birgün

20° PARÇALI BULUTLU

Dışarısı var mı? Bir dışarısı var mı, kaçabileceğimiz? Var tabii ki. Eğer kendi dışarınızı yaratamamışsanız, hazır bulduğunuz dışarıda... Yazının devamı... Ellerimiz şirketlerde tutsak şimdi Adam Smith’in 1776’da Ulusların Zenginliği kitabında söz ettiği “görünmez el”, serbest piyasa ekonomisinde bireylerin kendi... Yazının devamı... Flu olmanın özgürlüğü Net olanı seviyoruz en çok. Flu olan rahatsız ediyor. Net olan ile olmayan arasında tercih yaptığımızda net olanı seçiyoruz.... Yazının devamı... Zaman denizlere açılan sokaktır Sattığı saatler analog zamanlardan kalma, oysa dijital zamanlarda yaşıyoruz. Ve tıpkı sattığı saatler gibi bedeni de alarm... Yazının devamı... İktidarınızı nasıl alırdınız? Bir ürünü tükettiğimizde, ürünle birlikte üretim ilişkilerini, sömürüyü, eşitsizliği de bünyemize katıyoruz. Her ürün bir... Yazının devamı... Delirebilseydik konuşabilirdik Betonun dili, iktidar aklının dilidir; çatlatmak gerek. Betonun altında yaşam saklı. Dili delirtebilseydik, yaşamı... Yazının devamı... Soyunmayı bırakın artık! Artık ne yememiz, ne tür ilişkiler kurmamız, bedenlerimizi nasıl kullanmamamız gerektiğini despotun yasaları belirliyor.... Yazının devamı... Baltalar, ağaçlar ve orman “Görünür manzaranın görünmez başka manzaraları gizlediğinin tamamen farkına vardığımızda kendimizi bir ormanın içinde... Yazının devamı... Yükselmiyoruz, düşüyoruz! İktidar bize tepeden bakıyor, ama sokakta, tam da yeryüzünde olduğunuz bir anda, çaktırmadan aranıza girebilir ve hiç fark... Yazının devamı... Otel Prokrustes Bizler biçimsizdik ve kötüydük; çünkü Halesli Alexander’ın dediği gibi, “şer, biçimsizdir”. O halde form dayatanlar iyi... Yazının devamı... Ufka doğru koşanların kahkahası Biz de yerleştik ve evcilleştik; evcilleşme sonunda tanrı-krallara itaat eden kullara dönüştük. Ve isyan etmeyelim diye... Yazının devamı... Depolama alanınız tükendi Hayati fonksiyonlarımızın yeniden çalışması için kendimizi gereksiz verilerden arındırmamız gerekiyor. Belleğimiz gereksiz... Yazının devamı... Ressam bize bakıyor Aynaya baktığımızda imgemizi görememek kadar can sıkıcı bir durum yoktur. Sokakta yürürken bile imgemizle göz temasını... Yazının devamı... Ten sadece bir yüzey değildir ‘En derin olan tendir’ (Paul Valery). “Nasıl olur?” diye itiraz edebilirsiniz, “ten bir yüzeydir”. Ama ten, derinlik... Yazının devamı... Derinlik yanılsaması ve yüzey gerilimi Dipten çıkardıklarını söyledikleri incileri koydular önümüze. “Hakikat budur” dediler. İnandık ve itaat ettik. Ve inci kolyeler... Yazının devamı... Zamanı öldürmeliyiz! Çok yakın bir tarihte Homo Sapiens diye bir tür çıkıyor, çitlerle çevirdiği ve uygarlık dediği alanda saat zamanını icat ederek... Yazının devamı... Yoksa siz idiot musunuz? Ne yazık! Ufuk çizgimiz yok, ufkun ötesi de. Sadece burnumuzun ucu. Oysa ufuk çizgisi, görünür olan ile görünmez olanı ayıran... Yazının devamı... Yoldan çıkmanın dayanılmazlığı İktidar felaketleri sever ama kendi tasarladığı felaketleri. Doğal ya da toplumsal. Bunlar, yaratıcı yıkımlardır. Picasso... Yazının devamı... Sırt çantanızda ne taşıyorsunuz? Sırtımızda yükümüz olmasaydı, dengemizi yitirecek ve güvensiz hissedecektik kendimizi. Oysa hayatımıza yüksüz başlamıştık,... Yazının devamı... Yarasını arayan anneler Çocuklar, annelerin kanayan yarasıdır, asla kapanmaz; kapanırsa yürekleri kurur sonra. O yüzden gözlerinin önünde olsun isterler... Yazının devamı...
5 6 7 8 9 10 11 12 13 14