Google Play Store
App Store

İstanbul’da bir buluşma gerçekleştirecek olan SOL Parti seçim bildirgesini açıklayacak. Başkanlar Kurulu Üyesi Aydoğan "Yeni bir memleketi kuracak olan da halkın muhalefeti ve emekçilerin gücü olacak" dedi.

AKP’yi halkın muhalefeti gönderecek
Fotoğraf: BirGün

Mustafa KÖMÜŞ

SOL Parti yarın İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde bir buluşma gerçekleştirecek. Saat 14.00’te gerçekleşecek buluşmada Başkanlar Kurulu üyeleri Önder İşleyen ile Feray Aytekin Aydoğan seçim bildirgesini sunacak. Ayrıca Sanatçı Cengiz Bozkurt da Dayanışma Gönüllüleri adına bir konuşma yapacak.

Uzun zamandır Hatay’da Dayanışma Gönüllüleri faaliyetleri içerisinde yer alan SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Feray Aytekin Aydoğan ile hem buluşmayı hem de bölgeye dair izlenimlerini konuştuk.

SOL Parti yarın İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde bir buluşma gerçekleştirecek. Bu buluşmanın amacı nedir?

Son 21 yıl düşünürsek, örneğin 2010 Referandumu en kritik eşiklerden biriydi. O dönemde en geniş cepheyi kurma, halkın cephesini hep birlikte kurma çağrısı yapmıştık. Yine devamında 2017 Referandumu’nda da aldığımız tutum aynı şekildeydi. Hep birlikte “hayır”ı örgütleme meselesi üzerinden yaptığımız çağrı da yine en geniş mücadele cephesini, en geniş muhalefet cephesini örme çağrısıydı. Tarihi eylemlikler gerçekleştirdik o dönemde. Yine Beyoğlu seçimlerinde aldığımız tutum da AKP'ye kaybettirme tutumuydu. Şimdi yine seçimlere giderken de aslında bu noktada ‘tarihsel sorumluluğumuzun gereğini yerine getireceğiz’ demiştik ve bütün emek ve demokrasiden yana güçlere şartsız ve koşulsuz olarak birlikte yürüme çağrısı yaptık. Hem Emek ve Özgürlük İttifakı’ndaki hem Sosyalist Güç Birliği İttifakı’ndaki arkadaşlarımızla birlikte belirlediğimiz yeni bir isimle önümüzdeki dönemi, yeni bir memleketi birlikte kurma çağrısıydı. Şimdi Sosyalist Güç Birliği İttifakı’yla ve SOL Parti olarak seçimlere giriyoruz. 9 Nisan'da da halkın, emekçilerin, devrimcilerin muhalefetini örgütlemeye aday olduğumuzun günü olarak orada seçim bildirgemizi açıklayacağız. Önümüzdeki dönemi hem seçimlerde tek adam rejimini kaybettirecek olan ama seçimden sonra da AKP'nin ilk dönemine tekabül eden bir restorasyon hükümetine karşı da o dönemin devrimci muhalefetini örgütleme çağrımızın en büyük adımlarından biri olacak. Bu hem tek adam rejimini yenme noktasındaki tarihsel çıkışlarımızdan biri olacak hem de devamında seçimden sonra da yeni bir memleketi hep birlikte kurmanın en önemli adımlarından biri olacak.

SOL Parti’nin bu seçim dönemindeki tavrına dair neler söylemek istersiniz?

2 yılı aşkın süre boyunca mutlaka tek adayda ortaklaştırılması gerektiğini, kesinlikle seçimin ikinci tura kalmaması gerektiği üzerine çok yoğun bir çaba, çok yoğun bir faaliyet sürdürdük. Aslında aynı zamanda şu an bir tek adayla ortaklaştırılmasında gelinen süreçte de SOL Parti’nin yürüttüğümüz bu süreçte çok ciddi bir katkısı var. Ve bu çağrıyı da zaten defalarca yaptık. Cumhurbaşkanlığında yine oy vereceğimizi, milletvekili seçimlerinde ise SOL Parti olarak SGB İttifakı içerisinde seçime gireceğimizi ifade etmiştik. 9 Nisan'da da bunun çağrısını tekrar gerçekleştireceğiz.

Feray Aytekin AydoğanFeray Aytekin Aydoğan

İKİ TÜRKİYE VAR

Uzun süre deprem bölgesindeydiniz. Orada neler gördünüz?

Tam da seçim dönemine girdiğimiz bir dönemde iki Türkiye'yi çok net bir şekilde görmüş olduk bu depremle birlikte. Yirmi bir yıllık yarattıkları enkazın, memleketin üzerine nasıl karabasan gibi çöktüğünün en acı hali oldu aslında deprem bölgesinde yaşanılanlar. Laikliği kamusallığı, kamusal hakları yok sayma üzerinden kurdukları bu yirmi bir yıllık düzen çöktü. Milliyetçilik, mezhepler, cinsiyetler ve kimlikler üzerinden yaptıkları kutuplaştırma ve ayrımcılık üzerine kurdukları bütün bu yirmi bir yıllık politikaları ve hatları çöktü. Siirt'ten Edirne'ye, Konya'dan Antalya'ya memleketin her yerinden olağanüstü bir çabayla dayanışma ulaştırılmaya çalışıldı. AKP'nin yarattığı Türkiye çöktü. Peki devamında ne oldu? Yirmi bir yıldır lanetli ilan ettikleri, gözaltılarla, baskılarla, tutuklamalarla, yapılan en ufacık bir demokratik eyleme yaptıkları saldırılarla, sosyal medya ve benzeri araçlar üzerinden yarattıkları korku kuşatmasıyla yok saydıkları, hedef aldıkları herkes oradaydı. Sosyalistler oradaydı, sendikalar oradaydı, ilericiler oradaydı, devrimciler oradaydı, kadınlar ve gençler oradaydı. Ve işte tam da ‘yeni ülkeyi kuralım. Hatay'ı yeniden kurmak, yıkılan kentleri yeniden kurmak, aynı zamanda memleketi yeniden kurmaktır’ dediğimiz meselenin burada en net hali yaşandı.

Yarınki buluşma ve deprem bölgesinde kurulan dayanışmayı birlikte değerlendirdiğiniz zaman neler söylemek istersiniz?

Çağrımız ‘felaketler iktidarını gönderelim haklarımızı ve geleceğimiz için örgütlenelim’ çağrısı. Sadece deprem bölgesinde değil iki yılı aşkın zamandır aslolanın halkın örgütlenmesi olduğunun, bu pratikleri yaratmanın iradesini ve kararlılığını adım adım ördük. Trabzon mitingiyle ördük. İstanbul ve İzmir mitingleriyle ördük. Fatsa, Uşak üretici mitingleriyle ördük. Son dönemde Edirne, Zonguldak ve Bursa’da yaptığımız yürüyüşlerle ördük. Yeni bir memleketi kuracak olan da halkın muhalefeti ve emekçilerin gücü olacak.