İçişleri Bakanlığı Baran Tursun Vakfı’nın kapatılmasını talep etti

07.03.2015 00:00 GÜNCEL

İzmir’de yedi yıl önce 'dur' ihtarına uymadığı gerekçesiyle polisin tabancasından çıkan kurşunla yaşamını yitiren Baran Tursun’un ailesinin 2010’da kurduğu Baran Tursun İnsani Yardım Vakfı kapatılma tehdidiyle karşı karşıya.

Polisin karıştığı ölüm olaylarına yönelik çalışmalar yapan vakıf yöneticileri, geçen 17 Şubat’ta Gezi olayları da dahil çocukları polislerce öldürülmüş ailelerle CHP grubunu ziyaret etmişti. Ziyaret sırasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu vakıfın suç raporunu kürsüden açıklamıştı.

DHA’da yer alan habere göre bu ziyaretten bir gün sonra İçişleri Bakanlığı adına Emniyet Genel Müdürlüğü'nün vakfın kesin olarak kapatılması için Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne talep yazısı gönderdiği ortaya çıktı. Kaoatılma girişimine büyük tepki gösteren Mehmet Tursun, "Bıraksınlar biz acımızı yaşayalım, polisle derdimiz yok, suça karışanlarla var" dedi.


‘EMNİYET HEDEF GÖSTERİLDİ’ İDDİASI
Baran Tursun Uluslararası, Dünya Ölçeğinde Silahsızlanma, Yaşam Hakkı, Özgürlük, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Vakfı’nı (BARANSAV) adıyla kurulan vakıf, genel olarak Türkiye genelinde polisin karıştığı olaylarda yakınlarını kaybeden aileler için çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalarını da hep basın toplantıları ya da açıklamalarıyla hem de vakıf adına kurulmuş olan internet sitesi üzerinden paylaştı.

Ancak İnternet sitesinde yer alan haberlerden dolayı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün daha önce de Karşıyaka Cumhuriyet Savcılığı’na vakıf başkanı Mehmet Tursun hakkında ’Emniyet teşkilatı ve çalışanlarını, kamuoyu önünde hedef göstermek ve suç isnat ettiği’ suçlamasıyla şikayette bulunduğu ortaya çıktı. Ancak bu şikayet içinde savcılığın takipsizlik kararı verdiği bildirildi.

Kapatma talebi ise Çeşitli sosyal alanlarda vakıf çalışmalarını sürdüren Mehmet Tursun’un son olarak ise Gezi olaylarında hayatını kaybedenlerin aralarında bulunduğu ailelerle, 17 Şubat’ta TBMM ziyaretinin ardından gelmesi dikkat çekti. Burada muhalefet milletvekilleriyle görüşen aileler daha sonra ise CHP grup toplantısına katıldı. Burada ellerindeki hayatını kaybeden çocukların fotoğraflarıyla birlikte milletvekillerinin arasına oturdu. BARANSAV Vakfı’nın iki ayda bir hazırladığı 'Failinin polis olduğu ölüm olayları raporu' ile ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da açıklama yaptı. Bu rapordan alınan bilgilere konuşmasında yer verdi.

Bu ziyaretten bir gün sonra Emniyet Genel Müdürlüğü'nün vakfın kesin olarak kapatılması için Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne talep yazısı gönderdiği yazıda vakıfın yayımladığı raporlarla ve Mehmet Tursun’un açıklamalarıyla, Emniyet teşkilatı ve çalışanlarını, kamuoyu önünde hedef göstermek ile suç isnat ettiği gerekçesi yer aldı.

Yine Emniyet Genel Müdürlüğü'nün şikayeti üzerine, Ankara 5’inci Sulh Ceza Mahkemesi’nin, 4 Temmuz 2014 tarihinde, erişimin engellenmesi kararı vermesine rağmen, vakfa ait internet sitesinin yayınlarına devam ettiği kapatılma talebine bir başka gerekçe olarak gösterildi. Vakıfların dağıtılması yani kapatılmasını öngören 20’nci maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 101’inci maddesinin de anımsatıldığı talep yazısında, "Adı geçen vakıf her ne kadar insani yardım amaçlı kurulduğu, belirtilmekte ise de www. baransav.com isimli internet sitesinde, hukuka, ahlaka, milli birliğe ve milli menfatlere uygun olmayan yayınlarda bulunmakta ve yargı kararlarına rağmen bu yayınların ısrar edilmektedir" görüşleri ifade edildi. Ayrıca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında, vakıf raporunu anlatması ve bunların da ulusal gazetelerde yeraldığı, yönündeki görüşlerde yine kapatılma talep yazısına konulduğu ortaya çıktı.


‘ZATEN KURULUŞ AMACIMIZ BU’
Oğlu adına kurduğu vakfın kapatılmasının istenmesine tepki gösteren Mehmet Tursun ise kendilerine yöneltilen suçlamanın vakfın kuruluş amacının ta kendisi olduğunu söyledi. Oğlunu kaybetmenin acılarını yaşamak istediklerini ama buna bile izin verilmediğini söyleyen Tursun, "Bizim tepkimiz polise değil. ben bunu defalarca söyledim. Polis ailelerine yönelik mektup yazdım, açıklamalar yaptım. Ben görevini kötüye kullanıp can alan polislere karşıyım. Vakıf olarak zaten kuruluş amacımız bu. Biz bunun mücadelesini yapacağız diye kurduk bu vakfı. Bunlardan rahatsız oluyorlar. Biz asla siyaset yapmıyoruz. Toplumun her kesimine açığız. Bana yönelik suçlamalar daha önce de oldu. Ama savcılık takipsizlik verdi. Oradan istediklerini alamadılar, şimdi buradan baskıyla kapatmaya çalışıyorlar. Vakfı kapatıp hem mücadelemizi bitirmek, hem de vakıf mallarına el koymak istiyorlar. Bunu başaramayacaklar. Bizi rahat bıraksınlar. Acımızı yaşayıp kural tanımayan polislere karşı mücadele edeceğiz" dedi.