birgün

22° AZ BULUTLU

KÜLTÜR SANAT 10.07.2020 09:21

Bazı şarkıların bazı yaşları beklediğini kabullenmiştik

Alternatif müziğin yükselen yıldızı Bade Nosa, yeni single çalışması ‘28’ ile dinleyici karşısında. ‘Kendim Abla’ isimli şarkısıyla çıkış yapan müzisyen, “Bazı şarkıların bazı yaşları beklediğini, bizden çıkmalarının da bazı yaşları beklediğini fark etmiş, kabullenmiştik. Vakti şimdiymiş” diyor

Bazı şarkıların bazı yaşları beklediğini kabullenmiştik

IŞIL ÇALIŞKAN

‘Ve cemre düştü mavi çarşaflara, / Salyangozlar dökülürken asfaltlara, / Ağlaştık biz, o evdeydik / Titreştik biz, aynı teldeydik…” Bu sözler Bade Nosa’nın yeni single çalışması 28’den. Sözleriyle müziğin müthiş uyumu içinde alıp götüren bu şarkı için “Türlü sınavlardan geçmiş bir sevginin süzülerek rüştünü ispatladığı bir anın şarkısı” diyor müzisyen.

‘Kendim Abla’ ile müzik piyasasına giren Bade Nosa ile müzik serüvenini konuştuk.


► ‘Kendim Abla’ ile çok sağlam bir giriş yaptınız. Teknolojinin de gelişmesi ile birlikte çok geniş bir havuz haline geldi müzik sektörü. Öncesinde nerelerdeydiniz? Ektiğinizi mi biçiyorsunuz şu an?
O kadar şarkı biriktirdim ki birçoğu bende eskidi, dinleyici için yeni olsalar da. O açıdan ektiğimi biçiyorum diyebilirim. Uzunca bir süredir demlediğimi içiyorum ya da. Ama biçtikçe sürekli yenilerini de ekiyor, içtikçe yenilerini demliyorum. 12-13 yaşından beri şarkı yapıyorum. Son yedi senedir de çoğunlukla sevdiceğim, yoldaşım Emre Can’la birlikte yapıyoruz şarkıları. Bazıları kendi kendini imha etti zamanla, bazıları Kendim Abla gibi, 28 gibi, bizden çıktı, sizinle en sonunda buluştu. Birçoğu da hala bizden çıkmayı bekliyor. Bade Nosa ismiyle çıkış yapmaya karar vermeden evvel, ‘Bekler Bazı Yaşları’ ismiyle çıkmayı düşünmüştük. Necatigil’in ‘Açık’ şiirinden çok sevdiğimiz bir dizesi var, ‘Çünkü bazı şiirler bekler bazı yaşları’ diye. Bazı şarkıların bazı yaşları beklediğini, bizden çıkmalarının da bazı yaşları beklediğini fark etmiş, kabullenmiştik. Vakti şimdiymiş, ne denebilir ki başka.

TEK BİR ŞEY OLMA FİKRİ BENİ ÜRKÜTÜR

►Özgün sunumunuzun bunda etkisi büyük olsa gerek. Gerek müziğiniz gerekse imajınızla fark kattınız. Şarkınızdan yola çıkarak ‘kendiniz gibi’ olmanız mı tüm bunları doğal gösteren?
Kimse sadece tek bir personaya sahip değil, bizler tek yönlü karakterler, imajlar değiliz diye düşünüyorum. Aynı anda birçok rolü, kimliği barındırıyoruz bünyede, bunlar arasında geçiş yapıp duruyoruz. Ama kendimizden tek bir şey yaratmaya çalıştığımızda bu sanki kendi doğamıza aykırı, uyumsuz kalıyor, o zaman doğallık da kaybolmaya başlıyor. Ben hep müzisyen/sanatçı personamın yanında mutlaka başka işlerim, rollerim, karakterlerim de olsun istemiştim. Yalnızca, tek bir şey olma fikri beni çok ürkütür. Bambaşka bir işim de var şimdi ve orda hem aynı hem başka biriyim sanki.



► ‘28’ neyin sembolü?
28, sembolden ziyade bir kapı numarası aslında (Gülüyor). Şarkının geçtiği Tarlabaşı Çorbacı sokaktaki evin kapı numarasıydı 28. Bazı anılar ve barındırdıkları duygular mekânlarıyla çok özdeşleşiyor. Çorbacı/28 de benim için hep böyle bir yer olarak kalacak.

► Bu duygu yüklü şarkı ne anlatıyor?
Çok güzel bir kavuşmanın, türlü sınavlardan geçmiş bir sevginin süzülerek rüştünü ispatladığı bir anın şarkısı bu. Eksiğim fazlamla, tam da olduğum gibi sevildiğimi hissettiğim, sevilmek için başka herhangi bir şey olmama hiç gerek olmadığını her bir zerremde hissettiğim nadir anlardan biriydi. Bu hatıranın yüzü suyu hürmetine sonradan bu şarkıyı yazdım.

►28’in klibi farklı insanların gönderdikleri fotoğraflardan oluşuyor. Fotoğraf yaşanmışlığın sembolü. Bu yaşanmışlıkları birleştirerek ne amaçladınız?
Aynı deneyimden geçiyoruz hepimiz, doğmak, yaşamak ve ölmek... Zaman hepimiz için muazzam bir hızla akıp gidiyor. O fotoğraflar herkes için geçmiş, hepsi geçip gitmiş o anların, ölenler ölmüş; yitmiş ama bir açıdan da yitirilmemiş, fotoğraf sahiplerinde kalmış, iz bırakmış anlar, anılar. Buradaki evrenselliği, ortaklığı göstermek istedim. Hepimizin geçmiş hatıraları, bu alemin bir yerlerinde aynı çayırlarda koşuyor bence.

***

KISITLAMALAR YARATICILIĞI ÖLDÜRMEZ

bazi-sarkilarin-bazi-yaslari-bekledigini-kabullenmistik-754900-1.

► Klibin gerçek görüntüler yerine animasyondan oluşmasının özel bir sebebi var mı?
Pandemi ve karantina koşullarının getirdiği kısıtlılığın içinden çıkmış bir teknolok velinimet oldu bu klip bize. Kısıtlamalar yaratıcılığı kesinlikle öldürmez, sadece yeni bir vektör olarak belirir ve yeni ihtimallerin, yaratımların kapısını aralar diye düşünüyorum.

► Bundan sonra neler olacak?
Bundan sonra Necatigil’in Küskün Yolcunun Türküsü şiir bestesini çıkarmayı düşünüyorum. Bu şarkı Kendim Abla ve 28’e göre bestesi çok daha yeni olan bir şarkı. Yaralı ve eksik kalmış çocukluklarımızı bu dünyadaki gidişatın temel nedeni olarak anlatan bir şiir, en azından ben de Emre Can da öyle okuyoruz. Çok çok güçlü bir tema, hakkını işitsel ve görsel olarak vermeye uğraştığımız bir süreçteyiz ve çok heyecanlıyız.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız