Bir kent rantı cinayetinin anatomisi: Cemil Candaş cinayetinin ardında suç örgütü mü var?

03.10.2018 18:12 GÜNCEL

Şişli Belediyesi İmar ve Şehircilikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Cemil Candaş'ın 18 Temmuz 2016’da belediye binasında vurularak öldürülmesine ilişkin davaya 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. 3’ü tutuklu 6 sanığın yargılandığı davanın dünkü duruşmasında, 10 Ağustos 2017’de göz altına alınarak, Cemil Candaş’ı öldürmeye azmettirmek suçundan tutuklanan Selahattin Keten, Rıza Keten ve Mehmet Tüysüz’le ilgili ek iddianemenin mahkemeye sunulması bekleniyordu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca Cemil Candaş’ın öldürülmesine ilişkin Mehmet Tüysüz, Rıza Keten, Selahattin Keten ve Levent Karaman hakkında yürütülen soruşturmanın tamamlanarak iddianame düzenlenmesi durumunda bu davayla birleştirilmesine karar verilmişti. Ancak beklenen olmadı. Mahkeme hakimi Ketenlerle ilgili iddianamenin kendilerine yeni ulaştığını inceleme aşamasında olduklarını belirtti. Cemil Candaş cinayeti davası 16 Kasım’a ertelenirken, bu tarihte Ketenlerle ilgili iddianamenin Cemil Candaş Davası ile birleştirilerek Ketenlerin davaya çağrılması bekleniyor.

Ceza hukukçuluları bir yılı geçmesine rağmen cinayetle ilgili Ketenler iddianamesinin mahkemeye sunulmamasını olağandışı olarak yorumluyor. Öte yandan iddianamenin geç hazırlanmış olması, Cemil Candaş cinayetininin organize suç kapsamında ele alınmış olabileceği ve derin bir soruşturma sürecinin devam ettiği şeklinde de yorumlanıyor. Davaların birleştirilmesiyle Cemil Candaş cinayeti ve suç örgütü oluşturma kapsamında bir çok yeni süpriz ismin davaya eklenebileceği konuşuluyor.

bir-kent-ranti-cinayetinin-anatomisi-cemil-candas-cinayetinin-ardinda-suc-orgutu-mu-var-516482-1.

Emir Sarıgül de ifadeye çağrılmıştı

Cemil Candaş cinayeti kapsamında yürütülen soruşturma bir çok belediye bürokratı ve iş insanının yanı sıra eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül’ünde ifadesine başvurulmuştu. 24 Ağustos 2016’da Emir Sarıgül hakkında Cemil Candaş cinayetiyle ilgili ifadesi alınmak üzere gözltı kararı alındığı ve bu nedenle evinin polis tarafından baskın yapıldığı basına yansımıştı. Polis baskınından evinin arkasından çıkarak kaçan Emir Sarıgül aynı tarihteki twitter paylaşımında “Kamuoyunun Dikkatine… Emniyetin bir soruşturma ile ilgili bilgime başvurmak istediği doğrudur. Şu an İstanbul dışında bulunduğum için, yarın Cumhuriyet Savcılığı’na giderek ifade verecim. Şahsımla ilgili bunun dışında yapılan spekülasyonlar doğru değildir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım” açıklaması yapmıştı.

Öte yandan Cemil Candaş davası iddianamesinde, şu anda Cemil Candaş’ı tasarlayarak öldürmeye azmettirmekten tutuklu bulunan Keten İnşaat’ın sahiplerinden Selahattin Keten, inşaatlarının ruhsat işlerinin çözümü için Emir Sarıgül’e iki taksit halinde 150’şer bin dolar rüşvet verdiğini söylemişti.

Cemil Candaş cinayeti ile Ketenler iddianamesinin birleştirilmesiyle, başta Emir Sarıgül olmak üzere bir çok ismin yeniden davayla ilişkilendirilebileceği konuşuluyor.

Soruşturma savcısı cinayeti suç örgütü ile ilişkilendirmişti

Cemil Candaş’ın öldürülmesi sıradan bir cinayet olarak görülmüyor. Cinayetin arkasında karmaşık ilişkiler ağı ve kent rantının olduğu anlaşılıyor. Bu durumu Cemil Candaş cinayeti soruşturmasını yürüten ve iddianameyi hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Abdulah Yurtsever de iddianamesinde ortaya koymuş. Ayrıca soruşturma sürecinde ifadesine başvurulan kişilerin iddianamede yer alan açıklamaları da karmaşık ilişkiler ağı ile kent rantı ilişkilerine yönelik ipuçları sunuyor.

Organize suç örgütü soruşturması sürüyor

Cemil Candaş cinayeti iddianamesini hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Savcısı, cinayet soruşturmasını “Resmi Belgede Sahtecilik – Yaralamaya Teşebbüs – Bilişim Sistemlerine Girme – Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma” konulu bir başka soruşturma dosyasıyla birleştirerek iddianamesini hazırlamıştı.

Cinayet soruşturmasıyla birleştirilen 2016/35100 numaralı soruşturma iki başlıktan oluşuyordu. Birincisi, Şişli Belediye Başkanlığı’nda görevli ve yetkili personel tarafından düzenlenmeyen, Şişli ilçesindeki bazı gayrimenkul projelerinin yapı ruhsat ve yapı kullanma izin belgelerinin hukuka aykırı biçimde (MAKS) Mekansal Adres Kayıt Sistemi’ne girilmesi ve onaylanması. Bunun üzerine Cemal Candaş’ın suç duyurusunda bulunması. İkincisi ise suç duyurusunun ardından Cemal Candaş’a 18 Nisan 2016 tarihinde Belediye binası önünde gerçekleştirilen silahlı saldırı girişimi.

bir-kent-ranti-cinayetinin-anatomisi-cemil-candas-cinayetinin-ardinda-suc-orgutu-mu-var-516483-1.

İddianameyi hazırlayan savcı, iddianamede Cemil Candaş’ın öldürülmesi’nin bu iki olaydan bağımsız olmadığına dikkat çekerek, şu ifadelere yer veriyor, “…Maktül Cemil Candaş’ın bu tür usulsüz işlemlere izin vermeyecek olması ve yasadışı işlemlerin kimler tarafından yapıldığını ortaya çıkartmak için gayret göstermesi nedeniyle hedef seçildiği, bu durumdan rahatsız olan iş takipçileri veya iş sahiplerinin kendilerine engel olarak gördükleri Cemil Candaş’ı korkutmak için bir takım eylemler içine girdikleri, son olarak Şenol Şahin aracılığı ile Cemil Candaş’ın ölümü ile sonuçlanan silahlı saldırı eylemini planlayıp gerçekleştirdikleri anlaşılmaktadır”.

Savcı, eldeki veriler ışığında Mithat Yılmaz’ın talimatıyla cinayetin işlendiğini iddia ediyor. Ayrıca, belediyedeki inşaat işlemlerine ait dosyalara ilişkin ruhsat işlemlerini istedikleri gibi sonuçlandırmak için Cemil Candaş’ın öldürüldüğünü, bunun için de organize şekilde çalışıldığını ve ortada bir suç örgütünün bulunduğunu, cinayet dahil tüm bu eylemlerinde bu suç örgütü tarafından gerçekleştirildiğine dair kuvvetli şüphe bulunduğunu iddianamesine yazıyor.

Savcı suç örgütünün üye ve yöneticilerinin ortaya çıkartılmasının uzun zaman alacağı gerekçesiyle, cinayet dosyası ile “Evrakta Sahtecilik ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma” dosyasını ayırıyor. Şimdilik cinayet davası ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma soruşturması iki ayrı kanaldan devam ediyor.

**

Hangi projelerin iskan kaydı hukuka aykırı olarak MAKS’a girilmiş

Cemil Candaş’ın tespitleri sonrasında Şişli Belediyesi, MAKS sistemine hukuka aykırı biçimde yapı ruhsat ve yapı kullanma izin belgesi girilmesiyle ilgili suç duyurusunda bulunmuştu. Usulsüz yapı ruhsatı ve yapı kullanım belgesi düzenlenen firmaların ya da şirket sahiplerinin isimleri iddianeme dosyasında Keten İnşaat, Topoğlu İnşaat, Omkar İnşaat, Engin Gölve olarak geçiyor. Tüm bu isimlerin ve şirketlerin ortak yanı ise dikkat çekici. İdianameye konu olan soruşturmada tüm bu isimlerin verdikleri ifadelere göre inşaat işleriyle ilgili belediyedeki iş takiplerini, Cemil Candaş’ı tasarlayarak öldürmeye azmettirmek suçlamasıyla hakkında ağırlaşırılmış müebbet cezası istenen Mithat Yılmaz’ın gayrimenkul danışmanı, yine Cemil Candaş cinayetinde tasarlayarak adam öldürmeye yardım etmekle suçlanan Hacı Avcı yürütüyor.

**

Fikret Orman’ın iş takipçisi’de cinayet sanığı

Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanı Fikret Orman ve Metin Esin’in ortağı olduğu Esin Yapı’nın da Zincirlikuyu’daki gökdeleni için Cemil Candaş cinayetine azmettirici suçlamasıyla yargılanan Mithat Yılmaz’ın iş takipçiliği yaptığı ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan isimlerden biri olan Fikret Orman’ın ortağı Metin Esin, ifadesinde Mithat Yılmaz’ı ortağı Fikret Orman’ın Şafak isimli avukat arkadaşı sayesinde tanıdığını belirtiyor. İnşaatlarının tadilat işlerini Mithat Yılmaza verdiklerini söyleyen Metin Mithat Yılmaz’ın çalışanı olduğunu bildikleri Hacı Avcı’nın vekaleti kendilerinden aldığını ve devam eden projelerinde Mithat Yılmaz’ın iş takipçisi pozisyonunda olduğunu dile getirmiş. Metin Esin, Zincirlikuyu’daki İstanbloom projesini kastederek, Esin Yapı adına Şişli Belediye Başkanlığı kayıtlarında tespit edilen bir adet usulsüz işlemin tadilat projesi hazırlatmaya çalıştıkları işlem olduğunu ifade ederek, bu binanın üst katının olması gerekenden birkaç birim daha büyük olduğu için cezai işlem uygulandığını ve tadilat işine giriştiklerini anlatmış.

**

Davada 3’ü tutuku 6 sanık bulunuyor. İddianamede, tutuklu sanık Şenol Şahin’in “Tasarlayarak Adam Öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, diğer tutuklu sanıklardan Engin Gölve ve Hacı Avcı’nın “Tasarlayarak Adam Öldürme suçuna Yardım Etmek” suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapsi isteniyor. Davanın ilk mahkemede tahliye edilen tutuksuz sanıklarından Mithat Yılmaz için “Tasarlayarak Adam Öldürmeye Azmettirmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenirken, diğer tutuksuz sanıklar Bilal Yaman ve Metin Şentürk’ün ise Tasarlayarak Adam Öldürmek Suçuna Yardım Etmek” ten 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.