birgün

14° PARÇALI AZ BULUTLU

Dönülmez akşamın ufku mu? Asla geri dönmemek üzere çıkılan yolculuklar vardır. Yolculuk sona erdiğinde gemiler yakılır. Ateşe verilen, terk edilen yerdir... Yazının devamı... Taşınabilir tecrit hücreleri Soyutlama, insan bilincinin en büyük numarası; Osmanlıcası tecrit. Birbirine benzemeyen tek tek şeylerde dışsal bir nitelik... Yazının devamı... Olmadık şeyler olabilir Var olmanın kendisi tutsaklık koşullarını üretebilir mi? Üretebilir. “Varoluşsal kaygılarla alınan önlemlerin kendisi varoluşa... Yazının devamı... O halde dağılalım artık! “Dağılın!” Megafonun metalik sesi meydanda toplanmış bedenlere sesleniyordu. Bedenler, kolaylıkla dağılıp tekrar bir araya... Yazının devamı... Ah şu imgesel kırılganlığımız! Benliğin (self) ne denli kırılgan olduğunu yaşayanlar bilir. Benlik, bireyin içsel gelişimi sonucu kendiliğinden ortaya çıkan... Yazının devamı... Anılarınıza asla güvenmeyin! Sizden en mutlu anınızı seçmeniz istense ve bundan sonra sadece bu anıyı hatırlayıp bu anıda yaşamanız teklif edilse kabul eder... Yazının devamı... Görmek yürek ister Yakın gözlüğü yerine elini kullanan yaşlı bir ahbabımız vardı. İşaret parmağını başparmağına yaslayarak büzer ve ortasındaki... Yazının devamı... Daha fazla numara yapmayın! İzlenimlerle yaşıyoruz, olup bitenler iz bırakıyor yüzeyimizde. İzlediğimiz, illüzyon gösterisidir; şapkadan çıkacak tavşanları... Yazının devamı... Montaj hattında uyanmak Eskiden yatağımda uyandığımda, bazen kendimi Gregor Samsa gibi bir böcek olarak da bulabilirdim. Özledim hâllerimi, hâlden hâle... Yazının devamı... Despotluk sanatı Kendi tebaanızı yaratıp despot mu olmak istiyorsunuz? Çok basit; şeylerin içini boşaltın önce ve samanla doldurun. Yani, despot... Yazının devamı... Çizgilerle insanın tarihi Yeryüzündeki serüvenimiz tabula rasa’da başlamadı. Bizden önce de çizgiler vardı; kıvrılan maddenin çizgileri ve bu çizgilerin... Yazının devamı... Çiğ tavuklar ve paketlenmiş algılar Zamanı paketler halinde satın alıyoruz; saatlik, günlük, haftalık, aylık, yıllık paketler. Bedenlerimiz zaman paketleri içinde... Yazının devamı... Susalım ve boşluğa düşelim! Basılı kitapların açılış ve kapanışında boş sayfalar vardır ve bu sayfaların üzerinde herhangi bir ibare yoktur. Fakat kitaplar... Yazının devamı... Kentin ritimleri Kent; ritim üzerine ritim; ritimlerin iç içe geçtiği bir kakofoni. İçindeyken, çok da ayırdına varmadan ritimlerle oradan oraya... Yazının devamı... Çağrılmayan halk “’Daha hiç çağrılmadım/Biri olsun “Yakup!” diye seslenmedi hiç”’ (Edip Cansever). Boşuna beklemeyin, bu yıl da güzel günlere... Yazının devamı... İyi seneler mutlu nesneler Nesnelerle aramız eskisi gibi değil, çok değiştiler. El altındaydılar; gerektiğinde kullanırdık. Protezdiler; bir bedene... Yazının devamı... Sımsıkı kavrandınız Kavram sözcüğü kavramaktan geliyor. Ancak kavradığınızı kavramlaştırırsınız ya da kavramlaştırılmışsanız, kavranmışsınızdır... Yazının devamı... Olay tende gerçekleşir Olay tende gerçekleşir, bedenlerin bedenlere dokunduğu yüzeyde. Duyu organlarımız tenin yüzeyindedir. Ten görür, ten koklar,... Yazının devamı... Hayal gücü iktidar olabilir mi? Kaldırım taşlarının altında kumsalın olduğu zamanlardı. Taşı kaldırdığınızda deniz kokusu gelirdi burnunuza. Her beden bir kum... Yazının devamı... Önce yeryüzü çarmıha gerildi İlk önce yeryüzünü çarmıha gerdiler, İsa henüz ortalıkta yoktu. Ardından yeryüzünün sakinlerini. Yerleştirildik. Yeryüzünün... Yazının devamı...