birgün

10° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 22.10.2020 10:38

Adalet Bakanlığı nafaka süresinin 6 yılla kısıtlanmasını önerdi

Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve parti grubunda görüşülmek üzere, nafaka süresini 6 yılla kısıtlayan bir öneri sundu.

Adalet Bakanlığı nafaka süresinin 6 yılla kısıtlanmasını önerdi

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), iki yıldır gündeminde tuttuğu nafaka konusunu yeniden ele alındı. Adalet Bakanlığı, boşanma sonrası kadınların ve çocukların mağdur edilmemesi için verilen nafaka konusunda yeniden düzenleme yapılması için Cumhurbaşkanlığı ve parti grubunda toplantılarında görüşülmek üzere öneri sundu.

Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre, Adalet Bakanlığı, nafaka süresini altı yılla kısıtlayan bir öneri getirdi. Bakanlığın önerisinde, alt sınır da iki yıl olarak öngörüldü.

‘TAKDİR HAKİMLERE BIRAKILMALI’

Bakanlığın daha önce yaptığı alternatifli çalışmada, 'nafakanın 5 yıl süreli olması', 'evliliğin süresiyle sınırlandırılması', 'evliliğin yarısı kadar süreyle sınırlandırılması' önerileri yer almıştı.

Grup toplantısında yapılan görüşmelerde, “Süre koymak doğru değil, bazı boşanmalarda nafaka vermeye gerek yokken, bazı davalarda ömür boyu nafaka ödemek zorunda bırakılması gerekebilir. Bu konuda takdir hâkimlere bırakılmalı” denildiği de öğrenildi.

Bakanlığın daha önce yaptığı alternatifli çalışmada, ‘nafakanın 5 yıl süreli olması’, ‘evliliğin süresiyle sınırlandırılması’, ‘evliliğin yarısı kadar süreyle sınırlandırılması’ önerileri yer almıştı.

NAFAKA ORTALAMASI 370 TL

Kamuoyunda aylardır tartışılan nafaka konusunda çarpıcı bir tablo ortaya çıktı. Kadın Dayanışma Vakfı'nın 'Yoksulluk Nafakası Araştırması Raporu' 11 ilde, 1994-2019 tarihleri arasında açılmış 140 boşanma davası üzerinden hazırlandı. Buna göre hükmedilen nafakanın yüzde 66.4’ü 0-500 TL, yüzde 10’u 500-1000 TL arasında, yüzde 2.1’i 1000-2000 TL arasında, yüzde 2.2’si ise 2000 TL’den yüksek. Nafaka ortalamasının 370 TL olduğu görüldü.

‘MİKTAR ÇOCUKLARIN BAKIMINI KARŞILAYACAK DÜZEYDE DEĞİL’

Konuya ilişkin Nuray Babacan’ın sorularını yanıtlayan, Avukat Selin Nakıpoğlu nafaka konusunda asıl mağdurun erkekler değil, kadınlar olduğunu söyledi. Boşandığı ya da boşanma aşamasında olduğu kadına 200-300 lira nafaka vermemek için baskı yapan ve hatta şiddet uygulayan erkekler olduğunu hatırlatan Nakıpoğlu, “Nafaka miktarları kadınları yoksulluktan kurtaracak ya da çocukların bakımını karşılayacak düzeyde değil. Nafaka ödemekle yükümlü erkeklerin çoğu gelirlerini asgari ücretten göstermek, kayıt dışı çalışmak ve malvarlıklarını başkasının üzerine yapmak gibi yöntemler ile nafaka miktarını düşürmekte. Nafakasını düzenli alamayan kadınların çoğu icra takibi yoluna gitmemekte, gidenlerin ise çoğunun erkeğin ikametgah adresini değiştirip tebligatı almaması gibi nedenlerle eli boş kalmakta” dedi.

‘BİRÇOK KADIN HAKLARINDAN FERAGAT ETMEK ZORUNDA KALIYOR’

Birçok kadının 'Yeter ki yakamdan düşsün' diyerek nafaka hakkından feragat etmek zorunda kaldığını da hatırlatan avukat Nakıpoğlu, “Toplumsal cinsiyet ve cinsiyete dayalı işbölümünün bu kadar keskin hatlarla çizilmiş olduğu bizim gibi toplumlarda kadınların işgücüne katılım oranı düşük. Evlilik birliği içerisinde hiç çalışmamış, çocuklara bakmış, tüm emeğini eşinin ve çocuklarının hizmetine sunmuş kadınlara boşandıktan sonra ‘Ne yaparsan yap!’ deniliyor. 45 yaşına gelmiş, 3-4 çocuk bakmış ve hiç çalışmamış bir kadın iş bulabilir mi? Evliyken ‘Aman çalışmasın, evinin kadını olsun’ boşandıktan sonra ‘Gitsin çalışsın!’ Kadının yok sayıldığı onca yıl ne olacak?” diye sordu.

NAFAKA SÜRESİ HAKİM TAKDİRİNE BIRAKILMAMALI

Süresiz Nafaka Mağdurları Platformu üyelerinden Mesut Arabul ise bugüne kadar 25 bin erkeğin nafakasını ödeyemediği için hapis cezasına çarptırıldığını ve bireysel mağdur sayısının 700 binden fazla olduğunu belirtti.

Mesut Arabul, "Nafaka süresinin hakimin takdirine bırakılmasını istemiyoruz. Ya o gün hakim kötü bir gün geçiriyorsa ya da cinsiyet kayırması içindeyse... O zaman ne olacak? Biz yasal çerçevenin süre ile sınırlandırılmasını, örneğin 2 ile 6 yıl arası gibi, hâkimin takdirinin de bu yasal sınırlar içerisinde geçerli olmasını istiyoruz” ifadesini kullandı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız