birgün

27° AZ BULUTLU

EKONOMİ 05.07.2020 07:02

AKP’nin zenginlik masalı

2003’te kişi başına düşen gelirde Türkiye’nin gerisinde olan Rusya, Romanya, Arjantin, Çin, Polonya gibi ülkeler AKP’li yıllarda Türkiye’yi geride bıraktı. 17 yıl önce kişi başına düşen gelirde en zengin 67’nci ülke olan Türkiye 2019’da 68’inci sırada. Bulgaristan ise ilk çeyreğin sonu itibariyle SSCB’den ayrıldığından bu yana ilk kez Türkiye’den daha zengin

AKP’nin zenginlik masalı

OZAN GÜNDOĞDU

İktidarın gündemiyle halkın gündemi iki ayrı kulvarda ilerliyor. Geniş kesimler işsizlik, borç ve enflasyon gibi ekonomik sıkıntıların içinde. Bunun yanında halkın iktidar tabanının dışında kalan yarısı anti demokratik baskıyla karşı karşıya.

Buna karşın medyanın yüzde 90’ından fazlası doğrudan iktidarın kontrolünde. Bu durum iktidarın ajandasındaki yapay gündemlerin halkın gerçek gündemiymiş gibi dayatılmasına da neden oluyor. Bu medya gücü aynı zamanda Türkiye’nin küresel ekonomi içinde AKP döneminde sıçrama yaptığı gibi bir yanılmanın da önünü açıyor. Sürekli çarpıtılan ekonomik verilerin ve boş vaadlerin dinletildiği geniş kesimler küresel ekonomiye bir futbol ligi bakmaya başladı. Ülke ekonomisi uçuruma sürüklenirken, AKP medyası ilk 10’a ne zaman girileceğini tartışır oldu. Peki AKP’den önce küresel ekonomi içinde Türkiye’nin vaziyeti neydi, şimdi ne? Bunu Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerinden yola çıkarak derledik.

Borçla da büyünebiliyor

Bir ülkenin sınırları içinde 1 yılda elde edilen kâr, faiz, ücret ve rant gelirlerinin toplamına Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) deniyor. GSYH’deki yıllık artışlar ise ekonomik büyümeyi ifade ediyor. Dolayısıyla bir ülkede nüfusun artması, doğal olarak daha fazla insanın gelir yaratmasına ve ekonominin büyümesine neden oluyor. Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı büyüyen nüfusuna sahip ülkesi olması ekonomik büyümeyi tetikleyen önemli faktörlerden biri. 2002’deki 63 milyonluk nüfusun bugün 83 milyona çıkması hiçbir şey yaşanmasa dahi yaklaşık yüzde 20’lik büyümeye karşılık geliyor. Bunun yanında dışarıdan edinilen borçlar da günün sonunda yurtiçindeki birinin gelirine dönüştüğü için borçla büyümek de mümkün. Yani Türkiye’nin dış borcunun 2002’de 129,6 milyar dolardan bugünkü 431 milyar dolara yükselmesinin de büyüme üzerinde doğrudan etkileri bulunuyor.

Hesap neden dolarla yapılıyor?

Dünya ticaretinin yüzde 85’i Amerikan Doları cinsinden gerçekleşiyor. Ticaretin geri kalanında ise Avro, Japon Yeni, Çin Yuanı gibi rezerv para birimleri etkin. Bunun yanı sıra Türkiye, 1980’li yıllardan itibaren giderek artan tutarlarda ithalat ve ihracat yapan ve sermaye hareketlerinin serbest olduğu dışa açık bir ekonomi. Dolayısıyla ekonomik çarkları giderek daha fazla oranda dolarla döndürebiliyor. Bu yüzden ekonomik büyüklük de diğer ülkelerle kıyaslanırken genellikle kullanılan yöntem, GSYH’yi dolar cinsinden hesaplayarak karşılaştırma yapmak oluyor. Türkiye’nin 2019 yılı için GSYH’si 754 milyar dolar. Bu haliyle Türkiye dünyada 1 yılda en çok gelir elde eden 19’uncu ülke konumunda. (İlk 20 ülke tablodaki gibi). Ancak bu sıralamada ülkenin büyük nüfusu da etkili. Zira 1,5 milyarlık nüfusu olduğu tahmin edilen Hindistan yoksul bir ülke olmakla beraber dünyanın en büyük 5’inci ekonomisi. Türkiye ile aynı nüfusa sahip olan Almanya ise 3,7 trilyon dolarlık geliriyle dünyanın en büyük 4’üncü ekonomisi. Türkiye’nin ilk 10 içine girmesi için ise 1,7 trilyon dolarlık yıllık geliri olan Kanada’yı geçmesi gerekiyor.

Kişi başına gelirde 68’inci

Öte yandan ülkelerin refah seviyelerini karşılaştırırken daha prestijli kabul edilen gösterge tüm ülkenin yıllık geliri değil, kişi başına düşen yıllık gelir. Bunun için GSYH’yi o ülkenin nüfusuna bölmek gerekiyor. Türkiye’nin 754 milyar dolarlık toplam gelirine karşılık, 9 bin 127 dolarlık kişi başına düşen yıllık geliri bulunuyor. Bu haliyle toplam gelirde 19’uncu olan Türkiye, kişi başına gelirde 68’inci sırada. Öte yandan AKP’nin ilk iktidar yılı olan 2003’te Türkiye’nin toplam gelirdeki sıralaması 18’di.

AKP döneminde büyüdük mü?

2002 yılı sonunda iktidara gelen AKP 2001 yılından beri uygulanan IMF politikasını devraldı. 2002 yılıyla beraber büyümeye başlayan ülke 2003’te kişi başına gelirini 4 bin 643 dolara yükseltti. Ancak o yıldan bu yana ABD doları değer kaybetti. Üstelik Türkiye GSYH hesabında 2 kez revizyona gitti. 2005 yılında 576 milyar 322 milyon lira olarak hesaplanan GSYH, 2006’da revize edildi ve 2005 GSYH’si kağıt üzerinde 758 milyar 391 milyon liraya yükseldi. İkinci revizyon ise 2015’te yapıldı. 2015’te 1 trilyon 952 milyar lira olan GSYH yine kağıt üzerinde 2 trilyon 338 milyon liraya yükseltildi.

2003’te durum neydi?

Bu revizyonlardan önce 2003 yılında ülkenin kişi başına geliri 4 bin 643 dolardı. Bu haliyle Türkiye kişi başı gelirde dünyada 67’nci sıradaydı. (2005 revizyonundan sonraki yıl 2006’da 7 bin 278 dolarla 60’ıncı sıraya yükseldi) 2003 yılı için düşünüldüğünde gelişmekte olan bazı ülkelerin sıralaması şu şekilde: Çin 1293 dolarla 116’ıncı sırada, Mısır 1254 dolarla 117’nci sırada, Bulgaristan 2 bin 690 dolarla 87’nci sırada, Arjantin 3 bin 648 dolarla 74’üncü sırada, Brezilya 3 bin 91 dolarla 81'inci sırada, Güney Afrika 3 bin 772 dolarla 71’inci sırada.

2019’da durum ne oldu?

2003’ten 2019’a kadar dünyanın toplam GSYH’si 38,9 trilyon dolardan 85,9 trilyon dolara yükseldi. Dünyadaki para bolluğunun yarattığı bu finansal genişleme içinde Türkiye de borçlanarak büyüme trendini yakaladı. Ancak tüm dünya Türkiye’den daha hızlı büyüdü. Böylece AKP döneminde Türkiye’nin konumu yerinde saydı. 2003’te kişi başına düşen gelirde 67’nci olan Türkiye 2 adet büyük çaplı hesap revizyonuna ve dış borcun yüzde 234 artmasına rağmen 2019’da 68’inci sıraya geriledi. Ayrıca 1990 yılında Türkiye 48’inci sıradaydı. 2003’teki Türkiye’nin gerisinde olan pek çok ülke bugün Türkiye’nin önüne geçmiş durumda. 2003’te 116’ncı sırada olan Çin 2019’da 9 bin 608 dolarla artık Türkiye’nin önünde. 2003’te 81’inci sıradaki Brezilya 2019’da 8 bin 968 dolarla 73’üncü sırada. 17 sene önce 74’üncü sırada olan Arjantin, 11 bin 627 dolarla 2019’da 59’uncu sırada. 2003’te 2 bin 768 dolarla 86’ncı sıradaki Romanya 2019’da 12 bin 285 dolarla 57’nci sırada.


Bulgaristan da geçti

Türkiye’de yıllarca Bulgaristan’ın ne kadar yoksul olduğuna ilişkin haberler yapıldı. Gerçekten de Türkiye’nin 67’nci sırada olduğu 2003’te Bulgaristan 87’nci sıradaydı. Aradan yıllar geçti, 16 yılın ardında Türkiye’nin sıralaması 68’inciliğe gerilerken, Bulgaristan Türkiye’nin hemen arkasına 69’unculuğa oturdu. 2020’nin ilk çeyrek büyüme oranlarının açıklanmasıyla anlaşıldı ki, Bulgaristan SSCB’den ayrılmasından bu yana ilk kez Türkiye’yi kişi başına düşen gelirde geride bıraktı.

***

2019’da kişi başına düşen gelir*

1-Lüksemburg 114 bin 234 dolar
2-İsviçre 82 bin 950 dolar
3-Norveç 81 bin 695 dolar
4-İrlanda 76 bin 99 dolar
5-İzlanda 74 bin 278 dolar
6-Katar 70 bin 780 dolar
7-Singapur 64 bin 41 dolar
8-ABD 62 bin 606 dolar
9-Danimarka 60 bin 692 dolar
10-Avustralya 56 bin 352 dolar
28-Güney Kore 31 bin 346 dolar
39-Yunanistan 20 bin 408 dolar
54-Polonya 15 bin 431 dolar
57-Romanya 12 bin 285 dolar
59-Arjantin 11 bin 627 dolar
60-Rusya 11 bin 317 dolar
67-Çin 9 bin 608 dolar
68-Türkiye 9 bin 346 dolar**
69-Bulgaristan 9 bin 267 dolar
73- Brezilya 8 bin 968 dolar

*Kaynak: IMF 2019 küresel ekonomik görünüm raporu tahminleri.
**IMF tahmini 9 bin 346 dolarken, gerçekleşen 9 bin 127 dolar oldu.

***

2003’te kişi başına düşen gelir*

1-Lüksemburg 66 bin 58 dolar
2-Norveç 49 bin 776 dolar
3-İsviçre 48 bin 297 dolar
4-İrlanda 40 bin 921 dolar
5-Danimarka 40 bin 520 dolar
6-ABD 39 bin 532 dolar
7-İzlanda 38 bin 903 dolar
8-İsveç 36 bin 890 dolar
9-Katar 35 bin 644 dolar
10-Hollanda 35 bin 313 dolar
32-Yunanistan 18 bin 534 dolar
36-Güney Kore 14 bin 673 dolar
56-Polonya 5 bin 691 dolar
67-Türkiye 4 bin 643 dolar
74-Arjantin 3 bin 648 dolar
80-Rusya 3 bin 198 dolar
81-Brezilya 3 bin 91 dolar
86-Romanya 2 bin 768 dolar
87-Bulgaristan 2 bin 690 dolar
116-Çin Bin 293 dolar

Kaynak: IMF 2003 küresel ekonomik görünüm raporu tahminleri

***

akp-nin-zenginlik-masali-752866-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız