birgün

7° YER YER YAĞIŞLI

Nedenler üzerine… Cumhuriyet tarihinin en karanlık günlerinden geçiyoruz. Hep söylüyorum ağacın, kurdun, kuşun, insanın, umudun, akan suyun,... Yazının devamı... Kâbuslar çoğalırken kiralık işçilik Geçen gün kötü bir rüya gördüm. Sağlı sollu mağazaların olduğu genişçe bir caddede yürüyorum. İster istemez gözüm mağazaların... Yazının devamı... İmzanızı geri çekin! İmzanızı geri çekmeye var mısınız? Kime mi soruyorum? İmzalarını suskunluğa karşı bir çığlık olarak atanlara değil elbette.... Yazının devamı... Ölüler Adası Arnold Böcklin İsviçreli bir ressam. Son derece meşhur bir tablosu var ‘Ölüler Adası’ isminde. Tablodaki ada üç tarafı yüksek... Yazının devamı... Asgari ücrete bir tuhaf zam! Ekonomi konusunda pek mahir bir hükümetimiz var. Öyle hamleler yapılıyor ki herkesin kafası bir karışıyor sormayın. ‘Yahu... Yazının devamı... Umudu acıdan daha çok biriktirmeli “Son kötü günleri yaşıyoruz belki/ilk güzel günleri de yaşarız belki.” Yeni bir yıla giderken kötülüğe elveda diyememenin... Yazının devamı... Kentlerin ölümü! Bir kent ölür mü? Evet nefes aldığınız, anılar biriktirdiğiniz, sokaklarında top oynadığınız, kahvelerini, aktarlarını,... Yazının devamı... Bir kurşun daha Hükümet eylem programını açıkladı. Kentler kuşatma altında. Taşeron çalışanlar, bir kurşun. Asgari ücret, bir kurşun daha. Bir... Yazının devamı... Ücretin asgari, kâr azami Beklenen gün geldi. Bugün Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısı yapılacak. Bu komisyon işçinin hakkını gasp etmekle... Yazının devamı... Karanlığa koşar adım Bir karanlığın içine doğru sürükleniyoruz. Hayır sürüklenmiyoruz koşar adım gidiyoruz. Ülke insanı kendi gerçekliği ile... Yazının devamı... Gözyaşlarımız ve asgari ücret “Hava kurşun gibi ağır” bir süredir Nâzım Hikmet’in dizelerinde yerini bulduğu gibi. “Yüreklerin kulakları sağır.” Biz ise... Yazının devamı... Unuttuklarımıza dair... Kötülüğün her türlüsünü gördük. Yalan, iftira, şantaj, terör.Korkunun her biçimini gördük. Sokağa çıkma yasağı, yargısız infaz,... Yazının devamı... Siz kaç kere öldünüz? Siz hiç öldünüz mü? Biz öldük. Birer birer, biner biner öldük. Nagazaki'de, Hiroşima'da , Dersim'de öldük. 1915'te çöllere... Yazının devamı... Betonseviciler ve masallar ülkesi “Zevkler ve renkler tartışılmaz”. Böyle bir söz vardır. Ancak biz tuhaf zevkler ülkesindeyiz. Birilerimizin canını acıtan... Yazının devamı... Yoksulluk ve bölgesel eşitsizlik TÜİK Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması bölgesel sonuçlarını (2014) kamuoyu ile paylaştı. Veriler 2013 yılındaki durumu... Yazının devamı... Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi! Sadece “dalgınlığımız” değil her şey “bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte.” Ahmet Telli’nin ‘Çocuksun Sen’ şiirinden... Yazının devamı... Ne zaman utanacağız? Bazen yazı yazmak zor gelir insana. Yazarken bir kelimeye takılır kalırsınız. İlerlemez bir türlü yazı. Zaten yazasınız da... Yazının devamı... Korkunç bir çığlık kulaklarımızdaki İçimizde tüm yeşil dallar kırılıyor birer birer. Korkunç bir çığlık kulaklarımızdaki. Utanır mıydık insan olarak. Utanır mıyız?... Yazının devamı... Yoksulluk savaşla örtülemiyor Biraz yoksulluktan bahsetmek istiyorum. Bildiğiniz yoksulluktan. Savaş gündemi içerisinde nereden çıktı bu yoksulluk demeyin.... Yazının devamı... Balkon, seçim ve geçim Yeni bir balkon konuşmasına ne dersiniz? Özlemişsinizdir belki. Son balkon konuşması biraz eksikti. Milletçe gözlerimiz onu... Yazının devamı...