birgün

9° HAFİF YAĞMUR

DÜNYA 22.02.2020 08:17

Brexit’te kafalar karışık

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasıyla Ankara Antlaşması’nın geleceği ile ilgili belirsizlikler sürerken bu ülkede yaşayan Türkiyeliler yaşanılacak kayıplarla birliklerle fırsatların da olacağını öngörüyor

Brexit’te kafalar karışık

Didem Mercan

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması Ankara Antlaşması kapsamında bu ülkede bulunan Türkiye yurttaşlarını da yakından ilgilendiriyor. Ankara Antlaşması’nın akıbeti belirsizliğini korurken Türkiyelilerin antlaşma kapsamında aldığı serbest meslek vizesi de İngiltere’nin puanlama sistemine geçmesiyle birlikte ortadan kalkacak. Brexit sürecini ve bu ayrılığın kendilerini nasıl etkilediğini İngiltere’de yaşayan Türkiyelilerle konuştuk.

YENİ GELENLER ETKİLENECEK

Sekiz yıldır Londra’da yaşayan sinema sektöründe çalışan 35 yaşındaki Begüm Ağaoğlu Girgin, Brexit’in İngiltere için kaçınılmaz bir son olduğu görüşünde. Yetkililerin, önümüzdeki süreçte göçmenlerin geçmek zorunda oldukları yeterlilik sınavlarına dahil olacağını açıkladığını hatırlatan Girgin, bu sınav sistemi ile daha kaliteli iş göçünü İngiltere’ye getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Ankara Antlaşması’nın bu süreçten etkileneceğinin çok aşikâr olduğunu ancak bu konuda net bir öngörünün bulunmadığını ifade eden Girgin, “Antlaşma tamamen de kalkabilir veya anlaşmaya yeni şartlar da konulabilir. Bence Ankara Anlaşması süreci geçiş döneminden sonra netleşecektir. Ankara Antlaşması ile burada yaşayanların etkileneceğini düşünmüyorum ama Türkiye’den yeni başvuru ile gelecekler etkilenecektir” dedi.

‘BEYİN GÖÇÜ OLUŞUR’

Brexit’in İngiltere ekonomisine zarar vereceğini düşünen Nihal Çetin ise çok uluslu firmaların İngiltere’yi terk edeceğini düşünüyor. Çetin, “Yaklaşık 7 yıldır İngiltere’de yaşıyorum, 48 yaşındayım ve uzun yıllardır insan kaynakları uzmanı’yım. İngiltere’ye işgücünün çoğu ülke dışından geliyor. Özellikle kalifiye işçiler Batı Avrupa ülkelerinden geliyor. Brexit’in açıklananın tersine kaliteli iş göçünü yani beyin göçünü olumsuz etkileyeceğini düşünüyorum” dedi.

Öte yandan bu uygulamanın uzun vadede ekonomiye ciddi zararlar vermesi söz konusu. Birçok yabancı kökenli firmanın merkez ofislerini Hollanda, Belçika gibi ülkelere taşımaya başladığına dikkat çeken Çetin, “Daha canlı bir örneğini birkaç ay önce yaşadık. Avustralyalı bir profesör arkadaşımız istifa edip ülkesine geri döndü. İngiltere’ye Avrupa’dan çok fazla öğrenci geliyor ve Avrupa Birliği bu öğrenciler için burs veriyor. Brexit’le birlikte bu burslar kesileceği için, yeterli öğrenci gelmeyeceğini öngören profesör arkadaşımız Sidney Üniversitesi’nden gelen teklifi değerlendirip gitti. Yakın gelecekte, bu ve bunun gibi örnekleri çok fazla görüyor olacağız. Türkiye eğer doğru ticari adımları atarsa oluşacak boşluktan yararlanabilir ama uzun vadede bence Türkiye’den gelenler açısından da pek olumlu bir süreç olmayacak” şeklinde konuştu.

ZOR GÜNLER BEKLİYOR

12 yıldır İngiltere’de sistem ve network mühendisliği yapan Evren Saltaş da geçiş sürecinin sonunda Başbakan Boris Johnson’un kesinlikle İngiltere’yi Avrupa Birliği’nden çıkaracağının altını çizerken, Brexit’in Türkiyelileri etkileyeceğini pek düşünmüyor. Avrupa Birliği’nden ayrılacak olan İngiltere’nin Türkiye ve benzeri ülkelerle ‘serbest ticaret antlaşması’ adı altında bu ülke vatandaşlarına daha fazla tolerans sağlayacağını düşünen Saltaş, “Ankara Antlaşması bağlamında olumsuz bazı sonuçlar olabilir ama ben uzun vadede Türkiyeliler için pozitif yönde bir etkileşim olacağı görüşündeyim” dedi.

Brexit sürecinin Türkiyeliler için olumlu olacağı şeklindeki görüşlere katılmayan İlkay Satır ise yaklaşık 20 yıldır İngiltere’de yaşıyor ve Ankara Antlaşması’nın geçiş süreci sonrası iptal olacağını düşünüyor. Satır, “Ankara Antlaşması ile son yıllarda birçok değişiklik yapıldı. Birkaç sene önce Ankara Antlaşması ile dört yılın sonunda oturum alabiliyordunuz ancak İngiltere bir gecede kazanılmış hakları düşünmeksizin bunu değiştirdi ve beş yıla çıkardı. Dolayısıyla bence zaten göçü kontrol etmek için Ankara Antlaşması ve benzeri birçok anlaşmayı geçiş süreci sonunda iptal edecek” dedi.

Satır şöyle devam etti: “İngiltere, Türkiyelilerin özellikle beyaz yakalı çalışanın en kolay çalışma ve oturum vizesi aldığı ülkeydi. Bence çok büyük bir kayıp olacak. Uzun yıllardır İngiltere’de yaşayan biri olarak şunu söyleyebilirim ki, önümüzdeki yıllarda maalesef İngiltere’de çalışmak da yaşamak da Türkler açısından kolay olmayacak. Birçok konuda Avrupa Birliği kuralları tarafından denetlenen İngiltere’de ırkçılığın da artacağını düşünüyorum. Türkiye’nin Avrupa ile olan ilişkileri son yıllarda çok yapıcı değil, İngiltere’nin de Brexit sonrası Türkiye ile özel bir antlaşma yapacağını düşünmüyorum. Burada yaşayan birçok insan İngiltere’nin Avrupa’ya daha mesafeli duracağını, işçi açığını Türkiye gibi ülkelerden karşılayacağını söylüyor, ben bu görüşü çok gerçekçi bulmuyorum.”

Uzun yıllardır inşaat piyasasının içinde olduğunu ve İngiltere’ye son yıllarda Slovakya, Sırbistan, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerden ucuz işgücü geldiğini söyleyen Elektrik Teknikeri Sadun Cengel de Ankara Anlaşmasını puanlama sisteminin içine entegre edeceklerini düşünüyor. Cengel, Romanya, Bulgaristan gibi ülkelerden gelen işçi açığını Türkiye ile kapatabileceklerini bunun da Türkiyeliler açısından olumlu bir durum olacağını ileri sürdü.

‘BİZİM İÇİN AVANTAJ OLACAK’

İki yıldır İngiltere’de yaşamakta olan Çevre Mühendisi Selçuk Bulut da Brexit’in Ankara Antlaşmasını etkilemeyeceğini düşündüğünü belirterek, “Ankara Antlaşması ile geldim ve hali hazırda bu anlaşma ile İngiltere topraklarında kalıyorum. Önümde tamamlamak zorunda olduğum dört yıllık bir süreç var. Geçiş süreci sonunda Ankara Antlaşması’nın kaldırılacağını düşünmüyorum, bu nedenle endişeli değilim. Yetkilerle yaptığımız görüşmeler ve resmi açıklamalar da vizesini almış olanların etkilenmeyeceğini söylüyor. Tersine ben Brexit’in Türkler ve Ankara Antlaşmalılar için yeni kapılar açacağı düşüncesini taşıyorum. Özellikle eğitim seviyesi yüksek kişiler yani beyaz yakalılar, Avrupa’dan gelen kalifiye işçi göçünün durması ile avantajlı duruma geçecek” ifadelerini kullandı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız