Avukatlar, mülteci merkezinde iki saat kilitli kaldı

20.05.2019 10:10 GÜNCEL
Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde mülteci müvekkilleriyle görüşmeye giden İzmir Barosu avukatlarının merkezde 2 saat kilitli kaldığı belirtildi. Avukat Hatice Sönmez, “İdari bölüme ve dış kapıya açılan kapılara gittiğimizde kapıların kilitli olduğunu anladık ve kapılara vurmaya başladık. İçeride kilitli olduğumuzu duyurmaya çalıştık ancak sesimizi duyan olmadı” dedi. Gazete Duvar’dan Nuray Pehlivan’ın haberine göre, geçen hafta İzmir Barosu mensubu sekiz […]

Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde mülteci müvekkilleriyle görüşmeye giden İzmir Barosu avukatlarının merkezde 2 saat kilitli kaldığı belirtildi. Avukat Hatice Sönmez, “İdari bölüme ve dış kapıya açılan kapılara gittiğimizde kapıların kilitli olduğunu anladık ve kapılara vurmaya başladık. İçeride kilitli olduğumuzu duyurmaya çalıştık ancak sesimizi duyan olmadı” dedi.

Gazete Duvar’dan Nuray Pehlivan’ın haberine göre, geçen hafta İzmir Barosu mensubu sekiz avukat ve bir tercüman, adli yardım görevlerini yerine getirmek amacıyla geldikleri Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde bulundukları odanın her iki kapısı da kapatılarak müvekkillerine ve dosyalarına erişimleri engellendi. Bu süre içerisinde tuvalet, su gibi ihtiyaçlarını karşılama olanaklarından yoksun bırakıldığı belirtilen avukatların yardım çağrıları yanıtsız kaldı.

Geri Gönderme Merkezi’nde avukatların saatlerce bekletilmesinin yerleşik bir uygulama olduğunu ifade eden Sönmez, bu nedenle içeride kilitli tutulduklarını ilk etapta anlayamadıklarını söyledi. Sönmez şunları kaydetti:

“Yaklaşık iki saat sonra hiç kimsenin gelmediğini ve içeride güvenlik görevlisinin olmadığını fark ettik. Görüşeceğimiz insanların acil talepleri olduğunu bildiğimizden avukat görüş odalarının dışında bulunan ara koridora çıkıp bir güvenlik görevlisi veya uzman bulmaya çalıştık. Ancak içeride sekiz avukat ve bir tercüman dışında kimse yoktu. İdari bölüme ve dış kapıya açılan kapılara gittiğimizde kapıların kilitli olduğunu anladık ve kapılara vurmaya başladık. İçeride kilitli olduğumuzu duyurmaya çalıştık ancak sesimizi duyan olmadı. İçerisi oldukça havasızdı ve aramızda tuvalet ve su ihtiyacı olan meslektaşlarım vardı. Hepimiz içeride panikleyince, baro yönetimini arayarak acil yardım talep ettik. Bu sırada dışarıdan gürültüler geliyordu, pencereden baktığımızda siyahi insanların olduğu kalabalık bir kitlenin kuruma alındığını gördük. Çocuk sesleri ve bağırışlar vardı. Kapılara vurduğumuz esnada iki tane uzman kapıyı açtı ve şaşkınlık içinde bizim burada niçin kilitli tutulduğumuzu bilmediklerini söylediler. Bu sırada bir güvenlik görevlisi içeri geldi ve onun ardından bir meslektaşımla birlikte idari bölüme açılan kapıya doğru yöneldik. Kapının kilidi kartla açıldığı esnada kapının arasına geçtim ve üst katta gördüğüm bir uzmana, bizi neden kilitlediklerini, hâlâ neden müvekkillerimizi getirmediklerini sordum.

Bu sırada güvenlikçi, amirini çağırdı ve kapıyı itmek suretiyle beni ve meslektaşımı içeriye doğru iteledi. Sonra içeride ciddi bir tartışma yaşadık. Saatlerdir oradaydık, kilitliydik ve ortada ne dosya ne müvekkillerimiz vardı. Mesainin bitmesine 45 dakika kala müvekkillerimiz getirildi, dosyaları gelmedi, yerine birkaç sayfa evrak getirildi. Bu sırada kendini uzman diye tanıtan bir personelin kaba ve saygısız tutumuna maruz kaldık. Oldukça sağlıksız ve kötü şartlarda kısa bir görüşme yapabildik müvekkillerimizle…

Her geçen gün Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde bir öncekini unutturmayacak daha kötü bir uygulamayla karşılaşmak mümkün. Yasal hiçbir zemini olmayan bu uygulamalar karşısında, ben ve meslektaşlarım yıpratılmaya çalışılmaktadır. Ancak bu uygulamalar karşısında yasal tüm yollara başvuracağımızı, yabancıların, mültecilerin adalete erişiminin sağlıklı tesis edilmesi için sonuna kadar
mücadele edeceğimizi bilmelerini isteriz.”