birgün

8° AÇIK

GÜNCEL 17.02.2020 17:19

5 yaşındaki Eymen'in ölümünde anne ve sevgilisi birbirini suçladı

İzmir'in Bornova ilçesinde 5 yaşındaki Eymen Sadık Durak'ın ormanlık arazideki metruk bir yapıya ait tandır çukurunda ölü bulunmasıyla ilgili tutuklanan anne Mine Durak ve sevgilisi Serkan Elçetin, minik Eymen'i dövdükleri iddiasını reddederek, birbirlerini suçladı.

5 yaşındaki Eymen'in ölümünde anne ve sevgilisi birbirini suçladı

İzmir'in Bornova ilçesinde 5 yaşındaki Eymen Sadık Durak'ın ormanlık arazideki metruk bir yapıya ait tandır çukurunda ölü bulunmasıyla ilgili tutuklanan anne Mine Durak (26) ve sevgilisi Serkan Elçetin (38), hakim karşısına çıktı. Durak ve Elçetin, minik Eymen'i dövdükleri iddiasını reddederek, birbirlerini suçladı. Mine Durak, "Serkan yalnızca Eymen'i değil, beni de dövüyordu. Eymen'i gömme planını da kendisi yaptı, ben İzmir'i bilmem" dedi. Serkan Elçetin ise, "Kimseyi dövmüyordum. Çocuğun boğazından ses geldi, annesi kusturmaya çalışıyordu. Araçtan inip gittiler, 3-4 dakika sonra geldiklerinde Eymen hareketsizdi" diyerek iddiaları yalanladı.

DHA'nın haberine göre; İzmir Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, eşini 2 buçuk yıl önce kalp krizinden kaybettiği öğrenilen Mine Durak'ın, oğlu Eymen Sadık Durak'a iyi bakmadığı ve şiddet uyguladığı ihbarı üzerine geçen yıl eylül ayında harekete geçti. Polis, uzun süre eve gelmeyen anne Durak'ı yakınlarının evinde buldu, küçük Eymen'e ise ulaşılamadı. Polise ilk önce çelişkili ifade veren Durak, ardından oğlunun, erkek arkadaşı tarafından dövülerek, öldürüldüğünü öne sürdü. Durak'ın gösterdiği yerde arama yapan polis, ağzı tuğlayla kapatılmış tandır çukurunu açtığında, poşet içinde, Eymen'in elleri ve ayakları bağlı cansız bedenini buldu. Eymen'in cesedi, otopsi ve DNA testi için İzmir Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Polis ekipleri, anne Mine Durak ile sevgilisi Serkan Elçetin ve onun erkek kardeşi E.E.'yi gözaltına aldı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mine Durak ve Serkan Elçetin 'canavarca hisle öldürme' suçundan tutuklandı. E.E. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ

Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianame, 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava açıldı. Davanın görülen ilk duruşmasına, tutuklu sanıklar ve avukatlarının yanı sıra, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü avukatı Neslihan Ersoy ile tanıklar katıldı. Duruşmada, Mine Durak ve Serkan Elçetin, savunmalarını yaptı.


'ARAÇTAN BAĞRIŞMA SESLERİ DUYDUM, DÖNDÜĞÜMDE SESSİZDİ'

Çeşme'ye gittiklerini ve olayın İzmir'e dönerken meydana geldiğini ifade eden Mine Durak, "Yolda tuvalet ihtiyacı için durduğumuz sırada araçtan ayrıldım. Bu sırada araçtan bağrışma sesleri duydum. Döndüğümde oğlumun hareketsiz şekilde yattığını gördüm. Eymen'in öldüğünü anladım. Serken Elçetin 'Susması için eliyle ağzını kapattım, kapatır kapatmaz bu hale geldi' dedi. 2 gün boyunca cesedi araçta tutup saklayacak yer aradık. Daha sonra bulduğumuz çukura koyup üzerine tuğla yığdık. Serkan beni tehdit edince de olayı polise anlatmadım. Serkan, olaydan hemen önce Eymen'e, ‘bağırıyor’ diye kızmıştı. Ben de bu sırada tuvalete gitmiştim. Geldiğimde Eymen'e suni teneffüs yapmaya çalıştım. Hatta Serkan, 'Bu çocuk bayılmış' dedi. Ben tuvaletteyken olduğu için ne şekilde öldüğü konusunda bilgim ve görgüm olmadı. Ama Serkan bana 'Maden suyu içerken öldü diyelim' demişti" dedi.

"EYMEN'E CİNSEL İSTİSMARDA BULUNUYORDU"

Mine Durak, minik Eymen'in daha önce Eskişehir'deki akrabalarında 1 yıl kadar kaldığını belirterek, "Ancak ben özlediğim için onu geri getirdim. Onu elimden tekrar alınacak korkusuyla polise de teslim edemedim. Serkan, hem Eymen'i hem de beni sürekli dövüyordu. Ayrıca, Serkan’ın Eymen’e cinsel istismarda bulunduğunu gördüm" dedi. Mine Durak, Eymen'in ellerinin ve ayaklarının öldükten sonra bağlandığını belirterek, "Bunu ben yaptım ama Serkan'ın baskısıyla yaptım. Serkan onu gömecek yer bulamadığı için de 2 gün araçta gezdik. Ormanlık alanı benim tarif ettiğimi söylemiş ama ben İzmir'i bilmem" dedi.

'ÇOCUĞUN BOĞAZINDAN SES GELMEYE BAŞLADI'

Serkan Elçetin, Durak'ın kendisi hakkında söylediklerini yalanlayarak, "Çeşme'den dönerken, Ilıca'yı geçtikten sonra çocuğun boğazından ses gelmeye başladı. Ben Mine'ye, 'Çocuğa bak, boğazında bir şey kalmış olabilir' dedim. Aracı sol tarafa çektim. Kendisi Eymen'i alıp benden su istedi. Araçta su olmadığı için sol yanımda bulunan sodayı açıp verdim. Kendisi orta kapıya oturdu ve Eymen'i parmağıyla kusturmaya çalıştı. Sodayı benden aldı, aşağıya indiler ve 3-4 dakika sonra döndüler. Çocuk kucağında baygın şekilde geldi, içeriye koydu, o arada, 'Çocuk yaşamıyor' dedi. O anın heyecanı ve korkusuyla basiretim bağlandı. 'Çocuk öldü, İzmir'e geri dönelim hemen' dedim. Döndükten sonra evden valizleri aldı. Çocuğun gömülme sürecinde ben araçtan hiç inmedim. Mine gömülme işini yaptı. Kürek ve kazmayı dedemden almıştım ve bunu daha önce almıştım, Eymen için değil. Eymen'in ölümüne herhangi bir şekilde sebep olmuş değilim" dedi.

'CİNSEL İSTİSMARDA BULUNMADIM'

Serkan Elçetin, Eymen'e cinsel istismarda bulunmadığını belirterek, "Ben ne Eymen'i, ne de annesini dövmüyordum. Hatta Eymen, annesi sürekli onu dövdüğü için benimle beraber işe gelmek istiyordu. Annesinin oturduğu evin kapıcısına da sürekli annesinin kendisini dövdüğünü söylemişliği var. Mine Durak, İzmir'i bilmediğini söylüyor. İzmir'de gezmediği yer kalmamıştır. İnternete girmediğini söylüyor, oysa sosyal medyada günde 15-16 saat geçiriyor. Çocuğun ellerini kollarını bağlayan da gömen de kendisidir" dedi.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız