birgün

21° AZ BULUTLU

Bizim neden karnavalımız yok? Karnaval ortamı uygunsuz birleşmelerin ortamıdır. Daha önce yan yana gelemeyen tüm bedenler, değerler, düşünceler ve şeyler... Yazının devamı... Metafordan hayatlar Gölgeleri metaforlarla dışarı taşıyoruz; gölgelerin gölgelerini. Mağaranın bildik anlamlarını dışarıya yansıttıkça dışarıyı,... Yazının devamı... İçimdeki ses “Dengeyi boz!” diyor Gerçekleştirdiğimiz tüm eylemler bile iktidarın galerisinde bir sanat gösterisine, performans sanatına dönüşüyor. Eylediğimizi... Yazının devamı... Hayal kurmayı bırakın artık! Erilliğe ve dişiliğe biçilen rollerin durmadan tekrarlandığı bu kısır döngüyü kırmazsak hayallerimiz kabusumuz olmaya devam... Yazının devamı... Bienali işgal edelim! Nerede yoksulların yaşadığı bir semtin nezihleştirilmesi varsa, orada önce sanatın ortaya çıkışına ve ardından konut... Yazının devamı... Siz hiç kendinizi terk ettiniz mi? Bilinmeyen bir ada var mı hâlâ? Haritalarda olmayan bir ada. Bırakın adaları, yeryüzünün altını üstüne getirdiler, haritası... Yazının devamı... Terra Amata: Sevgili yurdum Devasa bir toplama kampına dönüşmüş bir ülkede yaşıyoruz. Sokaklar tekinsiz. Ve sokaklarda hak talebinde bulunan herkes... Yazının devamı... Hepimiz Auschwitzliyiz “Nerelisin?” diye sorduklarında “Auschwitz’liyim” diyorum. Peki siz? Nazilerin Auschwitz Toplama Kampı’ndaki toplumsal... Yazının devamı... Ütopya karanlıkta saklıdır Karanlıkla korkutulmamız boşuna değil; iktidarın despotik düzenini değiştirecek doğanın çoklu kuvvetleri karanlık alanda... Yazının devamı... Çağdaş olanı ‘beş satırla’ anlatmak Kime çağdaş denir? Şimdiki zamanın formlarına körü körüne bürünenlere mi? Yoksa kendi zamanlarıyla kopuşlar yaşayanlara mı?... Yazının devamı... Ölüler evinde delik korkusu Dışarıyla korkutulup içeri kapatılanlar, zihnen ve bedenen ölmüşlerdir. Ancak açık hava diriltebilir. Dışarı açılmanın bir ... Yazının devamı... Görmeme biçimleri Kayıtsızlığın, görmezden gelmenin sessizliği, kuzuların sessizliğidir. Kapatıldıkları hücrelerde kasabı beklerken, olup... Yazının devamı... Ölü taklidi yapanlar ve canavarlar Hep aynı numara. Kendisini erişilmez bir yüksekliğe yerleştirdiğini düşünenler, erişilebilir ve yerlerinden edilebilir... Yazının devamı... Hatırlamak direnmektir Tüm çabalarına rağmen mutlaka küçük bir iz, bir işaret, bir bellek kırıntısı kalacaktır geriye. Ve bu kırılgan izlerden yola... Yazının devamı... Felaketim olurdu ağlardım Bekleme odalarında, hazır-yapım felaketleri bekleyen kederli ruhların gözleri birbirine değmek zorunda, felaketimiz olmalı. Ve... Yazının devamı... Yazarı kapattınız, peki yazıyı? Yazı, bir yolunu bulup kapatıldığı yerden kaçandır. Doğası gereği hep bir kaçış çizgisine yerleştirir kendini. Bir akarsudur...... Yazının devamı... Normal şartlar altında asla yürüyemezsiniz! Norm kalıplarını üst üste dizerek hiyerarşik kuleler inşa eden ve kendini en tepeye yerleştiren iktidarın dengesini bozmak için... Yazının devamı... Yeryüzü egemenlerin ‘enstalasyon’ sahası Marcel Duchamp’ın 1917’de bir pisuvarı ‘hazır-nesne’ olarak sergilemeye kalkışması, bugün sanatçıların her şeyi hazır-nesne... Yazının devamı... Hepimiz algı testinden geçtik Çocuğun algı becerilerini test etmek için kullanılan masum oyunlar vardır. Nesneleri renk ve şekillerine göre ayrı kutuların... Yazının devamı... ‘Tekhne’nizi hazırlayın, gidiyoruz! Çalkantılı sularda birbirimize doğru yelken açtıkça bakın nasıl da kudretleneceğiz. İnsan hem ‘tekhne’dir hem de ada. Şimdi... Yazının devamı...