birgün

15° AÇIK

GÜNCEL 13.04.2021 08:01

100 gündür geri adım atılmadı

Boğaziçi’nde kayyuma karşı direnişin 100’üncü gününde öğrenci Özcan, “Haklılığımız ve birbirimizden aldığımız güçle mücadele ediyoruz” derken Akademisyen Gambetti “Boğaziçi tarih yazıyor” diye konuştu.

100 gündür geri adım atılmadı

Yaren ÇOLAK

AKP’li Melih Bulu’nun kayyum olarak atanmasının ardından 4 Ocak'ta başlayan ve “özerk-demokratik üniversite” talebiyle devam eden direnişin bugün 100’üncü günü. 3 ayı aşkın süredir direnişleri tüm polis şiddeti, gözaltı ve tutuklamalara rağmen devam ediyor. Aradan geçen 100 günde 600’ü aşkın öğrenci darp edilerek gözaltına alındı. 27 öğrenci ev hapsi alırken tutuklanan öğrenciler de oldu. Kayyum Bulu bu süreçte uzun bir süre yardımcı bulmakta dahi zorlandı. Ardından birçok göreve kendine yakın kişileri getirdi. Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu ise tek çalışanı ücretsiz izne gönderilerek işlevsiz hale getirildi. Tüm bu antidemokratik uygulamalara rağmen direnişlerinden vazgeçmeyen Boğaziçi öğrencilerinin yanı sıra akademisyenler de dün 71. kez rektörlük binasına sırtlarını dönerek destek verdi. Üniversitenin Güney Kampüs Meydanı’nda bir araya gelen akademisyenler de nöbet eylemini sürdürerek özerk üniversite taleplerini yineliyor.

Boğaziçi Üniversitesi tarih bölümü öğrencisi Suna Özcan, direnişi şu ifadelerle özetledi: “100 gündür devam eden direnişimize dönüp baktığımızda gördüğüm; arkadaşlarımız gözaltına alındığı, darp edildiği, işkenceye maruz bırakıldığı ve tüm bunlara rağmen devam eden haklı direniş. Okulumuza sniper yerleştirildi. Ben bunu kişisel olarak aşamıyorum. Okulumuzda kendimizi güvende hissedemediğimiz günler oldu. Kampüse polis girdi.”

“Haklılığımız ve birbirimizden aldığımız güçle 100 gündür mücadele ediyoruz” diyen Özcan, “Bir süreç olarak Boğaziçi Direnişi’ne baktığımızda memleketin her yerinde bize destek olanlarda aynı şeylere maruz kaldığını görüyoruz. Kayyum rektör istemiyoruz dediği için, Boğaziçi Direnişi’ne destek verdiği için çenesi, kolu, bacağı kırılanlar oldu” ifadelerini kullandı.

KAYYUM REKTÖR İSTEMİYORUZ

Boğaziçi Direnişi’nin yalnızca kayyuma değil tüm antidemokratik uygulamalara karşı olduğunun altını çizen Özcan, “Hiç mücadele kültürü olmadığı düşünülen Boğaziçi öğrencisi 100 gündür bir kayyuma değil her şeye dair söz söylüyor. 100 gündür tekrarladığımız taleplerimiz var. Başta kayyum Melih Bulu olmak üzere tüm kayyumlar derhal istifa etsin. Biz hiçbir üniversitede oranın iradesi dışında akademik özerkliği hiçe sayan bir rektör istemiyoruz. Okul bileşenleriyle rektör seçimi yapılması yönünde bir muradımız var” diye konuştu.

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Emekli Öğretim Üyesi, Doç. Dr. Zeynep Gambetti ise aradan geçen 100 günlük süreci şu ifadelerle anlattı: “Bu süre içerisinde öğrencilerimiz gözaltına ve ev hapsine alındı. 2 yeni fakülte kurulacağı açıklandı. Sosyal Bilimler Enstitüsü seçimimiz tanınmadı. LGBTİ+ ögrenci kulübümüz kapatıldı. Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu'nun direği olan arkadaşımız ücretsiz izne yollandı. Emekli hocaların ders görevlendirmesi imzalanmadı. Lojmanlarımızla ilgili bir hesaplar yapıldığı ortaya çıktı. Rektörlükten Boğaziçi Üniversitesi'nin çoğulcu ve özgürlükçü yapısını hiçe sayan mailler yollandı ve üniversitenin çevresi polisle kuşatıldı.”

Ancak tüm baskılara rağmen Boğaziçi’nin birlik ve beraberliğini koruyarak direnmeye devam ettiğini ifade eden Gambetti, “Rektör ataması ve yeni fakülte kurulmasına karşı iki toplu dava açtık; dekan atamasına karşı üçüncü davamız da yolda. 3 aydır hafta içi her gün yılmadan rektörlüğe sırtımızı döndük. Rektörlüğün önerdiği gayri demokratik seçim yöntemini reddederek Fen Bilimleri Enstitüsü seçimlerimizi gerçekleştirdik. Üniversite bileşenleriyle çok daha yakın ve dayanışmacı ilişkiler kurduk. Bu üniversitenin, bileşenlerin iradesi çiğnenerek yönetilemeyeceğini her fırsatta gösterdik. İlkelerimizden vazgeçmeyeceğimize dair sözümüzün altını bilfiil doldurduk” dedi.

BOĞAZİÇİ ÖĞRENCİLERİ TARİH YAZIYOR

Rektör ve yardımcıları istifa edene ve fakülte kurma işlemi geri alınana kadar direnişten vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Gambetti sözlerini şöyle noktaladı: “O kadar haklıyız, o kadar doğru bir yerden direniyoruz ki hem yurtiçinde, hem yurtdışında ilham kaynağı olduk. Başka üniversiteden bir meslektaşımın deyimiyle, ‘Boğaziçi şu anda tarih yazıyor.’ Bu mücadeleyi sadece kendimize ve öğrencilerimize değil, tüm Türkiye'ye borçluyuz.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol