Halil Falyalı’nın öldürüldüğü cinayete dair bir bölge sakini konuştu, “Taramalı tüfeklerle silah sesleri duyduk, yaklaşık 5 dakika sürdü. Ben hayatımda bu kadar silah sesi duymadım” dedi.

Bölge sakini, Falyalı cinayetini anlattı: ‘5 dakika sürdü, ben hayatımda bu kadar silah sesi duymadım’

Kuzey Kıbrıs’ta önceki gün meydana gelen ve Halil Falyalı ile şoförü Murat Demirtaş’ın yaşamını yitirdiği suikastı bir bölge sakini anlattı.

Kuzey Kıbrıs’ta yayın yapan Yeni Düzen gazetesinden Hüseyin Özbarışçı’nın haberine göre, bölge sakini, “Olay bir anda oldu ve ne olduğunu anlayamadık. Taramalı tüfeklerle silah sesleri duyduk, yaklaşık 5 dakika sürdü. Ben hayatımda bu kadar silah sesi duymadım. Uykularım kaçtı, uyuyamadım” dedi.

Olayın saat 18.30 civarlarında gerçekleştiğini de belirten vatandaş şöyle konuştu: “O ana kadar bölgede her şey normaldi. Ben o sıralarda mutfakta tost yapıyordum. Birden silah sesleri duymaya başladık. Taramalı tüfeklerle… Sesler yaklaşık 5 dakika sürdü. Silah seslerinin ardından bir kadın ‘Halil, Halil’ diye bağırmaya başladı. Ben onu ‘Ali’ olarak anladım ve aklıma gelmedi.

Olayın ardından polis ve ambulans geldi. Polis o andan sonra şerit çekti ve sokağa giriş çıkışları kapattı. Bir anda oldu ve ne olduğunu anlayamadık. Silah seslerinin nereden geldiğini de çözemedik. Kapıyı açıp baktık ama açık söylemek gerekirse çok korktuk. Ben hayatımda bu kadar silah sesi duymadım. Uykularım kaçtı, uyuyamadım. Film gibi bir geceydi, korkunçtu…”

Bölge sakini şöyle devam etti: “İçerisinde bulunduğumuz sokakta zaten az ev bulunuyor. Bu bölgede genelde yabancılar yaşıyor. Buradaki evlerin büyük bir bölümü de boş, çünkü yabancılar yaz aylarında Kıbrıs’a geliyor. Aslında korkumuzun bir nedeni de o… Bölgede neredeyse yalnız yaşıyoruz. Kış aylarındayız ve doğal olarak o saatlerde herkes evine kapanıyor. Olay yaz aylarında bu kadar kolay olmazdı çünkü yaz aylarında söz konusu yolda insanlar yürüyüş yapıyor, bölgedeki insanlar da hep dışarıda oluyor. Olay günler öncesinden muhtemelen planlanmıştır diye düşünüyorum ama önceki günlerde de bölgemizde tuhaf olan bir şey yaşanmadı. Dediğim gibi, her şey o ana kadar normaldi.”