birgün

14° PARÇALI BULUTLU

Çaycuma Ece Seramik işçileri: Alınterimizin karşılığını almak hakkımız

Grevdeki Petrol-İş Sendikası'na üye Çaycuma Ece Seramik işçileri Çaycuma Cumhuriyet Meydanı'nda yaptıkları basın açıklamasıyla işverene sendikayı tanıma çağrısı yaptı.

ÇALIŞMA YAŞAMI 16.09.2022 20:27
Çaycuma Ece Seramik işçileri: Alınterimizin karşılığını almak hakkımız
Abone Ol google-news

Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı için greve giden Petrol-İş Sendikasına üye Çaycuma Ece Seramik işçileri grevin 52'nci gününde Çaycuma Cumhuriyet Meydanı'nda basın açıklaması yaptı.

Açıklamaya grevdeki Ece Seramik işçileri, işçilerin aileleri, Petrol-İş Sendikası Düzce Şube Yöneticileri, Düzce Standart Profil Fabrikası Petrol-İş Sendikası işyeri temsilcileri, Çaycuma’daki sendika, siyasi parti ve derneklerin yöneticileri ile Çaycuma halkı katıldı.

Sık sık, "Birleşen işçiler yenilmez", "İş, ekmek yoksa barış da yok", "Ece işçisi yalnız değildir", "Zafer direnen emekçinin olacak" sloganlarının atıldığı basın açıklamasını Petrol-İş Sendikası Düzce Şube Başkanı Ali Işık yaptı.

Işık, "Dayanışma kazanacak, adalet kazanacak, Ece Seramik işçisi kazanacak demiştik ve öyle oldu. Ece seramik işçisi sendikası Petrol-İş Sendikası öncülüğünde Çaycuma'da örnek bir sendikalaşma mücadelesi sonunda toplu sözleşme hakkını alarak zafere ulaştı. Çalışma Bakanlığı 15 Şubat 2022 tarihli yazısıyla Ece Seramik iş yerinde Petrol-İş Sendikasının Toplu Sözleşme yetkisinin sahip olduğunu bildirdi. Böylece sabırla, özveriyle, bilinçle ve dayanışmayla yaklaşık 4 yıldır sendika hakları için çabalayanlar hak ettikleri sonuca ulaştı" dedi.

Çalışma mevzuatındaki yetersizlikler yüzünden sayısı 11 Ekim 2018 tarihinde yeterli çoğunluğa ulaştığı halde bugüne kadar uzun ve karmaşık bir hukuki sürecin beklenmek zorunda kalındığını belirten Işık, "Bu zorlu süreçte öncü olan 8 arkadaşımızın iş akitlerini çeşitli mazeret göstererek fesih edildi. Sendika olarak bütün davaları açıldı. Sendikamız üyelerimizin her zaman yanında olmaya gayret göstermektedir. Ülkemizde sendikal haklar ana yasal düzeyde güvence altına alınmış olmasına rağmen pratikte ciddi engellerle karşılaşmakta. Sendika örgütlenme ve toplu sözleşme hakkına elde etme sürecinde yoğun hak ihlalleri yaşanmaktadır. Türkiye işçi sınıfı son yıllarda bir çok olumlu örnek yaratarak bu karamsar tabloya rağmen örgütlenme iradesine sahip olduğunu göstermiştir. Yaratılan her örnek diğerleri için de cesaret ve umut kaynağı olmaktadır" diye konuştu.

'PATRON İŞÇİYE BASKI KURMAYA DEVAM EDİYOR'

Çaycuma’da OSB‘de bulunan Erduş işyerinde Petrol-İş'in örgütlendiğini ve toplu sözleşmeye oturulduğunu ifade eden Işık, "3 toplantı sonucunda müzakere ile toplu sözleşme bağıtlandı. Erduş işverenin Çaycuma işçisine ve emekçisine sahip çıktığı gibi Ece seramik işvereninin de Çaycuma işçisine ve emekçisine sahip çıkmaya davet ediyoruz. Ama maalesef Ece Seramik işvereni anayasal hakkımız olan sendikalaşmayı istemeyip işçiye emekçiye baskı kurmaya devam ediyor" dedi.

22 işçinin 27 Temmuz'da greve çıktığını hatırlatan Işık bu süreçte yaşananları şöyle anlattı:

"Maalesef Ece Seramik işvereni üyelerimizin ailelerini arayarak baskı kurarak ben onlara iş veriyorum gibi söylemde bulunarak baskı kurmuştur. İşveren bizlere iş veriyorsa bizler de işverene emeğimizi veriyoruz. Ailelerden işyerine gelip çocuğunu anayasal hakkı olan grev yerinden alıp üretime gönderdi. Greve çıktığımız gün akşamı işveren ve işyeri yetkilileri greve çıkan arkadaşların evine gidip baskılar kurmaya devam etti ve grevimizin 2'inci günü 3 arkadaşımız baskı kurularak fabrikaya girip çalışmaya başladı. Birarkadaşımızın 2 aylık deneme süreci bitiği gün iş akdi feshedildi. İşveren ve yetkilileri boş durmayıp grevde olan arkadaşların ailelerine ve akrabalarına baskılar kurup grevi bıraksınlar üretime devam etsinler gibi cümleler kullanmaya devam ettiler ve ediyor. Greve çıktığımız gün işveren içeride çalışan arkadaşlara belirli bir miktar para dağıttı. Bu parayı dağıtma sebebi sendikanın dışarıda grev yapması. İşveren bu zamana kadar böyle bir uygulaması olmamış. Ve bu paranın dışarıdaki grevde olanlar sayesinde alındığını içerideki arkadaşların bilmesi. Bir de bazı bölgelere servis yokmuş ama şimdi bazı bölgelere servis koymuş. Madem para ve servis verebiliyordun sendika gelmeden verseydin sendika da buraya gelmeseydi 20 yıllık arkadaşlar asgari ücrete çalışıyor. İçeride iş güvenliği çok zayıf, iş ortamı kılık kıyafet tatmin edici değil, yemek molasından sonra işçiye çay bile vermeyen bir işveren profili var. Bu işçi senin işin için sana emek veriyor. İşveren olarak sizler de imkanlarınız doğrultusunda işçileri geçim sıkıntısına sokmayacak bir ücret vermelisiniz. Üretiminiz az ise kazanamıyorsanız, SEKA işyerine ait, Çaycuma’daki arazi ihalesine tek başına girerek nasıl ucuz maliyetle alabiliyorsunuz? İşverenin kazandığı parada gözümüz yok ama alın terimizin karşılığını da almak bizim hakkımız olduğunu düşünüyoruz"

Işık, işveren sendikayı kabul edene kadar grevin sürecini vurguladı.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun