Beyin ölümü gerçekleşen NATO'dan hamleler: Varlığı için yeni düşman yaratıyor

06.12.2019 00:09 DÜNYA
Barış Adıbelli: Macron’un, ‘NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti’ sözleri Avrupa’nın genel düşüncesini yansıtıyor. Tıpkı kuruluşunda olduğu gibi bugün de NATO için düşman ABD tarafından belirlendi İlhan Uzgel: Yükselişinden dolayı tehdit olarak görülen Çin’e NATO üzerinden mesaj veriliyor. Güney Çin Denizi’nde Amerika ile birlikte diğer NATO ülkelerini de bundan sonra göreceğiz

RIFAT KIRCI

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “Beyin ölümü gerçekleşti” çıkışının damgasını vurduğu, krizlerle başlayan Londra’daki NATO zirvesi zoraki birlikteliğin sağlandığı “aile pozu”yla sona erdi. 70’inci kuruluş yıldönümünü dağılma tartışmalarının gölgesinde geçiren NATO’nun iki günlük zirvesi sonrasında yeni çatışma alanları ve tehditler yaratıldı. Rusya baş düşman olarak kalırken, Çin’in ise güncel bir tehdit olarak hedefe kondu. Uluslararası ilişkiler uzmanı akademisyenler Dr. Öğretim Üyesi Barış Adıbelli ve Prof. Dr. İlhan Uzgel NATO’nun bir “Çin tehditi” yaratarak birliği bir arada tutmak istediğini söyledi.

Dr. Öğretim Üyesi Barış Adıbelli şöyle konuştu:

Macron’un sözleri Avrupa’nın genel düşüncesi

Uzun süreden beri NATO meşruiyeti ve gayesi üzerinde kendi içinde bir tartışma yaşanıyordu. Bu tartışmanın aslında en somut yansımasını “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” şeklinde açıklama yapan Fransa Cumhurbaşkanı gösterdi. Aslında Macron, Avrupa’nın genel düşüncesini yansıtıyordu. Trump da ilk göreve geldiği günlerde NATO’ya yönelik benzer bir değerlendirmelerde bulunmuştu. Dolayısıyla NATO’nun miadı doldu şeklinde yavaş yavaş bir hava belirmişti. Ancak son dönemde özellikle Çin’in asrın projesi olarak da tanımlanan Kuşak ve Yol Girişiminin giderek Avrupa’da mevzi kazanması özellikle NATO üyelerinin birer birer bu projeye katılmaları veya sempati duymaları Washington’u da harekete geçirdi. İtalya ve Yunanistan’ın Kuşak ve Yol Girişimine resmen katılmaları; hatta Yunanistan’ın adeta Çin’in Avrupa’daki temsilcisi gibi kendisini görmeye başlaması ve geçtiğimiz kasım ayında Çin devlet Başkanı Xi’sinin Yunanistan’ı ziyaret ederek Yunanistan’ı Kuşak ve Yol girişiminin Avrupa’daki lojistik merkezi olarak ilan etmesi, ABD’de rahatsızlık yarattı. ABD’nin diğer rahatsızlığı ise Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Çin’in dünyanın dört bir yanında işbirlikleri geliştirmesiydi.

beyin-olumu-gerceklesen-nato-dan-hamleler-varligi-icin-yeni-dusman-yaratiyor-658009-1.NATO için düşman ABD tarafından belirlendi

Dolayısıyla, öteden beri dişine uygun bir tehdit bulamayan NATO için de yeni bir tehdit yaratılmış oldu. Tıpkı kuruluşunda olduğu gibi bugün de NATO için düşman ABD tarafından belirlendi. ABD’nin son bir yıl içinde Çin’e karşı yürütmüş olduğu politikalara bakıldığında aslında NATO’nun yeni tehdit belirlemesinin de kökenleri görülecektir. Rusya NATO’ya karşı sadece müttefikleri tehdit eden bölgesel bir tehdit olarak gözükse de Çin, küresel düzeyde askeri, ekonomik ve siyasi bir tehdit olarak ortaya çıkmıştır.

ABD, bir taşla birkaç kuş vurma konusunda hevesli. Hem Çin ile mücadelenin yükünü NATO ile beraber diğer 28 ülkenin üzerine yıkıyor ve onların kendisine karşı Çin ile olası bir birleşik cephe kurma ihtimalini ortadan kaldırıyor, hem de NATO’yu yaşatma adına yeni bir gaye, yeni bir misyon belirliyor.
NATO zirvesinden tam da bir gün önce Çin devlet başkanı yaptığı açıklamada silinecek taraflılığı ısrarla vurgulaması dikkat çekicidir. Yine NATO zirvesinden bir gün önce ABD Temsilciler Meclisinin Uygur yasasını kabul etmesi ve Trump’ın imzasına gönderilmesi de manidardır. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz günlerde de Hong Kong insan hakları ve demokrasi yasası Trump tarafından imzalanmıştır. Tüm bu gelişmeler gösteriyor ki ABD Çin’e karşı bütün cephelerden saldırıya geçmiş durumda.

Çin tüm bu gelişmeleri tepkiyle karşıladı. Yaşananlar kaygı verici olarak adlandırılarak gerek bölge gerekse dünya barışını ve istikrarını bozucu nitelikte olduğunu vurguladı. Soğuk Savaş sonrası dönemde Çin, NATO ile karşı karşıya gelememe adına oldukça büyük bir çaba sarf etmişti. NATO’da bu süreçte Çin ile herhangi bir sürtüşme yaşamadı.

Çin Almanya ve Fransa gibi ülkelerle lobi yapabilir

Çin’in önünde birkaç yol bulunmaktadır: Bire bir NATO üyeleri ülkelerle ikili ilişkileri daha da geliştirmek. Özellikle, ABD ile görüş ayrılığı yaşayan Fransa ve Almanya gibi ülkeler nezdinde daha fazla lobi faaliyetlerinde bulunabilir. Yunanistan gibi Kuşak ve Yol Girişimi içinde olan veya sempatisi olan ülkelerle temaslar daha fazla artırılabilir. Ama hepsinden önemlisi ABD’deki 2020 seçimleri beklenir ve bu tarihe kadar düşük seviyede hareket edilir. Bunun belki de tek istisnası ABD’deki Trump’ın azil sürecinde bir gelişme olması olabilir.

ABD ve NATO’nun bu zirvede Türkiye’yi önemsemesinin arkasında yatan etkenlerden birisinin Türkiye’nin NATO’yu Asya’ya taşıyacak üye olarak görülmesidir. Zira NATO’yu Asya ile sınır komşusu yapan; hatta Asyalı yapan ülke Türkiye’dir. Önümüzdeki günlerde bu gelişilmelerin Türk-Çin ilişkilerine nasıl etki yapacağını bekleyip göreceğiz.

***

NATO’yu Asya-Pasifik’te de göreceğiz

Prof. Dr. İlhan Uzgel:

NATO’nun dağılması gibi bir durum söz konusu değil. Hatta NATO giderek büyüyor ve genişleyen bir örgüt. Yeni tehdit alanları tanımlıyor. NATO’nun dağılması tartışmaları Macron’un sözlerinden kaynaklandı ancak bu gerçekçi değil. Macron da o sözleri NATO’nun içinde bulunduğu sıkıntılara dikkat çekmek için dillendirmişti. Bu nedenle NATO şimdi daha global ölçekte hareket eden, daha geniş bir örgüt haline geliyor. Kırılma noktası Çin’i ilk defa gündemine alması. Bu coğrafi alan olarak da NATO’nun dışında bir konu. NATO’nun bir tür küreselleşmesi diyebileceğimiz sürecin vardığı nokta, Çin konusunun tehdit değerlendirmesi içine girmesi oldu.

beyin-olumu-gerceklesen-nato-dan-hamleler-varligi-icin-yeni-dusman-yaratiyor-658010-1.ABD’nin çözmesi bekleniyor

S-400 konusu, Macron’un sözleri gibi ayrışmalar, görüş ve pozisyon farklılıkları NATO’nun tarihi boyunca hep oldu. Mesela Türkiye 1974’ten 1980’e kadar Yunanistan’ın askeri kanada dönüşüne izin vermedi. Bunlar NATO içinde olabilecek şeyler. Çok fazla sayıda üye var. Bunların çıkarları zaman zaman çok ayrışabiliyor. Türkiye’nin S-400 füzesi alması NATO’nun tolare etmediği bir konu ama bunu NATO daha çok kendisi üzerinden değil Amerika üzerinden çözmeye çalışıyor. Çünkü kendi içinde o birlik görüntüsünü bozmak istemiyor. O yüzden de NATO bu konuda daha yumuşak tepki verirken bunun bir NATO-Türkiye sorununa dönüştürmekten kaçınırken bu konudaki ağırlığı Amerika’ya bırakmış durumda. Buradaki baskıyı, müzakere sürecini Amerika sürdürüyor.

NATO doğrudan Çin’i tehdit olarak tanımlamadı. Çin’in yükselişine dikkat çekiyor. Bu risk ve fırsat yaratın diyor. Amerika bile Çin’i şu an düşman olarak görmüyor. Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi uzun süredir en azından 2017’den beridir Çin’e dikkat çekiyor. Dolayısıyla Amerika’nın Çin konusundaki kaygısını biraz buraya yansıtmış durumda. Amerika’nın bunu Avrupalı müttefikleriyle de paylaşmış olması bu açıdan önemli. Bu beraberinde müthiş bir kapışmayı getirmez. Ama Çin’in artık NATO’nun gündem konularından biri olduğunu gösteriyor.

NATO’dan Pekin’e mesaj

NATO, Çin’e karşı nasıl bir düzenlemeye gideceğini bize söylemiyor. Çin, yükselişinden dolayı bir risk oluşturuyor ve tehdit olarak görülüyor. Bu nedenle Çin’e mesaj veriyor. NATO, Çin’e ‘Biz senin yükselişini gördük. Bize bulaşmak, tehdit olmak yerine bizimle işbirliği yap’ diyor. Muhtemelen Çin’in buna cevabına göre NATO tavır alacak. Güney Çin Denizi’nde Amerika ile birlikte diğer NATO ülkelerini göreceğiz. Kurum olarak bir örgüt olarak NATO devreye girecek. Şimdiye kadar Çin’i yalnızca Amerika karşısına alırdı. Eğer Çin, Amerika dışındaki diğer ülkeler, NATO ülkeleri tarafından bir tehdit olarak görülmeye başlanırsa eylemler bunun devamında gelir.

NATO, Çin’e karşı da bir savunma planı hazırlar. Ama şu an bunun için erken. İlk adım olarak Çin’e bir mesaj gönderildi. NATO Çin’e “Senin cevabına göre biz de tavır alacağız” diyor. Çin bundan tedirgin olmuş olmalı. Çünkü Amerika, Avrupalı müttefiklerini Çin’e karşı yanına aldı. Bu önemli bir kırılma noktası. Çin bu tür durumlarda genelde tırmandırmaktan kaçınır. Bu sefer de benim beklediğim Çin’in biraz daha agresif değil de yumuşak pozisyona geçmesini beklerim. Resmi gördüm demek yerine biraz daha düşük profilli gidebilir Çin.

cukurda-defineci-avi-540867-1.