birgün

11° AÇIK

SİYASET 23.06.2021 10:40

Akşener'den Erdoğan'a: Garibanla oynama, Gayretullah'a dokunur

İYİ Parti lideri Meral Akşener, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Akşener, "Garibanla oynadığın, garibana çöktüğün zaman Gayretullah'a dokunur. Öyle çarpılırsın ki seni kimse kurtaramaz," sözleriyle Erdoğan'a seslendi.

Akşener'den Erdoğan'a: Garibanla oynama, Gayretullah'a dokunur

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu.

Yerli aşıdaki 3. faz çalışmalarının başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Akşener, "Dün akşam iktidarın havuz medyasında yapılan yoğun propagandayı gördükten sonra Erdoğan'ı uyarmak istiyorum yerli aşı meselesinden siyaset devşirmeye çalışıp da böyle önemli bir sürecin baltalanmasına müsaade etme. Bırak Sağlık Bakanlığımız süreci olması gerektiği gibi yürütsün. Bu konuyu da algı operasyonuna kurban edersen bu sefer altında kalırsın" dedi.

Akşener, PTT puluna eski Sırp Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Milorad Dodik’in resminin bastırılması ile ilgili de "Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır. Pul bastırmak soykırımı unutmaktır. İnancımıza ve değerlerimize göre o pullarda kullanılan mürekkep değil Müslüman kanıdır, Müslüman kanı. Bu yanlıştan derhal dönün. O pulları vakit kaybetmeden imha edin," ifadelerini kullandı.

Her şeyi iyi yaptıkları yalanını söylemeye devam ediyorlar. Nice yetenekli gençlerimiz iş bulamazken müdürlerine 11, danışmanlarına 5 maaş vermeye devam ediyorlar. Memleketin akarsularına HES projeleri ile çökmüş yandaşlarına tıkır tıkır para akıtmaya devam ediyorlar.

Akşener'in konuşmasının devamından satır başları:

Tank Paleti peşkeş çektikleri gibi MKEK'i özelleştiriyorlar. Bu stratejik kurumu peşkeş maceralarına kurban ediyorlar. Dökmedik satmadık bir şey bırakmadılar. Utanmıyorlar. Çünkü milletimizin gerçekleri umurlarında değil. AK Parti ve ortakları için birinci öncelik Saray sefası.

AFGANİSTAN TEPKİSİ

Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan'ın öncelikli görevi Afganistan'daki havalimanın güvenliğini sağlamak değil milletin huzur ve refahını sağlamaktır.

Sayın Erdoğan etrafındaki kabiliyetsiz boş maaşlı danışmanlarına söyle: 27 yıllık siyasi hayatımda başıma gelmeyen kalmadı. Sizinkiler vız gelir tırıs gider. Aldıkları maaşın karşılamalarını söyle. Seni rezil ediyor. Sen bize kulak ver zarar görmezsin. Danışmanlarınla bu kafayla gidin askere tez alırsın tezkere.

Sayın Erdoğan fakirle oynama. Günahtır. Onları korkutma. Sen hakaret ediyorsun, tehdit ediyorsun, iftira ediyorsun. Birlikte yoluşalım. Sorun yok. O günlerden geçtin sen. Babalarımızın o gece eve yiyecek getiremediği bir neslin çocuklarıyız biz. Ne çabuk unuttun. Analarımızın sade suya tirit yapıp ekmek bandırdığı çocuklarız biz. Ne çabuk unuttun. Yazıktır günahtır. Yaptırma. Meral Akşener'e hakaret etmek İYİ Parti'ye iftira etmek için garibanı kullanma. Elinde çok büyük güçler var onu kullan. Yazıktır günahtır o kardeşimize yapma. Çoluğu çocuğu var yapma. Garibanla oynadığın, garibana çöktüğün zaman Gayretullah'a dokunur. Öyle çarpılırsın ki seni kimse kurtaramaz.

O kadar acı ki, bu kürsüye kim çıkıyorsa o insanların peşine düşülüyor. Acaba ne buluruz o insanları lime lime yapabiliriz gibi bir tavır içindeler. O kadar üzgünüm ki… Adana’da çiftçiler beni durdurdular. Bir soğan ve karpuz üreticisi. Karpuz üreticisi olan kardeşimiz, canı yanan çiftçi feveran etti. Ben hem yerel basına hem bizimle gelen arkadaşlarımıza bu arkadaşın söylediklerini yayınlamayın dedim. Başına iş geleceği için. Biz yayınlamadık. Biz o çiftçimizi perdelemeye çalıştık.

O kadar üzüldüm ki gitmişler, çökmüşler o arkadaşımızı, kardeşimizi A Haber denilen ‘kanal’ günlerce konuşturup televizyondan vermişler. Sayın Erdoğan fakirle oynama be, günahtır. Onları korkutma. O günlerden geçtin sen. Babalarımızın o gece eve yiyecek ekmek getiremediği bir neslin çocuklarıyız biz ne çabuk unuttun?

Turizm acentesi sahibi bir kardeşim; “Nefes kredisi en yüksek faizle veriliyor. Adı Nefes Kredisi ama, bu faizle nefesimiz kesiliyor.” diyor. Bolvadin’deki bir çiftçi kardeşim, feryat ediyor; “Ne olacak bizim halimiz? Yem 160, 170 lira. Yemin ederim, 70-80 hayvandan, 2-3 hayvanım kaldı. Gübremiz pahalı, mazot pahalı. Mera diye bir şey de kalmadı. Yayladaki yerleri de elimizden alıyorlar.” diyor. Sen, milletimizin gerçeğini görmesen de, Çay ilçesindeki kardeşim görüyor.

Diyor ki; “Malcılık bitti, çiftçilik bitti. Biz bitince esnaf bitiyor. Televizyona çıkıp, ‘’Vatandaşım iyi durumda” diyor. Gelsin de görsün bakalım ne haldeyiz.” Aynen böyle diyor. Sayın Erdoğan; İşte sana milletimizin gerçekleri. Sefa sürdüğün saraydan, bir zahmet başını çıkar da, vatandaşını bir dinle. Bu ucube sistemle, devleti devlet olmaktan, vatandaşı da çileden çıkardın. Bir zahmet sokağa çık da, milletin gerçeklerini gör bakalım. Bu hafta Milletin Kürsüsü’nde, senin o duymazdan geldiğin insanlarımızdan biri var.

Okullar kapandı, evden çalışma dönemine geçildi, ve koca bir sektör, çaresizlik içinde kıvranıyor. Servis firmaları ve emekçileri zor durumda. Onlardan biri, servisçilik yapan, Ahmet Alper İntepe kardeşim, bugün aramızda. Şehit babasına bile, utanmadan, sıkılmadan, ekranlarını kapayan, TRT ve Meclis Televizyonu’ndan, servisçi kardeşlerimizin sesini duyurmalarını, elbette beklemiyoruz. Ama onlar istedikleri kadar sansürlesin, biz, milletimizin sesini, Türkiye’ye duyurmaktan vazgeçmeyeceğiz.

LÜTFÜ TÜRKKAN AÇIKLAMASI

İki gündür Sayın Lütfü Türkkan'ın meşhur çiftliği üzerine gagalanıyoruz. Bir basın mensubu arkadaşımız soru sormak istedi. Sayın Türkkan'ın açıklamaları var ama onun karşılaştığı bu sistemin sonuçları olarak ben, kim nerede ne yapmışsa tespit edip rezil etmezsem namerdim.

Yıkıldı mı, yıkıldı. Tamam. İletişim Başkanı'nın eviyle ilgili bir şey çıktı ağzımızı açmadık. Tarihi eser meselesinin nasıl yürüdüğünü biliyoruz. Üzerinde tepinebilirdik, tepinmedik.

Dolayısıyla parayla pulla alakası olmayan bir şahıs olarak bunu da en iyi bilen Sayın Erdoğan'dır, şimdi yandınız. Çünkü madem ki devletten kiralanmış yerlere çökülme diye kabul ediliyor, kira mira olamadan çökülenleri takip edeceğim. Nasıl iyi takip ettiğimi da Sayın Erdoğan görecek. Hadi bakalım. Soru sormuştu arkadaşımız umarım cevabını almıştır.

Ne zaman doğalgaz bulunur. Akaryakıta zam gelir. Sayın Erdoğan için rant ekonomisi gibi bir kaynak varken sürdürülebilir kalkınmaya gerek yoktur.

El insaf kardeşim. Ne doymaz bir iştahınız varmış. Nasıl bir açlıkmış?

Öyle eğri bir düzen kurmuşlar ki her şey vatandaşın aleyhine işliyor. Şimdi söyleyeceklerin gerçekten önemli. İktidarın rant iştahı tüm kurumları sarmış. EPDK daire başkanı olan kişi tarifeleri teşvikleri ocak ayında belirleyip bir şirkette yönetici oluyor. Yine çalışan başka bir uzman bir şirkete transfer oluyor. Paraları alacak şirkete yönetici olarak gidiyor.

Artık ahlakın Beştepe'nin yanından geçmediğini görüyoruz. Böyle bir tezgahtan çıksa çıksa vatandaşa yük çıkar. Haram zıkkım olsun. İlk seçimde milletten yetki alıp o kirli çarkı haramzadelerin başında kıracağız. Çözüme girince bir kara sinek tebelleş oldu, acaba nereden geldi.

İktidarın bacası alev almış. Panik arttıkça iftiralar artıyor. Bizim yolumuz millet yoludur. Bu kutlu yolda dönmek yok. Yıkılmaz, vazgeçmek yok. İstedikleri kadar ağlayıp sızlansınlar, bu sandıklar er ya da geç milletin önüne gelecek. Milletin iradesi tecelli edecek. Sayın Erdoğan ve ortakları tıpış tıpış gidecek.

Video mu izletelim? MHP'nin PKK ile işbirliğine gittiğini sayın Erdoğan söyledi. Şimdi Saadet Partisi ile uğraşıyorlar. Hazırlıklıyız. 27 yıldır asit havuzunda yüzüyorum."