Bir ihraç bir uyarı

03.02.2005 21:54 ARŞİV
Cumhuriyet Halk Partisi'nde sular durulmuyor. Muhalifler bir yandan Olağanüstü Kurultay'ın iptal edilmesi için çaba harcıyor, diğer yandan da Baykal'ın disiplin kıskacından kurtulmanın yollarını arıyor.
ANKARA (BİRGÜN)

Cumhuriyet Halk Partisi'nde sular durulmuyor. Muhalifler bir yandan Olağanüstü Kurultay'ın iptal edilmesi için çaba harcıyor, diğer yandan da Baykal'ın disiplin kıskacından kurtulmanın yollarını arıyor.
Baykal'ın Sarıgül başta olmak üzere birçok milletvekilini kesin ihraç istemiyle disipline sevk etmesi olasılığına karşın muhalif milletvekilleri "Baykal bizi atmadan, biz istifa edelim" görüşünü dile getiriyorlar. Ancak Sarıgül ve ekibi, Olağanüstü Kurultay'ın iptal edilmesine ilişkin başvuru kararının kesinleşmesine kadar partiden ayrılmayı düşünmüyor. Eğer iptal kararı çıkmazsa, bu kez istifanın gündeme gelebileceği belirtiliyor.
CHP'de İstifa konusunu gündemine alan ikinci grup ise Dervişçiler. Kemal Derviş ve birlikte hareket eden milletvekilleri de Sarıgülün ekibi gibi istifayı tartışıyor. Derviş ve ekibinin kamuoyundan ve parti içinden gelen tepkilere göre karar vermesi bekleniyor. Son açıklamaları ile Livaneli'nin de artık Derviş ve ekibi ile ortak hareket edeceği belirtiliyor. Ayrıc "CHP vakıf olsun" diyen Livaneli'nin "uyarı" cezası alarak disiplin kıskacını atlatması bekleniyor.

LİVANELİ YALNIZ KALDI
"CHP vakıf olsun" açıklaması ile şimşekleri üzerine çeken Livaneli'nin ekibinde ise durum çok farklı. Son açıklaması ile CHP yönetiminin disipline verilecek isimler listesine giren
Livaneli, kurultay sürecinde kendisini destekleyen milletvekilleri tarafından da eleştiri konusu oldu. Livaneli'nin yaptığı açıklamaya katılmalarının mümkün olmadığını belirten CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu, "Livaneli, Kurultay sürecinde adayımızdı. Ancak şimdi kurultay bitti. Bundan sonraki sözleri kişiseldir ve bizi bağlamaz. Biz CHP yönetimine karşı ilkeli bir muhalefetten yanayız. CHP'nin kurumsal kimliği ve misyonu ile bir problemimiz bulunmuyor. Bu yüzden bu açıklamaları kabul etmiyoruz" dedi.

KINAMA, UYARI VE İHRAÇ GELİYOR
Baykal ise yarın toplanacak Parti Meclis'inde disiplin işlemi için ilk sinyali vermesi bekleniyor. Baykal, yakın kurmaylarıyla yaptığı değerlendirme toplantısında, kendisine savaş açan Mustafa Sarıgül başta olmak üzere Kurultay'da Divan Başkanı Şinasi Öktem'i yumruklayan Urfa Milletvekili Turan Tüysüz, daha önce CHP'den ihraç edilen ancak mahkeme kararı ile geri dönen İstanbul Milletvekilleri Ahmet Güryüz Ketenci, Hasan Aydın ve Ankara Milletvekili Mehmet Tomanbay'ın ihraç edilmesini istediği bildirildi. Sarıgül'le birlikte en az 4 milletvekilinin ihraç edilmesine kesin gözüyle bakılırken, Sarıgül'ü destekleyen bazı milletvekillerine ise kınama cezasının verilebileceği belirtiliyor.

YDK ÜYELERİ DE SIRADA
Sarıgül aday olmadan önce Mersin'de düzenlediği mitinge katıldıkları gerekçesi ile disipline verilen milletvekillerine ise "kınama" cezasının verilmesi bekleniyor. Baykal'ın ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu'nun (YDK) eski üyelerinden adları rüşvet skandalına karışan Cafer Dursun ve Engin Baba'nın da CHP'den gönderilmesi gerektiğini söylediği ifade edildi.

BAYKAL'DAN, LİVANELİ'NE YANIT:
"YAKIŞTIRAMADIM"
CHP'de kurultay sonrası partinin nereye gideceğiyle ilgili tartışmalar alevlendi. Geçtiğimiz günlerde kurultay sonrası CHP'nin durumunu değerlendiren ve CHP bir vakfa dönüştürülmek isteniyor" diyen Zülmfü Livaneli'ye CHP lideri Baykal'dan yanıt geldi. Parlamento'da Hakkari gezisiyle ilgili bilgi veren Baykal, Livaneli'nin sözlerinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi: "Siyasetçiler, partilerinde kendi siyasi gelecekleri ile ilgili bir umut kaybına sürüklenince, kendilerinin siyasi gelecekleri ile ilgili umut kaybını partilerinin siyasi geleceğiyle ilgili bir umut kaybı haline dönüştürme ihtiyacı içine girerler."
Kurultay'a ilişkin tartışmaların artık "yaşanıp bittiğini" belirten Baykal, daha önce de CHP'yi "tarihe havale etmek isteyenlerin" çıktığını ifade ederek, şimdi de CHP'yi vakfa dönüştürmek isteyenlerin çıktığını söyledi. Buna karşın CHP'nin küllerinden yeniden doğduğunu savunan Baykal, CHP'nin bugün ana muhalefet görevi gördüğünü ve geleceğin iktidar adayı olarak görev yaptığını ifade eden Baykal, Livaneli'yi kastederek, kendi siyasi geleceğiyle ilgili uğradığı umut kaybını CHP'ye mal etmek istediğini vurguladı. Baykal şunları söyledi: "CHP örgütüne yönelik değerlendirmeleri bütün CHP örgütü adına reddediyorum. 'CHP örgütü isterse aday olurum' diye yola çıkıp, CHP istemediği için aday olamayıp ondan sonra CHP örgütü hakkında en ağır ithamları yapmayı sanatçı duyarlılığı olan, kültürlü, saygın bir insana, CHP'de sorumluluk üstlenmiş, milletvekili olmuş bir insana, örgütün desteğiyle o noktaya gelmiş bir insana hiç yakıştıramadığımı da söylemek istiyorum."