dikerken buldum. Hava hâlâ buz gibiydi ama rüzgârda güzel bir koku vardı. “Bahar... Yazının devamı... Ursula Le Guin: Kusurlu dünyanın tanrıçası “Her türlü insan iktidarına direnilebilir ve bu iktidar yine insanlar tarafından değiştirilebilir. Direniş ve değişim çoğu... Yazının devamı... Zombi The Cranberries’i dünyaya tanıtan ve bizi Dolores O’Riordan’ın güçlü sesi ile tanıştıran bu şarkı, Türkiye’de yaşananlara... Yazının devamı... Kazmak Bu sefer tabelayı kaçırmadım. “Sınırı geçtik,” diye mırıldandım kendi kendime. Bulutlar, patates tarlalarının üzerinde bir... Yazının devamı... Aynı gemide miyiz? Şimdi bizi ülkeyi soyup soğana çevirenlerle aynı gemide olduğumuza ikna etmeye çalışıyorlar. En büyük suçları işleyip sonra... Yazının devamı... Döne döne büyüyen anaforda... Dünya kurtarıcısını bekler ya da bir ütopyaya doğru ilerlediğini zannederken, yirminci yüzyılın geri kalan kısmında kendisini... Yazının devamı... Krallar ve Tavuklar İrlanda, cumhuriyeti ve demokrasiyi önemsiyor. Bu yoldaki mücadelenin hala devam ettiğinin unutulmasına da asla izin vermiyor.... Yazının devamı... Suretler Arkadaşları onun yokluğunu fark etmemiş gibi içmeye devam ettiler. “Çok içiyorlar,” dedi Mary. “Hatırlamak için mi yoksa... Yazının devamı... Pansiyon Şimdi İrlanda kürtaj yasasını oylamaya hazırlanıyor. Referandum yaklaşırken, Mary umutlu. “İrlanda çok değişti artık,” dedi... Yazının devamı... Günden Kalanlar: “Duygusal bir aşk hikâyesi” mi? Ishiguro Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı. Bence bu ödül uzun süredir hiç bu kadar yerini bulmamıştı... Yazının devamı... Kan ve gül: “Gençlik ruhu gibi kokan” bir roman Kan ve Gül belki de en çok “büyümek” dediğimiz bu ağrının romanı: Kurt Cobain göndermeleriyle; Hisarüstü’nde, Kadıköy... Yazının devamı... Koskocaman kanatlı çok yaşlı bir bey Yazarlar iki gruba ayrılır derler: İyi yazarlar ve kötü yazarlar. Marquez ikisi de değildir. Dahi yazarlardan biridir. O kadar... Yazının devamı... Güzel şeyler olacakken... Tek bir hareketi ile, benim iki saatlik Çehov dersimden daha fazlasını anlatmayı başarmıştı. O ve aşık olduğu tatlı gülüşlü kız... Yazının devamı... Bağlı adam Aichinger, bazen kısa ve vurucu bazen uzun ve şiirsel cümlelerle bezeli üslubu, çarpıcı imgeleri ve çocukların dünyasını... Yazının devamı...