Çarpıtma kampanyası

26.02.2017 09:32 GÜNCEL
AKP’nin referandum kampanyası dün yapılan toplantıyla resmen başladı. Başbakan Yıldırım, ‘Evet’ oyu isterken birçok konuda çarpıtma yaparak başkanlık sistemini anlattı

BirGün / Ankara

Başkanlık sistemiyle ‘tek adam’ rejimi öngören Anayasa değişikliği teklifi için kurulacak referandum sandığı için AKP kampanyasını dün resmen başlattı. Başbakan Binali Yıldırım konuşması içinde birçok konuyu çarpıtarak ‘Evet’ oyu istedi.

‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Halk Oylaması Kampanya Tanıtım Toplantısı’ başlığıyla yapılan etkinlik dün Ankara Arena Spor Salonu’nda düzenlendi.

Toplantıya eski Başbakan Ahmet Davutoğlu Umre’de olduğu için katılamazken, 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de program takviminden dolayı katılamadığı bildirildi. Özellikle 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yönelik getirdiği eleştirilerle iktidar çevrelerinde tartışma konusu olan AKP kurucularından, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, toplantıda hazır bulundu. Toplantıya, Meclis’te bulunan CHP ve MHP davet edilirken HDP’ye davet gitmedi.

Başbakan Binali Yıldırım, ilk olarak toplantı salonunun dışında toplanan kalabalığa seslendi. Yıldırım, buradaki kısa konuşmasının ardından salona giriş yaparak Anayasa değişikliği kanununu madde madde anlattı. Başbakan Yıldırım, konuşmasında “Bize ötekileştirmek yakışmaz; CHP’ye ve HDP’ye oy veren kardeşlerimizle de kucaklaşacağız” iddiasında bulundu. Yıldırım’ın konuşmasında dikkat çeken bir başka nokta ise, ‘Hayır’ diyenleri ‘teröristlikle’ suçlayan ifadelerinden vazgeçmesi oldu.

Başbakan Yıldırım’ın konuşmasında yeni sistemi anlatırken kullandığı ifadelerden bazıları ve bunlara karşın gerçekte olanlar ise özetle şöyle:

Saray vesayeti

Binali Yıldırım: Bu değişiklik ülkemiz için tarihi bir fırsattır. Güçlü yönetim sayesinde Türkiye’de artık vesayet dönemi, güç odakları dönemi, tarih olacak, inşallah bu ülkenin gündemine bir daha gelmeyecek.

Gerçek: Yeni sistemle birlikte Cumhurbaşkanı en büyük güç odağı olacak. Cumhurbaşkanı isterse Meclis’i hiçbir gerekçe göstermeden feshedebilecek, ülkeyi seçime götürebilecek. Üstelik makamda kullandığı süre ise dikkate alınmayacak, bir kez daha seçimde aday olabilecek. Üst düzey kamu görevlilerini atayabilecek, kararnameler çıkartabilecek, kanunları veto edebilecek, yargıda atamalara müdahale edebilecek.

Ekonomide başkanlık

Binali Yıldırım: Yeni sistemle birlikte ekonomi daha güçlü, daha sağlam ve daha sağlıklı bir zeminde ilerleyecek.

Gerçek: Yeni sistemin Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri sonrasında Dolar, Euro ve Altın fiyatları bir anda büyük bir artış gösterli. Borsa düştü. Ülke zarar etti.

AKP’nin ‘ayak oyunları’

Binali Yıldırım: Seçimde iki sandık kurulacak ve bu değişikliğin en önemli getirisi de budur. Sandıklardan birinde hükümet, birinde de Meclis seçiliyor. Yani Meclisi seçelim, başbakanın kim olduğu belli değil. Daha sonra Meclis’te birtakım ayak oyunları hükümet kurulamıyor. Ülke zaman kaybediyor.

Gerçek: Mevcut sistemde de TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri iki ayrı seçimle yapılıyor. “Ayak oyunları yapılıyor, hükümet kurulamıyor” girişimine 7 Haziran seçimlerinin ardından AKP’nin uzlaşmayan tavrı neden oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sırası geldiği halde yetkiyi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na vermediği için hükümet kurulamadı.

Sözünü tutmayandan söz isteyecek

Binali Yıldırım: Şu andaki cumhurbaşkanın yüzde 50 artı bir oyla seçildi. Yetkiyi veriyoruz ve 5 yıl boyunca ‘Verdiğin sözleri yerine getir’ diyoruz.

Gerçek: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkanlık sistemi henüz gündemde değilken seçildi ve yemin ederek “Tarafsızlık” sözü verdi fakat görev süresi boyunca tarafsız davranmadı ve davranmayacağını açıkladı. Mevcut sistemde de sözünü tutmamış oldu.

Saray kararnameleri

Binali Yıldırım: Artık milletvekilleri dışında kimse kanun teklifi veremiyor.

Gerçek: Yeni sistemle birlikte Cumhurbaşkanı, Kanun gibi Kararnameler çıkartabilecek. Ayrıca Cumhurbaşkanı Bütçe ve Kesin Hesap Kanun Teklifi verebilecek.

Hükümeti millet mi seçiyor?

Binali Yıldırım: Yeni sistemle Güvenoyu kaldırılıyor. Hükümeti millet kendisi seçiyor, vekillere bırakmıyor. Onun için güvenoyuna ihtiyaç var mı? Tabii ki yok.

Gerçek: Güvenoyu, hükümete yöneliktir. Ancak yeni sistemde halktan oy alan ‘başkan’, başka bir mekanizmayla denetlenemeyecek. Ayrıca milletvekili seçilmemiş kişiler de Bakan olabiliyor. Bu nedenle milletin seçmediği kişi hükümette görev alabildiği için millet hükümeti seçmiş olmuyor.

Darbeciler cezasını çekmedi

Binali Yıldırım: CHP, yine darbe anayasasının arkasına saklanarak, ‘Hayır’ diye var gücüyle bağırıp, duruyor.

Gerçek: AKP iktidara geldiği günden beri 12 Eylül’le hesaplaşmadı, hatta gücünü 12 Eylül kurumlarına dayanarak pekiştirdi. 12 Eylül 2010’da “Darbecilerle hesaplaşmak için ‘Evet’ verin” propagandası yaptı; o referandum sonucunda yargıyı ele geçiren Gülen Cemaati 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne imza attı. Darbeciler ise kamuoyunda bazı kesimlerce ‘tiyatro’ denilerek eleştirilen bir davada yargılandı. Ancak Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, dava kesinleşmeden yaşamını yitirdi. Geçen ekim ayında ise 12 Eylül soruşturmalarından biri zaman aşımından düştü. Darbeciler cezasını çekmedi!

Seçimleri kendileri indirdiler

Binali Yıldırım: Dört yıl seçim olunca milletvekilleri seçiliyor, Meclis’e geliyor. Meclis’te hükümet kurma çalışmaları başlıyor. Güven oyu için program hazırlanıyor, zaman geçiyor. Sonra tebrikler başlıyor 6 ay. Kaldı üç buçuk yıl. E dört yıl, son 6 ayı da vedalaşma ziyaretleri. Elde kalıyor 3 sene. 3 senede hangi işi tamamlayacaksınız?

Gerçek: AKP 2007 yılında yapılan Anayasa referandumuyla 5 yılda bir yapılan milletvekili genel seçimlerini 4 yılda bire indirmişti.