birgün

24° PARÇALI BULUTLU

Avangardın sermaye olduğu zamanlar! Müteahhit firma inşaat alanını çevirdiği tahta perdenin üzerine Picasso’dan alıntı yaparak avangard olduğunu ilan etti...... Yazının devamı... Yaz aşkları ve Gezi âşıkları Aşk bağlantı kurmanın yeğinleşmiş, yoğunlaşmış halidir. Sadece bedenleri değil, yaşanılan zamanı ve mekânı da yoğunlaştırır.... Yazının devamı... Yumurtayı kırmadan olmaz Stoacılar için yumurtanın kabuğu mantığa, beyazı ahlaka ve sarısı da fiziğe, yani doğaya denk geliyor… Mantığı kırmadan,... Yazının devamı... DJ felaketim olurdu: Seks Cumhuriyeti Doğa, doğruyu söyler her zaman; seks, cumhuriyetten bahseder. Arzu akışlarının dalgalar halinde yayıldığı ve tüm bedenlerin... Yazının devamı... Bir yer ama neresi? Kentin ve doğanın ritimleri Çizgisel ve döngüsel ritimler; kulakların değil, gözlerin dinleyeceği türden. Ama bir süre sonra bu görsel müzik içinize de... Yazının devamı... Kadın portresi yapmanın zorluğu Acaba hakikat denilen şey, sadece kadınları örterek kamusal alanda görülmez kılmak için mi icat edildi? Bir kadının portresini... Yazının devamı... Rapunzel’in saçları ve Ariadne’nin ipi: İşte erkek! Merkeze ulaşan erkek, yaşamı denetim altında tutmak, en küçük bir yaşam belirtisini anında yok edebilmek için bir kuleye... Yazının devamı... Dalgalar kumsala atılan zarlardır Sabahattin Ali Sinop Cezaevi’nde kaldığı koğuşta, duvarları yalayan dışardaki deli dalgaların sesleriyle oyalanır. Bu... Yazının devamı... Hafif olmanın dayanılmaz ağırlığı Mayıs, hafiflemenin ayı. Ama siyasi iklim giderek ağırlaşıyor. Çok yakında, ülkeye girmek isteyenleri, “Bu... Yazının devamı... Canavarız biz; meydanları dar edeceğiz Alfred Jarry kendine özgü, tükenmez her güzelliği canavar olarak tanımlar…  Canavar artık her yere dağılmış ve çoğalmıştır;... Yazının devamı... Rum İlkokulu’nda bellek akıntıları Çağrı Saray, ‘Eksilen Zamanlar’ sergisinde “Bellek Kutuları”nda geçmişinin nesnelerini sergilese de, bellek geçmişin tıkıldığı... Yazının devamı... Tespih böceklerinden tespihler yapmak Külhanbeyi edasıyla, elindeki tespihi avucunun içinde şaklattıkça, tespih taneleri gibi hizaya giriyor, ipe... Yazının devamı... Hakikat eylem çizgilerinde Hakikati pazarlayan hakikat tüccarları oldu her zaman; bunlar, üreticiden aldıklarını iddia ettikleri hakikati... Yazının devamı... Ağaçların yürüme zamanı İktidar ataerkillik, milliyetçilik, ırkçılık gibi mevcut kökleri güçlendirir ya da yeni kökler icat eder… “Herkes tarafını... Yazının devamı... Mahalleye aynadan bakmak TDK’nin her fırsatta kadını aşağılayan sözlüğünü, iktidarın ülkeyi bir mahalleye dönüştürme çabası olarak da görebiliriz. Resmi... Yazının devamı... Psikopatlığı şirkettenmiş meğer Şirket sorumsuzdur. Kendi hedefine ulaşmak için her şeyi tehlikeye atar ve kendi çıkarları için kullanmaya çalışır... Yazının devamı... Ayaklar kanatlanınca gelir özgürlük! “Kendi ütopyalarını kuracak, özgürlük ateşiyle yanacak İkarus’lar aranıyor.” Böyle... Yazının devamı... İktidar gövdeleri sever, bedenleri değil İstesek de istemesek de bize verilmiş ve birlikte hareket etmek, taşımak zorunda olduğumuz bir bedenimiz var... Yazının devamı... Kazımalı, erkeğin yüzünü yeryüzünden! Özgecan Aslan can havliyle katilinin yüzünü tırnaklarıyla kazımak istedi. Keşke hiç kimse... Yazının devamı... Çokluk gelir ve ‘Bir’in kabuğunu çatlatır O hep orada duruyor, düştüğü ya da asılı kaldığı yerde. “Çok uzaktan atılan, hedefine ulaşamayacak... Yazının devamı...