birgün

7° AÇIK

EĞİTİM 18.02.2020 10:23

Anket sonuçları akademik lise diyor

Anket sonuçları akademik lise diyor

Dilek Gedik*

2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren uygulamaya konulan 4+4+4 sistemi, 60 aylık çocukların da okula başlamasıyla 611 bin 517 fazla çocuğu okullu yaptı. Bu çocuklar şimdi 8’inci sınıf ve LGS sürecini yaşıyorlar.

TEOG sistemi kaldırılırken, çocuklar ve ailelerinin sınav stresi yaşamamasının, her öğrencinin evine en yakın okula gidebilmesinin amaçlandığı ifade edilmişti. Ancak LGS ile gelinen noktada tam aksine, öğrenci artışına rağmen “nitelikli okul” kontenjanlarının arttırılmaması stresi kat be kat arttırdı. Örneğin; 2019 yılında yüzde 2,58 yüzdelik dilim ile öğrenci alan bir fen lisesinin, 2020 yılında yüzde 1,56 ile öğrenci alacağını tahmin etmek zor değil.

Yerel yerleştirme ile ortaöğretim kurumlarına yerleşen çocuklar için de durum çok farklı tezahür etmedi. Okul başarı puanı yeterli olmadığı için “evine en yakın” okula yerleşemeyen çok sayıda çocuk oldu. Yani yerel yerleşmede, okul başarı puanı fiilen birinci belirleyici haline gelmiş oldu. Okul başarı puanının öncelikli kriter olması ise okul notlarını tartışmalı hale getirdi. Örneğin LGS puanı yüzde 3’lük dilimde olmakla akademik olarak başarılı kabul edilmesi gereken bir öğrencinin not ortalaması 94 olduğu için, LGS puanı yüzde 20’lik, yüzde 40’lık dilimde yer aldığı halde başka bir ortaokuldan mezun ve okul ortalaması 99 olan diğer öğrenciye göre evine en yakın okula kayıtta dezavantajlı konuma düştüğü durumlara rastlandı.

Türkiye genelinde ise, yerel yerleştirmede öncelik ve adalet konuları dışında; tercih kısıtlamaları, akademik liselerin yaygınlığının ve kapasitesinin yetersizliği de öğrencileri ve velileri mağdur etti. Bir okul türünden en fazla 3 tercih yapılmasına izin verilmesi öğrencilerin akademik lise tercih etme şansını ortadan kaldırdı. Pek çok aile tercihlerini yap(a)madığı için imam hatip, meslek lisesi, açık lise, özel okul seçenekleri arasında sıkıştı. Birçok ilçede tercih edilecek 3 adet akademik lise bulunmaması, çocukları bu haktan bile mahrum bıraktı. Velilerin ısrarları sonucunda Anadolu liselerine kapasitelerinin üzerinde kayıt yapıldı ve hatta bazıları ikili öğretime geçirildi. Bunun da yeterli olmadığı Bolu’da, velilerin kararlı mücadelesi sonucunda 5 derslikli yeni bir Anadolu lisesi açılması başarıldı.

Öğrenci Veli Derneği Muğla Şubesi, eğitimin asli unsurları öğrenciler ile velilerinin kaygılarını paylaşmak ve beklentilerini belirlemek amacıyla bir anket düzenledi. Bu ankette, velilere çocuklarının hangi okul türünde okumak istedikleri hakkında 3 soru soruldu. Ankete katılan velilerin tamamına yakını 1’inci sırada fen lisesini tercih ederken, ikinci sırada Anadolu lisesini tercih etti. Son sıraları imam hatip liseleri, özel eğitim kurumları ve açık liseler paylaştı.

Anket sonuçları şunu gösteriyor ki; 2020 yılında 600 bin daha fazla öğrenci çoğunlukla fen liselerini ve Anadolu liselerini tercih edecek fakat bu liselerin ne sayısı ne de kontenjanı yeterli olacak. Toplamdaki derslik sayısı ile öğrenci sayısı eşleştirilerek sorunun aritmetik olarak çözülmeye çalışılmasıyla, öğrencilerin istemedikleri okul türlerine ikna edilmeye çabalanması çok sayıda öğrenciyi mağdur edecek.

Bu nedenle, acil çözüm olarak tercih edilmeyen okulların kapatılarak, yerine fen liseleri ve Anadolu liseleri gibi akademik eğitim veren okullar açılması, uzun vadeli çözüm olarak tercihlere yönelik okul inşaatlarına başlanması çözüme katkı sağlayacaktır.

Muğla’da yaptığımız anket çalışmasını, Veli-Der’in diğer şubeleri ile ortaklaşarak yeniden düzenledikten sonra Türkiye ölçeğinde yeni bir anketi başlattık. Velilerimizi anketimize (https://forms.gle/qaZDnA38fADjKPrk8) katılarak çocuklarının hayallerindeki okul türü beklentilerini duyurmaya çağırıyoruz. Anket sayfamıza, aşağıdaki karekodu akıllı telefonunuza okutarak ulaşabilirsiniz.

*Veli-Der Muğla Şubesi Başkanı

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız