birgün

8° KISA SÜRELİ HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞMUR

YAŞAM 22.01.2020 23:30

Bitkisel ürünlerde denetimsizlik tehlikesi

Tıbbi ve aromatik bitkilere ilişkin kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nca hazırlanan raporda, bitkisel ürünlerin eczane dışında ve denetimsiz satılmasının halk sağlığı açısından tehlike oluşturabileceği uyarısında bulunuldu

Bitkisel ürünlerde denetimsizlik tehlikesi

BURCU CANSU

Tıbbi ve Aromatik Bitki Çeşitliliğinin Korunmasında, Bunların Üretiminde ve Pazarlanmasında Karşılaşılan Sorunlar ile Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nca hazırlanan rapora göre, bitkisel ürünlerin büyük bir bölümü aktarlarda ve internette satılıyor. Bitkisel ürünlerin eczane dışındaki yerlerde serbestçe veya yeterli denetimden uzak satılması toplum sağlığı açısından tehlike oluşturuyor.

Hazırlanan raporda Türkiye’de tıbbi ve aromatik bitkilerin durumu şu şekilde yer aldı:

“Türkiye biyolojik çeşitlilik açısından küçük bir kıta özelliği göstermektedir. Tüm Avrupa kıtasında 12 bin 500 açık ve kapalı tohumlu bitki türü varken, sadece Anadolu’da bu sayıya yakın bitki türü olduğu bilinmektedir. Bunların yaklaşık üçte biri Türkiye’ye özgü endemik türlerdir. Türkiye’de ticari amaçla doğadan toplanarak iç ve dış piyasada satılan bitki türü sayısı bir çalışmada 347 adet olarak verilmiştir. Ticareti yapılan türlerin yaklaşık yüzde 10’u endemiktir. Doğadan toplanıp yurt dışına satılan doğal bitki türü sayısı ise yaklaşık 100’dür. Türkiye’deki türlerin en az bin kadarından çeşitli şekillerde yararlanıldığı ve son zamanlarda 500 kadarının da ticaretinin yapıldığı tahmin edilmektedir.”

HASSASİYET GÖSTERİLMELİDİR

Raporda, Türkiye’de bitkisel ürünlerin büyük bir bölümünün aktarlarda, baharatçılarda, bitkisel ürün satış noktalarında veya internetteki satış siteleri aracılığı ile halka sunulduğu belirtildi. Bitkisel ürünlerin sadece küçük bir bölümünün eczaneler aracılığı ile halka ulaştığı kaydedilerek, bu ürünlerin eczane dışındaki yerlerde serbestçe ve yeterli denetimden uzak satılmasının toplum sağlığı açısından tehlike oluşturabileceği uyarısında bulunuldu. Raporda, “Yerli ilaç sanayiinin de konuya sahip çıkmasıyla, hâlihazırda pahalı olan ithal bitkisel ürünler yerli üretimle daha ucuza mal edilebilecektir” denildi.

Toplum sağlığı açısından ise “Takviye edici gıda’ olarak piyasada bulunan ve açık şekilde aktarlar aracılığıyla satılan bitkisel drog (İlaç yapılmasında kullanılan doğal organik) doğru bitkinin olup olmadığıyla ilgili kontrol mekanizması ve piyasaya sunum zorunluluğu bulunmadığından bu ürünlere yönelik standardizasyon, ilaç etkileşim bilgileri, yan etkiler yönünden kullanımına ilişkin gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir” değerlendirmesinde bulunuldu.

TARIM ALANLARI YOK EDİLDİ

Rapora muhalefet şerhi sunan HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, “Hangi tohumu nereye, ne zaman, nasıl ekeceğinizi, toprağı nasıl ve hangi araçlarla işlemeniz gerektiğini bilmelisiniz. Çimlendikten sonra ne yapacağınızı ne kadar sulayacağınızı, yağışın, su baskınlarının ne zaman meydana geleceğini bilmelisiniz” ifadelerini kulandı.

Turan, Türkiye’de AKP iktidarı ile tarım topraklarının tarım dışı amaçla kullanılmasının hız kazandığını belirterek, şunları söyledi:

“Sahil bölgeleri ve büyük kentlerin çevreleri başta olmak üzere tarım toprakları betona boğuldu. Nüfus artışı ile doğal bir artış seyri izleyecek olan inşaat sektörü, AKP döneminin başat sermaye birikim modeli olarak görülüyor olması sebebiyle büyük bir hızla gelişerek tarım topraklarını yok etti. AKP iktidarı ile geçen dönemde tarım topraklarının yüzde onundan fazlası yok edildi. Tıbbi ve aromatik bitki çalışmaları Türkiye’deki tarımsal süreçlerden bağımsız ele alınamayacağına göre tarım üzerindeki her olumsuz etkinin bitkiler üzerinde de kendisini göstereceğini bilmek gerek.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız