birgün

15° PARÇALI BULUTLU

Manipülasyonlu menemene ne dersiniz? Yemek eleştirmeni ve TV programcısı Vedat Milor, Türkiye’de yeni bir kutuplaşmanın fitilini ateşledi. Yaptığı şey çok basitti.... Yazının devamı... Bir internetsiz tatilin dipnotları Bayram tatilini GSM dahil hiçbir internet erişiminin olmadığı bir köyde geçirdim. Gündüzleri merkezi bir yere inerek bir iki... Yazının devamı... 2001 Krizi’nden 2018’e gazetecilik 2001 Ekonomik Krizi, akıllarda çokça “Cumhurbaşkanı’nın Başbakan’a Anayasa Fırlatması”yla kaldı. Sanki her şey yolunda... Yazının devamı... Zihnimizi robotların esiri olmaktan kurtarabilecek miyiz? İstanbul’dan, doğup büyüdüğüm Eskişehir’e karayolu üzerinden giderken navigasyon programları iki yol öneriyor. Birincisi... Yazının devamı... Devre arası Bu hafta biraz dinlenmek ve yeni şeyler biriktirmek için izninizi rica ediyorum. Haftaya kaldığımız yerden devam etmek... Yazının devamı... Çözüm gazeteciliğine var mıyız? Geçen haftaki yazıyı “Umutsuzluk gazeteciliği diye bir şey mi var?” sorusuna ayırmış, zaten hakikat yeterince endişe verirken... Yazının devamı... “Umutsuzluk gazeteciliği” diye bir şey mi var? Bu köşede daha önce yayımlanan bir yazıda (7 Mart 2018) Daniel Kahneman’ın bilimsel çalışmalarına referansla, insanların... Yazının devamı... Dört maddede Habertürk’ün kapanışının anlamı Radikal gazetesi 2014 yılında basılı versiyonuna son verdiğinde bunun bir küçülme ve neredeyse yarı yarıya kapanma gibi... Yazının devamı... %47,4’ü medyada kim temsil ediyor? 3 Haziran 2018 tarihinde bu köşede yayımlanan yazıyı şöyle bitirmiştim “İki tarafın bu kadar eşitsiz iletişim olanağına sahip... Yazının devamı... Bu TRT’yi sarımsaklasak da mı saklasak, yoksa sarımsaklamasak da mı saklasak? RTÜK Üyesi İlhan Taşçı paylaşmış, TRT seçim kampanyası süresince Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 181 saat, Muharrem İnce’ye 15 saat,... Yazının devamı... Bu yazıda ‘ihtiyarlara yer yok’ Başlıktaki beyhude çaba hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Bu yazıyı yine çoğunlukla gençlerden çok kendilerini genç hissedenler... Yazının devamı... Asla bitmeyen reklam kuşağı yapmışlar Günlerdir aynı 0850’yle başlayan numara ısrarla arıyordu. Sonunda merak ettim açtım. Telefonun ucundaki ses coşkuyla başladı;... Yazının devamı... Bir “mimik gazeteciliğimiz” eksikti Profesyonel iş yaşamımın ilk yıllarında müşteri toplantılarında beni çok geren bir durum vardı. Bir fikri ya da stratejiyi... Yazının devamı... Ne televizyonlar kapattım zaten kapalıydılar Birleşik Haziran Hareketi’nin #kapatgitsin şeklindeki televizyon kapatma kampanyasının duyurularını okuduğumda evdeki... Yazının devamı... Seçim sosyal medyayla mı, geleneksel medyayla mı kazanılır? Ne zaman bir ürün ya da hizmet satın almak için internette araştırma yapsam aynı gerçekle karşı karşıya kalıyorum. Çünkü... Yazının devamı... Verilerden sen anlarsın konuş onlarla Verilerin gazeteciliğe girmesi hem gazeteciliği hem de okurluk deneyimimizi epey değiştirdi, değiştiriyor. Gazeteciler... Yazının devamı... Önce o WhatsApp’ı yavaşça yere bırak! Dayınızın gelininin kuzenine güvenmiyorum. Dayınıza da gelinine de ayrıca güvenmiyorum. Hatta kaynaklarımı defalarca teyit... Yazının devamı... Bir detoks önerisi: Yavaş okuyuculuk İki baş sarımsağı kabuklarından ayırıp şafakta toplanmış nane yapraklarına sarıyor ve üç dakika yirmi beş saniyede sıkılmış... Yazının devamı... Sahte haberin zararı tek taraflı olmaz Sanırım bir gözlüğe ihtiyacımız var. Bu tavsiye -biraz daha kaba bir biçimde- genellikle futbol hakemlerine verilir ama... Yazının devamı... Dikkat çekme yarışına dikkatinizi çekerim “Teknoloji rastgele gelişmiyor” diyor, Google’ın eski tasarım etikçilerinden Tristan Harris. Bütün bu teknolojilerin... Yazının devamı...