birgün

21° AÇIK

GÜNCEL 18.09.2019 08:24

Bebekler ihmalden ölüyor

Cezaevlerinde son dört ayda en az üç kadın düşük yaptı. Duruma tepki gösteren HDP’li Gergerlioğlu, “Sayı daha da fazla olabilir. Cezaevinde veya gözaltında kimsenin haberi olmadan düşük yapan kadınlar var” dedi

Bebekler ihmalden ölüyor

İSMAİL ARI

Son dört ayda Bandırma, Osmaniye ve Sinop cezaevlerinde tutuklu üç kadın düşük yaptı. Sinop E Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan ve ikiz bebek bekleyen Nurhayat Yıldız, hamileliğinin 19'uncu haftasında bebeklerini kaybetti. Yıldız’ın uzun süre hamile kalamadığı, evliliklerinin üçüncü yılında ikiz bebeklerine hamile kaldığı öğrenildi.

Tutuklanarak Bandırma Cezaevi’ne gönderilen Gülden Aşık da yedi haftalık hamileyken düşük yaptı. Aşık’ın revire gidebilmek için verdiği dilekçelerin sonuçsuz kaldığı, düşük yapması üzerine 1 Haziran’da hastaneye kaldırılarak kürtaj ile bebeğinin alındığı öğrenildi. Aşık, operasyondan bir gün sonra da yeniden cezaevine gönderildi.

HASTANEYE YETİŞTİRİLMEDİ

Riskli gebelik yaşayan ve kanaması olduğu halde tutuklanarak Osmaniye Cezaevi’ne gönderilen Hanife Çiftçi’nin de sekiz haftalık hamileyken düşük yaptığı ortaya çıktı. Cezaevinde sancıları ve kanamaları artan Çiftçi hastaneye yetiştirilemeden bebeğini kaybetti. Çiftçi, tedavisinin tamamlanmasının ardından yeniden Osmaniye Cezaevi’ne gönderildi.

SAYI DAHA FAZLA OLABİLİR

Düşük yapan kadın sayısının daha fazla olabileceğini ve kadınların çekindikleri için yaşadıklarını ifade edemediğini belirten TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu şöyle konuştu:

“Cezaevinde tutuklu olan, hamile olmasına rağmen tutuklanan, düşük yapan bizim tespit edebildiğimiz üç vaka var ve sayı daha fazla olabilir. Cezaevinde veya gözaltında, kimsenin haberi olmadan düşük yapan kadınlar var. Kadınlar konuyu mahrem gördüğü için paylaşmıyorlar ancak ben yaşananları, yani cezaevinde kadınların bebeğini kaybetmesini cinayet olarak nitelendiriyorum. Yaşananlara çok öfkeliyim, Meclis kürsüsünden ‘AKP’lilerin eline bebek kanı bulaştı’ dedim ve cevap veremediler.

Erken doğum yapma tehlikesi olan bir kadın tutuklandı, altı buçuk aylık hamileyken doğum yaptı. Ardından yeniden cezaevine gönderildi. Düşük riski çok yüksek olan kadınlar tutuklanıyor ya da cezaevinde tutulmaya devam ediyor. Düşük yapan anneler ve aileler çok üzgünler. Aileler AKP’ye hakkını helal etmiyor”

MUHATAP BULAMIYORUZ

Cezaevlerindeki kadınlar konusunda muhatap bulamadıklarına vurgulayan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü de “Cezaevleri kalabalık ve hijyen sıkıntısı var. Biz muhatap bulamıyoruz, muhatapsızlığın çaresizliğini yaşıyoruz. Sağlık açısından uygun olmayan ortamlarda yaşayan hamile, içeride doğum yapan, düşük yapan kadınlar var. Muhatap bulma konusunda onlarca engel var, bizi bu durum seyirci durumuna düşürüyor. Yaşananlar insan hakları ihlalidir. İçeride düşük yapan, çocuğuna mama alamayan kadınlar var” diye konuştu.

OYUNCAKLAR ÇÖPE ATILDI

Eski CHP Milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş, cezaevinde yaşayan çocukların sorunlarına dikkat çekti. Yarkadaş, Gebze Cezaevi’nde annesiyle birlikte kalan Miraz bebeğin oyuncağının verilmemesine tepki gösterdi. Konuya dair sosyal medya hesabından bilgi paylaşan Yarkadaş, “Miraz’ın babası, çocuğu için yetiştirdiği organik meyvelerden götürdü. Aynı sepete bir de ‘sakızlı oyuncak’ koydu. Ancak her ikisi de içeri alınmadı. Baba Cengiz Akbaba’nın anlatımına göre, meyveler de oyuncaklar da gözlerinin önünde çöp kutusuna atıldı” diye yazdı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız