Betona karşı direnen yurttaşlar: Çimentoya inat, yaşasın hayat!

Muğla Çimento şirketi, Menteşe’de yapmak istediği çimento fabrikasına direnen köylülerden şikâyetçi oldu. Köylüler yaptığı açıklamada, “Havasına, suyuna, toprağına, bağına, bahçesine, zeytin ağacına, ormanına yani yaşam alanlarına sahip çıkmak ne zamandan beri suç olmuştur? Yaşam alanlarına sahip çıkmak en temel insan hakkıdır” denildi.

Gonca YILDIZ

Muğla'nın Menteşe ilçesindeki Bayır ve Yatağan'ın Deştin mahalleleri arasında kalan 7 bin 751 dönümlük arazide Muğla Çimento şirketi tarafından yapılmak istenen fabrikaya karşı köylülerin direnişi sürüyor.

Şirket ise fabrikayı açmak için her yolu deniyor. Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan şirket, 9 Mayıs günü iş makinelerinin önünü kesen ve bölgeye girişine izin vermeyen köylülerden şikâyetçi oldu. Bayır Jandarma Karakolu’ndan aranan 11 köylü ifade verdi.

Yaşanan olayın ardından köylüler bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya; MUÇEP Menteşe Meclisi, Deştin Çevre Platformu, Bayır Çevre Komitesi ve çok sayıda yurttaş destek verdi.

Basın açıklamasını Muğla Çevre Platformu Menteşe Meclisi üyesi Haluk Özsoy, “Yaşam alanlarına sahip çıkmak en temel insan hakkıdır” dedi ve ekledi: “Havasına, suyuna, toprağına, bağına, bahçesine, zeytin ağacına, ormanına yani yaşam alanlarına sahip çıkmak ne zamandan beri suç olmuştur? Şikâyetçi avukatlar şikâyete konu olan suçu işleyen şahısların isimlerini tam olarak tespit edilememiştir demektedirler. Buradan ihbarda bulunuyoruz bizler, MUÇEP Menteşe Meclisi, Deştin Çevre Platformu ve Bayır Çevre Komitesi üyelerinin tamamı olarak Çimento Yıkım Projesine karşıyız ve yaşam alanlarımıza sahip çıkma ‘suçunu’ hep birlikte işledik ve bu ‘suçu’ işlemeye devam edeceğiz."

Menteşe Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin de kendilerinin yanında davacı olduğunu söyleyen Özsoy, "Bayır’da yaşayan ve 30 yıldır havasını, suyunu, toprağını korumak için çimento yıkım projelerine karşı mücadele etmekte olan Bekir Kaymak arkadaşımız çimentocu şirketin avukatları tarafından kendi zeytinlik alanında direniş çadırı kurulmasına izin verdiği için ‘yasadışı eylemlerin lojistik üssü olarak kullandırmakla’ suçlanarak hedef gösterilmiştir. Direniş çadırımız yasadışı eylemlerin lojistik üssü değil yasa dışı çimento yıkım projesinin önlenmesi için gece-gündüz yedi yirmi dört direnmenin, yaşam alanlarına sahip çıkılmanın güzel bir örneğidir" dedi.

DESTİN ÇAYI ÖZGÜR AKACAK

Özsoy, şunları kaydetti: "Havasını, suyunu, toprağını zehirleyip yok edecek ve 12 köyü ve binlerce insanı yerinden yurdundan edip göç etmek zorunda bırakacak olan bu yıkım projesi nedeniyle binlerce insan zaten yıllardır kaygı içinde yaşamaktadır. Korkma ve kaygı duyma sırası onlarda. Buradan haykırıyoruz binlerce insanı mağdur edecek bu yıkım projesini sizlere yaptırtmayacağız. Çimentoya inat, yaşasın hayat. Destin çayı özgür akacak, Muğla cennet kalacaktır.”

Günün Manşetleri için tıklayın
En Çok Okunan Haberler
Zehirli gemi hukuk tanımıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde işten çıkarılan işçiler direnmeye devam ediyor Asbestli gemi İzmir'e gelmek üzere yola çıktı Kızılcaköy'de JES zaferi kutlamasına engel!