birgün

5° PARÇALI BULUTLU

BİRGÜN KARİKATÜR 23.10.2016 15:33

Buluşma: İmkânsızı isteyenlerin hikâyesi

Buluşma: İmkânsızı isteyenlerin hikâyesi

SERVET KAYA

Küba Devrimi’nin fitilinin ateşlendiği anı yeniden yaşatan ses, söz ve gravürlerle harmanlanmış bir yapıt olan Julio Cortázar’ın kitabı Buluşma (Reunion) ilk kez Türkçe olarak yayımlandı. Delidolu Yayınları’ndan çıkan kitap, Küba Devrimi’nin ve dünya devrimcilerinin sembol ismi Ernesto Che Guevera’nın ağzından devrime doğru yürüyüşün ilk adımlarını anlatıyor. Che’nin Küba’ya ayak basışını ve Sierra Maestra dağlarında devrimin önde gelen komutanlarıyla buluşmak için yaptığı yolculuğa tanıklık ediyoruz adeta. Büyük devrimcinin kafasının içinde çalan Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Av”, Yaylı sazlar için 17 No’lu Kuarteti eşliğinde sürdürdüğü yolculuğa kimi zaman kurşun sesleri, tropikal Küba ormanlarının kuşları, vurulan insanların haykırışları, kimi zaman Kübalı köylülerin türküleri katılıyor: “Ve tüm bunlar aslında bizim isyanımız; bizim yaptığımız da bu, Mozart ve ağaç bunu bilemese de, biz de kendi meşrebimizce, umutsuz, amatör bir savaşı ona anlam veren, onu meşrulaştıran ve en sonunda zafere taşıyan bir düzene dönüştürmek istedik ki bu zafer, yılların boğuk av borazanlarının ardından bir melodinin yeniden inşası olabilir; adagioyu takip eden allegro son, aydınlığa kavuşma gibi olabilir.”


Fidel Castro ile 1955’in Temmuz ayında Meksika’da tanışan Che, Küba Devrimi için çalışmaya karar verir ve onun Küba’ya gidecek grubun sıhhiyecisi olması kararlaştırılır. 26 Kasım 1956’da Meksika’dan 82 kişi ile birlikte Granma adlı yatla yedi gün süren bir yolculuğa çıkar. “Buluşma” karaya çıktıkları andan başlayıp Sierra Maestra dağlarındaki buluşmaya kadar geçen zamanın türküsü bir bakıma. Bu türkü Che’nin soluk almakta güçlük çektiği astım krizlerinde kesilmeden daha bir inançla, yanağını sıyırıp geçen kurşuna inat, 82 kişiden çarpışa çarpışa 12 kişi kalmalarına rağmen dinmeden kavuşmaya kadar sürüp gidiyor. Kitap, okumaktan öte seyre dalabileceğiniz o anların resmedildiği gravürlerin yanında Mozart’ın “Av” kuarteti eşliğinde okunması gereken bir seyirlik. Gerilla bölüğünün sıhhiyecisi Arjantinli bir doktorun nasıl “Comandante”ye dönüştüğüne tanık olacak, imkânsızın peşindeki gerçekçi mücadeleyi ormanın içinde o insanlarla yürüyerek siz de yaşayacaksınız. İnanılmaz gibi görünen bir yolun nasıl da devrime dönüşebildiğinin ipuçlarını bulabileceğiniz kitapta, devrime inanmış insanların kararlılığının ve her tür zorluğu vakurla karşıladığının resmini bulacaksınız. Che’nin ağzından “Jack London’ın bir öyküsü aklıma geldi, kahraman bir ağacın gövdesine yaslanmış, onurlu bir şekilde ölmeye hazırlanıyor” sözüyle başlayan kitapta, diktatör Batista’nın uçaklarının da yer aldığı “Düzenliler” adı verilen askerlerin 82 kişi için adeta bir sürek avına dönüştürülen yolculukta yaşanan sağ kalma mücadelesini ve o savaşçıları yakından tanıyacaksınız.

Kitabın yazarı Julio Cortazar Arjantin edebiyatının fantastik denebilecek kalemi, sizleri Che’nin yanına ormanın içine götürüyor. Aynı zamanda müzisyen de olan yazar, müzikli bir cangıl hikâyesi anlatırken 25 gün sonra bütün dünyanın tanık olacağı bir devrimin doğum aşamalarını kaydediyor. Ernesto Che Guevara’nın ölümünden bir yıl sonra çizgi biyografisini de çizen Arjantinli sanatçı Enrique Breccia’ya ait gravürlerin sunduğu görsel şölen Küba Devrimi’ni anlamak ve Che’nin devrime nasıl katıldığını öğrenmek isteyenler için bir yaşam tecrübesi olabilecek nitelikte.

Güney Amerikan edebiyatının aykırı yazarının metinlerinin ve İspanyolca çevirinin de ayrı bir beceri olduğu düşünülürse Delidolu Yayınları’nın başarılı bir kitaba imza atmış olduğu görülüyor. Ernesto Che Guevera’nın yüksek ateşiyle yer yer sanrıların eşlik ettiği metin bir sayıklamaya dönüşmüş. Orijinal dilinden çevrilen yapıt tüm zorluklarına rağmen etkileyici. Son dönemlerde sıradışı kitaplarla adını duyuran Delidolu Yayınları ünlü yazarların az bilinen kitaplarını Türkçeye kazandırmaya devam ediyor.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol