birgün

29° AÇIK

GÜNCEL 08.09.2015 08:03

Bilgi vermiyor tehdit ediyor!

Hakkâri’nin Dağlıca bölgesinde gerçekleşen PKK saldırısıyla ilgili açıklama yapan Genelkurmay Başkanlığı, 16 askerin hayatını kaybettiğini duyurdu. PKK’nin yaptığı açıklamada ise ‘en az 31 askerin öldürüldüğü’ iddia edildi

Bilgi vermiyor tehdit ediyor!

Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi’ne bağlı Dağlıca bölgesinde önceki gün gerçekleşen PKK saldırısıyla ilgili sis perdesi henüz aralanmış değil. Genelkurmay 16 askerin hayatını kaybettiğini, 6 askerin de yaralandığını açıkladı. PKK’nin askeri kanadı HPG en az 31, Reuters ise 15 askerin yaşamını yitirdiğini iddia etti. Hayatını kaybeden ve kimliği kesinleşen tek asker, Tabur Komutanı Yarbay İlker Çelikcan.

Saldırı saati belirtilmedi
Önceki gün gündüz saatlerinde gerçekleşen Dağlıca saldırıyla ilgili aynı gece Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada ‘çok sayıda şehit ve yaralı asker olduğu’ ifade edilmiş ancak olaya dair net ve kapsamlı bir bilgi verilmemişti. Genelkurmay’ın dün internet sitesinden yaptığı yazılı açıklamada ise 16 askerin hayatını kaybettiği, 6 askerin de hayati tehlikesinin olmayacağı şekilde yaralandığı belirtildi. Genelkurmay’ın olayın gerçekleştiği saatle ilgili ilk kez bilgi paylaşmaması dikkat çekerken, açıklamada şu sözler yer aldı:

El yapımı patlayıcılar
“06 Eylül 2015 tarihinde Dağlıca-Yüksekova yolunun ulaşıma açılması maksadıyla yürütülen operasyonda, daha önceden Bölücü Terör Örgütü mensubu bir grup terörist tarafından yol kenarına yerleştirilen El Yapımı Patlayıcıların patlatılması ile iki zırhlı aracımız ağır hasar görmüş, araçlarda bulunan Kahraman 16 silah arkadaşımız şehit olmuştur. Kahraman altı silah arkadaşımız ise hayati tehlikesi olmayacak şekilde yaralanmış, yaralıların tedavilerine hâlihazırda devam edilmektedir.”
İngiliz haber ajansı Reuters ve PKK’nin askeri kanadı HPG yaşamını yitiren asker sayısı hakkında bazı iddialarda bulundu. Dağlıca saldırısında Reuters 15, HPG ise yaptığı detaylı açıklamada en az 31 askerin hayatını kaybettiğini savundu.

Birden çok çatışma
HPG Basın İrtibat Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada önceki gün Dağlıca bölgesinde asker ile PKK’nin birden fazla kez karşı karşıya geldiği ifade edildi. Açıklamada 6 Eylül Pazar günü askerlerin ilk olarak saat 12.00-13.00 sıralarında bölgeye geldiği, ilk çatışmanın bu sırada yaşandığı ve 4 askerin hayatını kaybedip, 4 askerin de yaralandığı belirtildi. Çatışmanın devamında bölgeye müdahale etmeye gelen bir ‘kirpi’ aracının ‘imha edildiği’ kaydedilen HPG açıklamasında, yaşanan yoğun çatışmalarda 9 askerin daha öldüğü ifade edildi.

Mevzilere saldırı yapıldı
Açıklamada saat 15.00’e kadar çatışmaların sürdüğü belirtilirken; bu saatten sonra askerin 2 tank, 2 kirpi ve 2 dağ geyiği ile bölgeye geldiği ve PKK tarafından 2 zırhlı aracın ‘tümden imha edildiği’ öne sürüldü. HPG açıklamasında, bu sırada 8 asker cenazesinin daha tespit edildiği ve ‘1 asker cenazesinin emniyetli bir yere saklandığı’ iddia edildi. Aynı gün saat 17.00’de PKK tarafından bir saldırının daha gerçekleştiğinin yer aldığı açıklamada, askerin tuttuğu bir tepeye ‘sızma eylemi’ yapıldığı ve burada 6 askerin, bir başka mevziye yapılan saldırıda ise 2 askerin öldürüldüğü ve 1 askerin yaralandığı ileri sürüldü.

‘Ölü sayısı daha fazla’
HPG Basın İrtibat Merkezi’nin açıklamasında Dağlıca saldırının bilançosuyla ilgili olarak ise şu iddialar yer aldı: “Çatışmalar 7 Eylül günü sabaha kadar sürmüştür. Bu çatışmalarda net olarak İlker Çelikcan adlı 1 Kurmay Yarbay olmak üzere 31 asker ölmüş, 6 asker de yaralanmıştır. Buradaki ölü ve yaralı sayısı daha fazladır ancak netleştirilememiştir. Bu çatışmalarda gerilla güçlerimizin herhangi bir kaybı olmamıştır.”

Çok sayıda operasyon
Hakkâri’nin Yüksekova İlçesi Dağlıca bölgesindeki PKK saldırısının ardından başlatılan operasyonda belirlenen 13 noktaya hava operasyonu düzenlendi. Genelkurmay’dan şu açıklama paylaşıldı: “Saldırının ardından bölgede başlatılan operasyonlar karadan ve havadan kararlılıkla sürdürülmektedir. Bu kapsamda; bölgede tespit edilen terörist hedeflerinin imhası ve harekâta emniyetle devam edilmesi maksadıyla; Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristlerce kullanıldığı belirlenen 23 hedef (altı mağara, iki depo, üç barınma alanı ve 12 Doçka mevzii) 7 Eylül 2015 saat 09.00’dan itibaren üç adet F-4 ve dört adet F-16 savaş uçağı ile ateş altına alınmaktadır.”

Halk cenazeleri aldı
Dağlıca’daki gerilim sürerken HPG, çatışmalarda hayatını kaybeden askerlerin cenazelerinin köylüler aracılığıyla alınabileceğini açıkladı. Bunun üzerine eski BDP Hakkâri Milletvekili Esat Canan başkanlığında heyet saldırının olduğu Dağlıca bölgesine gitti. Araçlar ilçeden 10 kilometre uzaklıktaki Kamışlı Jandarma Karakolu’nda durduruldu. Burada bir süre askeri yetkililerle görüşen heyetin bölgeye gitmesine izin verilirken, gazetecilere ise izin çıkmadı. Heyet araçlarla yola devam ederken, Dağlıca’ya giden yol yeniden zırhlı araçlarla kapatıldı. Heyet, 16 askerin cenazesini alarak Kamışlı Karakolu’na teslim etti. Görüntüler DİHA tarafından yayınlandı.

Bilgi yok, tehdit var
Dağlıca saldırısından 30 saat sonra kameraların karşısına geçen B Davutoğlu Genelkurmay’ın ölü sayısıyla ilgili açıklamasından farklı bir bilgi vermedi. Davutoğlu, tepkilere karşı tehditler savurdu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Dağlıca’da gerçekleşen saldırıdan 30 saat sonra kameralar karşısına çıktı. Davutoğlu, ölü sayısı saatlerce açıklanmayan, olayın üzerinde sis perdesi kaldırılmayan saldırıyla ilgili bilgi vermek yerine tehditler savurmayı tercih etti

‘Haberi alır almaz!’
TSK’nin Dağlıca’da 2 Eylül’de operasyonlara başladığını belirten Davutoğlu, saat 15:00 sularında gerçekleştirilen dünkü saldırıda askerlere önce ateş açıldığını, ardından da mayın patlatıldığını söyledi. Davutoğlu, bu sözleriyle Türkiye-Hollanda maçı esnasında olaydan haberdar olduğunu itiraf etmiş oldu. Ancak Davutoğlu, bu açıklamasından hemen sonra ise “Şehit haberlerini alır almaz Ankara’ya hareket ettiğini” savundu.

Davutoğlu, 16 askerin cenazesine ancak bugün ulaşılabildiğini ise, “Güvenlik birimlerimiz bugün sabah saatlerinde derin vadide bulunan karayolunu kontrol altına almış, dünkü çatışmalarda şehit düşen kahraman askerlerimize ulaşmış ve tahliye etmiştir” sözleriyle aktardı.

‘Kara propaganda’
Önceki akşamdan beri sosyal medyadan kara bir propaganda yürütüldüğünü savunan Başbakan Davutoğlu, “PKK’yı eleştiremeyenler, kara propaganda üzerinden terör örgütünün yaydığı haberler nedeniyle devletimizden hesap sormaya kalktılar” dedi. Davutoğlu, yaşamını yitiren askerlerin sayısını bir gün boyunca açıklamamalarına rağmen bu süre zarfında telaffuz edilen sayılarak tepki gösterdi: “Nice sayılar, hikayeler üretildi. Sadece milletimizin moralini bozmak için.”

‘Te-miz-le-ne-cek’
Davutoğlu, kullandığı ifadeleri heceleyerek vurgu yaptı ve şöyle devam etti: “O dağlar o teröristlerden temizlenecek. Ne olursa olsun te-miz-le-ne-cek. O kadar.”

Davutoğlu, sorumluluğu seçim hükümetinin kuruluş biçimine attı: “Hepimiz birlikte bir erken seçim hükümetinde aynı masada salonda odada olabilseydik, bugün terör örgütlerine karşı en güçlü mesajı vermiş olurduk.”
Söz konusu operasyonların ‘seçim odaklı’ olduğu eleştirilerine de yanıt veren Davutoğlu, “1 Kasım’da modern çağdaş ve demokratik bir ülkedeki şartlar neyse onları sağlamak için her şeyi yapacağız. Bu operasyonlar seçim odaklı olsaydı 7 Haziran’dan önce yapılırdı. Terörle mücadele devam edecek ama gerekli güvenlik şartları da sağlanacak” dedi.
Davutoğlu, basın toplantısını gazetetcilerden soru almadan tamamladı.

Dağlıca’da ‘saat farkı!’
Dağlıca’da yaşanan saldırının önceki gün akşam saatlerinde ortaya çıkması üzerine akıllarda olayların gelişimiyle ilgili birçok soru işareti oluştu. Saldırının öğlen saatlerinde gerçekleşmesine rağmen Türkiye-Hollanda maçına giden Başbakan Ahmet Davutoğlu tepki çekti.

HPG 18:03’te açıkladı
Önceki gün öğlenden sonra saat 15:00 civarında Dağlıca’da büyük bir saldırı olduğu haberleri sosyal medyada dolaşıma girdi. Ancak resmi kaynaklardan konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı. İlk açıklama ise akşam saatlerinde HPG’den geldi. Fırat Haber Ajansı tarafından 18:03’te geçilen haberde 15 askerin yaşanan saldırıda yaşamını yitirdiği duyuruldu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu ise çok sayıda can kaybının yaşandığı saldırıya rağmen Türkiye-Hollanda maçını izledi. Davutoğlu, maçın son dakikalarında stadyumdan ayrılarak Ankara’ya hareket etti ve güvenlik toplantısı yaptı.

Meclis’e taşındı
CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, bu dikkat çekici ‘saat farkı’ detaylarını Meclis gündemine taşıdı. Erkek, Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde olayların yaşandığı saatlere dikkat çekerek “Yanınızda dünyası karartılmış bir şehit çocuğuyla katıldığınız, sevinç çığlıkları atarak mutluluk pozları verdiğiniz, konuyla ilgili en yetkili merciinin başında olan kişi sıfatıyla herhangi bir eylem ve işleme girişmediğiniz milli maçın oynandığı dakikalarda, terör örgütünün 15 şehit olduğunu açıkladığı anlaşılmıştır” dedi. Erkek, Davutoğlu’nun “Saat 15.00’de gerçekleştirilen ve saat 18.00’da açıklaması yapılan saldırıya rağmen, programınızı kesmeyerek milli maça gitme nedenleri nelerdir?” sorusuna yanıt vermesini istedi.

Her şey 400 vekil yüzünden!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Dağlıca’daki saldırının yaşanması ardından katıldığı canlı yayında yaşananları 400 vekilin alınamamasına bağladı. Sözleri sosyal medyada hızla yayılıp tepki görünce Erdoğan aynı programda kendi sözlerini yalanladı.

‘400 vekil’ dedi
Önceki gün ATV’de Melih Altınok’un ‘sorularını’ yanıtlayan Erdoğan, “’400 vekil verin, bu iş huzur içinde çözülsün?’ sözleriyle bugünkü çatışma ortamı bağdaştırılıyor. Ne diyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Bu 400 hedefini gösterme aslında yeni bir Anayasa’nın inşasına yönelik bir hedefti. 400 vekili elde edebilecek sayıyı bir siyasi partiyi yakalasaydı, durum bugün çok farklı olurdu. Her şeyden önce Yeni Türkiye adımını atmak için böyle bir şey çok çok iyi olurdu.”

‘Çarpıttılar’
Altınok, reklam arasından sonra Erdoğan’ın bu açıklamalarını, “Erdoğan’dan Dağlıca açıklaması: 400 vekil verilseydi bunlar yaşanmazdı” ifadeleriyle veren Hürriyet ve Zaman gazetesinin sosyal medyada söz konusu laflarını çarpıttığını savundu.

Tepki almamış!
Erdoğan, asker ve polis cenazelerinde kendisine yönelen tepkileri de ‘karakter bozukluğu’na bağladı. “Ben bugün 17 şehidimizin ailesini aradım. Hepsi de ‘Çocuklarımız bu vatan için feda olsun’ dediler. Tek bir olumsuz tepki almadım” diyen Erdoğan “malum basın organları’nın cenazeleri provokasyon için kullandığı” iddiasında bulundu. Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunların hepsi manipülasyon. Bir baba ‘Benim beş evladım daha var. Bu vatan için beş evladımı da kendimler beraber feda etmeye hazırım’ diyor. Bu babalar da var ama böyle karakteri bozuk olanlar da var. Bu karakteri bozuk olanların yanında bu babalara feda-i can etmeye hazırım.”

Muhalefetten tepki: 400 uğruna kan gölüne çevirdin!
Dağlıca’da yaşanan saldırı sonrası muhalefetten AKP ve Erdoğan’a tepki geldi. Kılıçdaroğlu, Demirtaş ve Bahçeli yazılı açıklamalarla yaşananları kınadı. HDP Eş Genel başkanı Demirtaş, yurtdışı programını yarıda keserek Türkiye’ye dönme kararı aldı. Erdoğan’ın saldırı ardından yaptığı “400 vekil” açıklamasının eleştirildiği açıklamalarda şu ifadeler kullanıldı:

‘Ne 400 vekilmiş be!’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Dağlıca’da yüreğimize ateş düştü. Her gün aynı acı... Bu acıyı bize yaşatanlara da kandan, gözyaşından beslenenlere de lanet olsun! Her gün şehit haberleri ile yüreğimizin yandığı bu ortamda bile, 400 vekil hesabı yapan Cumhurbaşkanı’nın utancı tüm ülkeye yeter! Ne 400 vekilmiş be… Uğruna ülkeyi kan gölüne çevirdin, anaları evlatsız, evlatları yetim bıraktın. Sende vicdanın kırıntısı bile yok!”

‘Öldürmenin gerekçesi yok’
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş: “Öldürmenin gerekçesi olamaz, insanlarımızı ölüme sürmenin de. Her gün hepimizi kahreden ölüm haberleri kaderimiz de olamaz. Dün Dağlıca’da yitirdiğimiz kardeşlerimize, Cizre’de yitirdiğimiz küçük çocuklarımıza Allahtan rahmet, yakınlarına ve halkımıza başsağlığı diliyorum. Halkın yoksul çocuklarına sadece ölümü reva gören, annelerin barış düşüne kan sıçratan savaş politikalarına teslim olmayacağız.”

’Erdoğan sesini kesmeli’
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Resmi bir açıklama yapılamasa da, şehit sayımızın korkunç seviyelerde olduğu anlaşılmaktadır. Vatan evlatları Dağlıca’da şehadetle imtihan edilirken, Cumhurbaşkanı mevkiinde bulunan şahsın kameralar karşısında ‘400 milletvekili olsaydı bunlar olmazdı’ açıklaması milletimizin yüreğine ateş gibi düşmüştür. Cumhurbaşkanı ya sesini kesmeli ya da çekip gitmelidir. 400 milletvekiline ulaşamayan Erdoğan, hedeflerini revize ederek 400 şehide mi odaklanmış, kan üzerinden, süreç kanalından koltuğunu sağlama almaya mı yönelmiştir?”

‘Batsın senin 400 vekilliğin’
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulunuldu. Dağlıca saldırısı için “Kanlı Pazar” benzetmesi yapan Baluken, “Eğer senin iktidarın için bu kadar insanın ölmesi gerekiyorsa, batsın senin 400 vekilliğin de bastın senin iktidar hesabın da kurmaya çalıştığın saltanatın da denmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Baluken, “Başbakan’a sesleniyorum: Çocukları yetim bırakarak onları maça götürmek maharet değil, onları yetim bırakmadan kendi aileleriyle birlikte güvenli bir geleceğe hazırlamak maharettir” diye konuştu.

‘Sorumlu kim biliyoruz'
CHP Sözcüsü Haluk Koç, partisinin MYK toplantısı ardından PKK’nin Dağlıca’da düzenlediği saldırıya ilişkin olarak açıklama yaptı. Koç, “Bütün bu olayların temel sorumlusu aranıyorsa, aslında kim olduğunu hepimiz biliyoruz. Kimin Türkiye’yi ateş çemberine soktuğunu, temel sorumlu olduğunu milletimiz de biliyor” dedi. Koç, “Bu acı olayın üzerinden 24 saate yakın bir süre geçiyor. Ancak kaç şehit verdiğimizi resmi ağızlardan öğrenmiş değiliz” ifadesini kullandı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol