birgün

14° AÇIK

ÇEVRE 06.06.2017 15:22

3 maddede Paris İklim Anlaşması nedir?

3 maddede Paris İklim Anlaşmasını sizler için derledik

3 maddede Paris İklim Anlaşması nedir?

GÜZİN ÇAMUR

ABD Başkanı Donald Trump, Paris İklim Anlaşması'ndan çekildi. Dünyanın her yerinden yükselen tepkilerin yanı sıra insanların anlaşmayla ilgili bilgileri kimi zaman yetersiz kalıyor. Veya- insanların anlaşmayla ilgileri soruları büyüyor.

Tartışmaların odak noktasında yer alan ve küresel ısınma, enerji tüketimi, sera gazı salınımı gibi noktalarda ülkelere önlemler sunan Paris İklim Anlaşması’na dair merak edilenleri 3 temel maddede derledik.

  1. PARİS İKLİM ANLAŞMASI NEDİR?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi çerçevesinde sera gazları salınımını azaltmayı amaçlayan bir anlaşmadır.

22 Nisan 2016 tarihinde imzaya açılan anlaşma 196 ülkenin imzasıyla 4 Kasım 2016’dan itibaren yürürlükte.

Anlaşma şunları amaçlıyor:

  • Uzun dönemde, küresel sıcaklık artışının sanayileşme öncesi döneme göre 2 derecenin altında kalmasını sağlaması.
  • Sera gazı salınımının küresel seviyede azalma eğilimine geçirilmesi.
  • Anlaşma yürürlüğe girdikten itibaren bilimin elverdiği her türlü olanağını kullanarak sera gazı salınımını azaltacak her türlü önlemin kısa sürede devreye alınması.
  • Bilinmesi gerekilen bir şeyde anlaşmayı imzalayan devletlerin geri çekilmeleri durumunda bir cezaya çarptırılmıyor olmaları.
  1. NASIL FONLANIYOR?

Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi çerçevesinde sera gazları salınımını azaltmaya yönelik önlemleri içeren bir anlaşmadır. Anlaşma 22 Nisan 2016 tarihinde imzaya açılmıştır ve yeterli sayıda üye ülkenin imzalamasının ardından 4 Kasım 2016 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Anlaşma 195 üye ülke tarafından imzalanması bakımından, dünya tarihinde iklim değişikliği ile ilgili en geniş kabul görmüş anlaşma olma özelliğine sahiptir.

Gelişmiş ülkeler gelişmemiş ülkelere destek vermesi yönüyle Gelişmekte olan ülkelerin amaç doğrultusunda projeye 2020 senesine kadar, yılda en az 100 milyar dolar destek vermesi gerekiyor. Bu miktarın 2025 yılında arttırılması planlanıyor. Eğer ABD’ye rağmen anlaşma iptal edilmezse gelişmiş ülkeler sınıfında görüldüğü için ülkelerin emisyon salınımlarını önlemek için oluşturulacak 100 milyar dolarlık fondan pay alamayan Türkiye bu sefer de anlaşma kapsamında oluşturulacak Yeşil İklim Fonu’ndan pay alma şartını öne sürecek.

  1. KİMLERİN İMZASINI TAŞIYOR?

Anlaşma 195 üye ülke tarafından imzalanması bakımından, dünya tarihinde iklim değişikliği ile ilgili en geniş kabul görmüş anlaşma olma özelliğine sahiptir. ABD, Çin, Hindistan, Meksika, Güney Kore, Türkiye, Fransa gibi ülkeler üye ülkeler arasında.

  1. ABD'NİN AYRILMA TALEBİ DÜNYADA TEPKİYLE KARŞILANDI

Donal Trump'ın selefi Barack Obama kararı yayınladığı yazılı açıklamayla eleştirdi. ’’Paris Anlaşması’nda kalan uluslar, yaratılan istihdam ve endüstrilerden faydalanacak uluslar olacaktır. (…) ABD yönetimi geleceği reddeden bir avuç ülke arasında dahi olsa da, devletlerimiz, şehirlerimiz, iş dünyası, gelecek nesiller için elinizdeki tek gezegenin korunması için yardımcı olup, yol göstermek için elinden geleni yapacaktır" dedi.

Obama döneminde Dışişleri Bakanı John Kerry de katıldığı BBC yayınında mevcut yönetimi eleştirdi.

Kerry, bunun bir ABD başkanı tarafından alınan ‘’kendi kendine en fazla zararı verecek olan’’ kararlardan biri olduğunu söyledi. Sözlerine ‘’ liderlikten iğrenç bir şekilde feragat etmek’’ olduğunu da sözlerine ekledi.

Fransa, İtalya ve Almanya da ortak bir açıklama yayınlayarak, karardan dolayı üzüntü duyduklarını bildirdi.

İngiltere başbakanlığı’nda yapılan açıklamada, Başbakan Theresa May’in Trump ile telefonda görüştüğü ve duyulan hayal kırıklığını ilettiği söylendi.

‘’ABD'nin Paris Anlaşması'nda kalmasını en yüksek sesle savunan kesimlerin başında ABD iş dünyası geliyor.

Google ve Apple gibi devlerin yanı sıra Mobil gibi önde gelen fosil yakıt üreticilerinin de aralarında bulunduğu yüzlerce şirketin yöneticisi, Başkan Trump'a Paris anlaşmasında kalmayı sürdürme çağrısı yapmıştı.

Exxon CEO'su Darren Woods, Trump'a şahsen yazdığı mektupta, ABD'nin yürürlükte olan anlaşmayla "rekabet edebilecek konumda" olduğunu ve anlaşma kapsamında kalmanın "denk bir oyun sahasının oluşmasını sağlayacak şekilde müzakere masasında oturmaya" devam edileceği anlamına geleceğini söylemişti.’’ BBC

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol