birgün

18° KAPALI

GÜNCEL 03.05.2019 08:45

Basın Özgürlüğü Günü’nde utandıran tablo: Basın özgür değil

DİLAN ESEN 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde karanlık tablo. 142 gazetecinin tutuklu olduğu Türkiye’de 3 binden fazla gazeteci de işsiz. Birleşmiş Milletler’in kararıyla 1993’ten bu yana 3 Mayıs’ta yılında basın özgürlüğüne dikkat çekiliyor. Gazeteci örgütlerinin açıklamaları yaşanan durumu özetledi Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD)’nin dün yayımladığı 2019’un ilk üç ayını kapsayan ‘Medya İzleme Raporu’na bu […]

Basın Özgürlüğü Günü’nde utandıran tablo: Basın özgür değil

DİLAN ESEN

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde karanlık tablo. 142 gazetecinin tutuklu olduğu Türkiye’de 3 binden fazla gazeteci de işsiz. Birleşmiş Milletler’in kararıyla 1993’ten bu yana 3 Mayıs’ta yılında basın özgürlüğüne dikkat çekiliyor. Gazeteci örgütlerinin açıklamaları yaşanan durumu özetledi

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD)’nin dün yayımladığı 2019’un ilk üç ayını kapsayan ‘Medya İzleme Raporu’na bu yılda da durum değişmedi. Raporda ihlaller; toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kadın düşmanlığı ve istismarı, tehdit, hakaret, hedef gösterme, şiddet, manipülasyonlar, gözaltı, tutuklamalar, davalar, işten çıkarmalar, sansür gibi başlıklar inceleniyor.

GÜNDE BİR GAZETECİ İŞSİZ KALDI

ÇGD’nin raporuna göre 2019’un ilk üç ayında farklı gerekçelerle 78 gazeteci işten çıkarıldı. Onlardan biri de 27 yıldır Hürriyet’te çalışan ve son olarak okur temsilcisi olarak görev yapan Faruk Bildirici oldu. Sansür bölümünde ise İstanbul Kartal’da çöken binaya ilişkin haberlere yayın yasağı getirilmesi yer aldı. Demirtaş’ın TRT konuşmasının sansürlenmesi, verilmeyen basın kartları, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın medya patronlarına verdiği talimata da raporda yer verildi.

GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto ise Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle yaptığı açıklamada halkın haber alma ve bilgi edinme hakkının kısıtlandığını hatırlatarak “Bu hak her gün dünyada da Türkiye’de de biraz daha kısıtlanıyor. Pek çok olay yayın yasakları yüzünden öğrenilemiyor” dedi. Basın özgürlüğü konusunda Türkiye’de başarılı olunmadığını vurgulayan Olcayto, açıklamasında şunları söyledi: “Gazetecilik saygın bir meslektir ve suç değildir bunu hep söylüyoruz ama gazeteciye potansiyel suçlu gözüyle bakan bir iktidarımız var. Bütün o umutsuzluk, baskı, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engellere rağmen Türkiye’de bu mesleği aşkla yapan gencecik arkadaşlarımız var.”

Türkiye’de basın özgürlüğü olmadığını ifade eden Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş ise “142 gazetecinin tutuklu olduğu, yüzlerce gazetecinin yargılandığı, onlarca gazetecinin para cezaları aldığı, binlercesinin işsiz kaldığı bir ülkedeyiz. Bunu değiştirecek olan güç gazetecilerin örgütlülüğünden ve dayanışmasından geçmekte” dedi.

HER HABERE DAVA AÇILIYOR

DİSK’e bağlı Basın-İş Sendikası Başkanı Faruk Eren ise Cumhuriyet davasında 6 gazetecinin yeniden cezaevine girdiğini hatırlatarak şunları söyledi: “Neredeyse yapılan her habere dava açılıyor. Sorun sadece bu davalar ve tutuklamalar değil. Basın çok ağır bir baskı altında. Durum dünyada da çok parlak değil. Birçok ülkede Meksika, Rusya ve Ukrayna’da gazeteciler öldürülüyor.”

‘ÖZGÜRLÜĞÜN KIRINTISI YOK’

CHP’nin eski milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş da bir açıklama yaptı: “Gazetecilere sürekli gözaltı, soruşturma ve kovuşturmaya uğruyor. Tutukluluk süreçleri ise fiili cezalandırmaya dönüştü. Sadece Nisan ayında 81 gazetecinin hakim karşısına çıktı. Türkiye’de gazeteciler için özgürlüğün kırıntısı bile yok. Sadece iktidarı kayıtsız şartsız destekleme özgürlüğü var.”

***

Rakamlarla Türkiye’de medya

Tutuklu gazeteci sayısı: 142

Türkiye basın özgürlüğü sıralaması: 157

OHAL’de kapatılan medya kuruluşu: 178

RTÜK’ün geçen yıl uyguladığı yayın yasağı: 160

Basın kartı ve pasaportu iptal edilen gazeteci sayısı: 800

İşsiz kalan gazeteci sayısı: 3 bin

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız