Barış Akademisyenleri: Barış sözümüzü çoğaltacağız

02.12.2019 13:56 EGE'DE BİRGÜN
İzmir’de Barış Akademisyenleri, Anayasa Mahkemesi kararına ve beraat kararlarına rağmen iade edilmeyen hakları için basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “Barış talebimizin arkasındayız. Barış sözümüzü çoğaltacağız” denildi.

AYCAN KARADAĞ

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayan ve Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile üniversitedeki görevlerinden ihraç edilen Barış Akademisyenleri, bugün 5 ilde ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. İzmir’de Eğitim Sen 3 Nolu Şube’de gerçekleşen basın açıklamasında, beraat kararlarına rağmen iade edilmeyen hakları istedi.

Grup adına basın açıklamasını okuyan Dokuz Eylül Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden ihraç edilen öğretim üyesi Doç. Dr. Halis Ulaş, Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL koşullarında ihraç edildiklerini ve 822 Barış Akademisyenine dava açıldığını söyleyerek, “Cezalara çarptırıldık, hapis yattık. Seyahat özgürlüğümüzden, adil yargılanma hakkımızdan, çalışma hakkımızdan, sosyal güvencelerimizden yoksun bırakıldık. KHK’lı olan arkadaşlarımızın seçilme ve seçme hakkı, velayet hakkı dahi tartışmaya açıldı. Miras hakkı elinden alınanlar oldu. Barış Akademisyeni Dr. Mehmet Fatih Tıraş hayatına son verdi. Nihayet 26 Temmuz 2019’da Anayasa Mahkemesi, barış talebimizin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti ve 522 arkadaşımız beraat etti. Ancak henüz beraat etmeyen Barış Akademisyenleri de var. Evet, şu sıralar beraat kararları alıyoruz; ancak hâlâ gasp edilmiş haklarımızı geri alabilmiş değiliz. Ne üniversitelerimize dönebildik ne de pasaportlarımızı geri alabildik. Hâlâ çalışma hakkından ve seyahat özgürlüğünden mahrumuz” diye konuştu.

"TÜM SALDIRILAR ORTADAN KALDIRILMALIDIR"

Sorunların çözülmediğini vurgulayan Ulaş, taleplerini şu şekilde sıraladı:

“İşleyişi ve kararları tartışmalı. Adaleti geciktiriyor. Hâlâ değerlendirilmeyi bekleyen 33 bin dosya var önünde. 406 Barış Akademisyeninin ve KESK üyesi 1500 kamu emekçisinin dosyası da bekleyenler arasında. Buradan çıkan hukuksuz kararların mahkemelerce bozulması uzun yıllar alıyor. Sorunlarımız acil demokratik çözümler gerektiriyor. Bu çerçevede somut taleplerimiz şunlardır. ‘Bu suça ortak olmayacağız!’ bildirisinin imzacısı olup KHK ile ihraç edilen, sözleşmesi yenilenmeyen, sözleşmesi feshedilen, istifa etmek ya da emekliye ayrılmak zorunda kalan tüm imzacılar, ihraç edildikleri kurumlardaki görevlerine geri dönebilmelidir. Araştırma görevlisiyken ihraç edilenlerin güvenceli bir kadroda işe dönüşü sağlanmalıdır. Öğrenimini sürdürenler öğrenim gördükleri kurumlarda görevlendirilmeli, doktorasını bitirenler doktor öğretim görevlisi olarak atanmalıdır. Doçentlik ve profesörlük koşullarını yerine getirdiği halde kadro ataması askıya alınan Barış Akademisyenleri hak kazandıkları kadrolarıyla göreve dönmelidir. KHK’lerle ihraç edilen barış akademisyenlerinin ve kamu emekçilerinin yurttaşlık haklarına yapılan tüm saldırılar ortadan kaldırılmalıdır.”

baris-akademisyenleri-baris-sozumuzu-cogaltacagiz-656428-1.

"TOPLUMSAL BARIŞIN ÖNÜ AÇILMALIDIR"

Ulaş taleplerini şu şekilde sonlandırdı:

“Pasaportları derhal geri verilmeli, bütün hak kayıpları tazmin edilmelidir. Barış imzacısı olanlar dışında KHK’lerle ihraç edilen KESK’e üye onlarca akademisyen bulunmaktadır. Aynı şekilde bu arkadaşlarımızın da ihraçlarına hiçbir hukukî dayanak bulunmamaktadır. Derhal görevlerine iade edilmeli ve tüm hak kayıpları telafi edilmelidir. Hukuk devleti olmanın gereği yerine getirilmeli, OHAL KHK’leri kaldırılmalı, OHAL Komisyonu lağvedilmelidir. Taraf olunan uluslararası antlaşmalara ve hukuk kurallarına uyularak toplumsal barışın önü açılmalıdır. Barış talebimizin arkasındayız. Barış sözümüzü çoğaltacağız."