birgün

7° PARÇALI AZ BULUTLU

GÜNCEL 22.01.2020 10:12

'10 yaşında polis muhbirliğine başladım'

Adli suçlardan 18 yıl hapis cezası almış olan İ.Ö., hapiste bulunduğu sürede yüzlerce davada tanıklık etti. Ayrıca hücresindeki televizyondan izlediği programlarda “devlete, cumhurbaşkanına hakaret edenler” hakkında suç duyurularında bulunuyor

'10 yaşında polis muhbirliğine başladım'

Yıllardır birçok farklı davada hem müşteki hem tanık olarak yer alan İ.Ö. bulunduğu hapishaneden izlediği televizyon programlarında “tespit ettiği hakaretlerle” ilgili suç duyuruları yapıyor. Şikayetleri, “devlete, cumhurbaşkanına, iktidar partisine” yönelik eleştirileri kapsıyor.

Şikayet ettiği isimler arasında Sami Elvan, Hayko Bağdat, Melek Ulagay, eski milletvekili Kemal Anadol var.

Sanatçılar Sezen Aksu, Tarkan, Gülben Ergen’in de “Berkin Elvan’a başsağlığı dileyerek devleti hedef gösterdiklerini” iddia etti.

TANIKLIK ETTİĞİ DAVALARDA AĞIR CEZALAR VERİLDİ

Son olarak avukat Efkan Bolaç, Bugün TV’de yayınlanan Yakın Tarih İle Yüzleşme isimli programda 5 yıl önce söylediği sözleri nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasından 3 yıl hapse mahküm oldu.Dava, İ.Ö.’nün suç duyurusunun ardından açılmıştı.

İ.Ö., 18 avukatın toplam 159 yıldan fazla ceza aldığı ÇHD davasının da tanıklarındandı.

Bianet'ten Ayça Söylemez'in haberine göre, 10 yaşında polis muhbirliğine başladığını söyleyen ve kendisinden “12 sene görev yapmış bir istihbaratçıyım” diye bahseden İ.Ö. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesine yazdığı dilekçede, isminin basında yer almaması için yayın yasağı çıkarılmasını talep etti.

Toplam cezası 18 yıl olan İ.Ö. 2022’de tahliye olacak. Adli suçlardan mahkum olmasına rağmen siyasi örgütlerle ilgili birçok davada tanıklık etti.

ŞİKAYETİNE VERİLEN TAKİPSİZLİĞE İTİRAZ ETTİ

İ.Ö. sadece suç duyuruları yapmıyor, kovuşturmaya yer yok [takipsizlik] kararlarına itiraz da ediyor.

Önce, eski CHP Milletvekili Kemal Anadol hakkında “hakimleri, savcıları ve devleti halk huzurunda karalamaya ve küçük düşürmeye çalışmaktan” suç duyurusu yaptı. Şikayeti takipsizlikle sonuçlanınca da başka bir dilekçeyle itiraz etti: “Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının doğru olmadığı düşüncesindeyim” dedi.

Oysa Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173. Maddesine göre, sadece “suçtan zarar gören” bu karar itiraz edebiliyor.

SAMİ ELVAN VE GAZETECİLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan’ı “dönemin başbakanını hedef göstermekten ve kara propaganda yapmaktan”, yazar Melek Ulagay’ı “İbrahim Kaypakkaya’yı övmekten”, gazeteci Hayko Bağdat’ı “devletin cinayet işlediğini dile getirerek devleti hedef göstermekten”, siyasetçi Osman Baydemir’i “devlete, hükümete, Emniyet güçlerine hakaret etmekten”, gazeteci Miyase İlknur’u yine “dönemin başbakanını küçük düşürmeye çalışmaktan” savcılığa şikayet etti.

HDP’yi de 2014’teki bir dilekçesiyle şikayet eden İ.Ö. “partinin yasal şekilde Meclis’te bulunmasından utanç duyduğunu” belirtti.

'DEVLETİMİZİN BEKASI HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR'

İ.Ö. 2016 yılında, o dönem bulunduğu cezaevinin idaresine yazdığı yazıda, Halk TV’nin mahpusların izleyebileceği kanal sıralamasından kaldırılmasını istedi.

Dilekçesinde gerekçesini şöyle açıkladı: “Efendim, burası bir devlet kurumudur. Ve devletimizin bekası her şeyin üstündedir. Halk TV isimli kanal devamlı devletimize, Cumhurbaşkanımıza ve iktidar partisine hakaret ederek kara propaganda yapmaktadır. Ülkemiz demokratik ve adil bir ülkedir, herkes cumhurbaşkanına saygı duymak zorundadır, saygısızlık yapmak kimsenin haddi değildir.”

Kanalın kaldırılması için yedi gün açlık grevi yaptı. Bu açlık grevi nedeniyle de bir ay iletişimden men idari cezasına çarptırıldı.

HALK TV'Yİ KALDIRMAYAN CEZAEVİ YÖNETİMİNİ ŞİKAYET ETTİ

Dilekçe yazdığı kurumlar arasında Cumhurbaşkanlığı ve RTÜK de var.

RTÜK’ten “devlete hakaret edilen” programların yayından kaldırılmasını talep ederken, Cumhurbaşkanlığına yazdığı yazıda da Halk TV’yi kanal sıralamasından kaldırmayan cezaevi idaresini şikayet etti.

Ayrıca, Cumhurbaşkanlığından aldığı “iyi dilek mesajına” çok sevindiğini de ekledi: “Allah sizden razı olsun, mağduriyetimi dikkate alarak çalışma başlattığınızı ve tarafıma göndermiş olduğunuz iyi dilek mesajınızı aldım ve çok sevindim.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız