AFAD ranta kurban ediliyor: Yetkileri bir bir elinden alınıyor

03.07.2019 12:24 ÇALIŞMA YAŞAMI
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) yetkilerinin elinden alınması ile ilgili açıklama yayımladı. 2009 yılında 5902 sayılı kanunla büyük umutlarla oluşturulan AFAD’ın bugün ranta kurban gittiğinin ifade edildiği açıklamada, “Yapılan bu düzenleme ile gerek deprem, heyelan, kaya düşmesi, su baskını, çığ gibi doğa kaynaklı afetler; gerekse patlama, yangın, kimyasal, biyolojik […]

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) yetkilerinin elinden alınması ile ilgili açıklama yayımladı.

2009 yılında 5902 sayılı kanunla büyük umutlarla oluşturulan AFAD’ın bugün ranta kurban gittiğinin ifade edildiği açıklamada, “Yapılan bu düzenleme ile gerek deprem, heyelan, kaya düşmesi, su baskını, çığ gibi doğa kaynaklı afetler; gerekse patlama, yangın, kimyasal, biyolojik felaketler gibi teknolojik afetler konusunda uzman olmayan bir kuruma görev ve yetkilerin devredilmesini getiren bu düzenleme, kurumların kentsel imar rantının yönetilmesine kurban edilmesi amacıyla yapılmış olması nedeniyle kabul edilemez bir durumdur,” denildi.

Uzmanlık alanında olmamasına rağmen yetkilerin alakasız kurumlara verilmesinin ilk olmadığının belirtildiği açıklama şöyle devam etti: “Geçtiğimiz günlerde Karayolları Genel Müdürlüğü’nün uzmanlık ve görev alanı içinde olmamasına rağmen “Deprem Yönetmelik Taslak Raporlarını” hazırlamasına ilişkin düzenlemelerin ortaya çıkmasından sonra, TBMM gündemine gelen “Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile AFAD Başkanlığı’nın görevleri arasında bulunan önemli iş ve işlemlerin bir kez daha bu kurumun elinden alınarak başka kuruma devredildiği görülmektedir,”.

Kentsel İmar Rantı

Yanlış üzerine yanlışın inşa edildiğinin ifade edildiği açıklama, şu sözlerle son buldu:

“Yılların birikim ve tecrübesi ile oluşmuş kamu kurumlarının görev yetki ve sorumluluklarını alt üst ederek, kapatma ve birleştirmeler ile kendince yeniden yapılanmaya gitmiş olan bu anlayış, şimdi de kendi yanlışı üzerine yeni yanlışlar inşa etmekte; daha fazla ihtiyaç duyduğu kentsel imar rantının yönetilmesi amacıyla yeni yasal düzenlemelere gitmektedir. 

İnsanımızın sağlıklı ve güvenli,  afetlere karşı risksiz bir alan ve yapılarda yaşamasına bilimsel ve teknik olarak hiçbir şekilde katkısı olmayacak; asıl olarak rantı tek merkezden keyfince yönetmeye hizmet edecek, Anayasanın mülkiyet edinme hakkı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1. No’lu Protokolünün 1. Maddesinde “Her gerçek ya da tüzel kişi, mülkiyetinden/malvarlığından müdahale edilmeksizin yararlanma hakkına sahiptir. Hiç kimse, kamu yararı uyarınca ve yasanın ve uluslararası hukuk genel ilkelerinin öngördüğü koşullara tabi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılması hali hariç, mülkiyetinden yoksun bırakılmayacaktır” hükümlerine açıkça aykırı olarak düzenlenen “Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair olan Kanun Tasarısı” derhal geri çekilmelidir,”.