birgün

12° AÇIK

EKONOMİ 13.01.2020 06:42

Çılgın projelerin yırtığı yama tutmuyor

Çılgın projelerin her biri iktidarın seçmeniyle kurduğu ilişkide tılsımlı bir araçtı. Hepsi “asrın projesi, zafer anıtı, çağ açıp çağ kapatacak” diyerek şişirildi. Aradan zaman geçtikçe projelerin balon olduğu anlaşıldı. Türkiye, bu projelere ayırdığı kaynak yüzünden bugün işsizlikle boğuşuyor

Çılgın projelerin yırtığı yama tutmuyor

Ozan GÜNDOĞDU

Özellikle son 5 yıldır ekonomideki bunalım hali son 1,5 yıldır derinleşmeye başladı. İktidar 2019 sonu itibariyle dengelenme sürecinin başladığını iddia etse de kısmi büyümenin tüketici kredilerindeki artıştan kaynaklandığı anlaşıldı. AKP ise ekonomideki gidişatın sorumluluğunu almak istemezken bir yandan suçu ‘dış güçlere’ atıyor diğer yandan da başına ‘çılgın’ sıfatı yakıştırdığı projelerin propagandasını yapıyor.

Ancak başlangıçta AKP için de işlevsel olan çılgın projeler eskisi kadar rağbet görmüyor. Son olarak Kanal İstanbul projesine ilişkin parti içinden dahi tepkiler yükselmeye başladığı basına yansıdı. Son günlerde asrın projeleri, zafer anıtları diye anlatılan tüm projeler tel tel dökülüyor. 3’üncü köprünün Çinliler’e satılması, Kıbrıs Su hattı’nın patlaması, Fatih projesinin yandaşa para aktarma projesine dönüşmesi, İstanbul Havalimanı’nın beklenen performansı göstermemesi, şehir hastanelerinin, köprülerin ve otoyolların bütçeye maliyeti… Artık yırtık yama tutmuyor. Çılgınlıklara mercek tuttuk.

FATİH PROJESİ: ‘Eğitimde çağ açıp çağ kapatacak, tıpkı Fatih gibi’

“Fatih Projesi’yle eğitimin anlamı değişiyor. Öğretmen ve öğrencinin eğitimdeki durumları köklü olarak değişiyor. Yeni bir dönemi başlatıyor, çığır açıyoruz”

Başbakan Tayyip Erdoğan
6 Şubat 2012

Eğitimde çağ açıp çağ kapatacaktı. Bu yüzden adını Fatih Sultan Mehmet’ten aldı. Fatih Projesi, 2010 yılında başlatılmış ve 8 milyar 500 milyon lira bütçe ayrılmıştı. Plana göre 4 yıl içinde ülkenin tüm öğrencileri tabletlerle eğitim görecekti. Miting meydanlarında “asrın projesi” diye tanıtılan proje önce usulsüz harcamalarla gündeme geldi. Sonra 2013’ün eylül ayında Fatih Projesi’nin başındaki isim Milli Eğitim Bakanlığı müsteşar yardımcısı Birol Ekici görevden alındı. 2014’te tamamlanması gereken projenin 2015’te süresi 2017’ye kadar uzatıldı. 8 Ocak 2020 tarihi itibariyle Diyarbakır’da bilgisayar dersinin kartonlarla yapıldığı anlaşıldı.

YAVUZ SULTAN SELİM KÖPRÜSÜ: ‘Olmaz dediler, yapamazlar dediler, yaptık’

Eğer üçüncü bir köprü olayını düşünecek olursak bu TEM’in kuzeyinde kalan akciğerimizin yok edilmesi demektir. Bunu bekleyenlere rant haritaları sağlama olayıdır. Bundan kaçınmayı tavsiye ediyorum”

İstanbul Belediye Başkan Adayı Tayyip Erdoğan,
1994

2013 Ağustos’unda temeli atılan ve İstanbul Boğazı’nın üzerine dikilen 3’üncü köprü olan Yavuz Sultan Selim köprüsü AKP için bir köprüden çok daha fazlasıydı. Daha önce benzerleri iki kere daha yapılmış olmasına rağmen AKP bir zafer kazanıldığı havasını yarattı. Üstelik 1974’te açılan Boğaziçi Köprüsü 21 milyon dolara, 1988’de açılan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ise 125 milyon dolara mal olmasına rağmen 3’üncü Köprü 3 milyar dolara yapıldı. Buna rağmen köprünün hisselerinin yarısı 658 milyon avroya Çinlilere devredildi. Kamunun cebinden tek kuruş çıkmayacak denilen projenin bütçeye yükü ise açılışın ardından geçen kısa süre sonra anlaşıldı. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün CHP’li Onursal Adıgüzel’in sorusuna verdiği yanıta göre, geçiş garantisi günlük 135 bin araç olan 3’üncü Köprü’den Eylül 2016’dan Haziran 2019’ya dek 41 milyon 805 bin araç geçti. Buna göre, 3 yıla yakın bir sürede verilen araç garantisinin üçte birine dahi ulaşılamadı. Çünkü yurttaşlar köprünün konumu yüzünden köprüden geçişi tercih etmiyor. Açıldığından bu yana köprünün bütçeye maliyeti ise günlük ortalama 1,8 milyon lira.

İSTANBUL HAVALİMANIı: “Bu bir havalimanı değil zafer anıtı”

“Sayın cumhurbaşkanım, siz çıtayı yükseltmeyi seven bir lidersiniz. Sayenizde sürekli yeni hedeflere koşuyoruz. Cumhurbaşkanlığımızın sahiplenmesi sebebiyle inşaat sürecinde hiçbir engelle karşılaşmadık. Böyle bir açılışı sizin huzurunuzda yaptığım için kendimi çok şanslı hissediyorum”

İş Adamı Mehmet Cengiz,
İstanbul Yeni Havalimanı açılışı, 2019

Bu bir havalimanından çok zafer anıtıydı. Türkiye şahlanacaktı. Havalimanı sayesinde Türkiye’ye 100 milyon turist gelecekti. Hatta Almanya o kadar panik olmuştu ki proje yapılmasın diye Gezi İsyanı’nı başlatmıştı. İnşaat boyunca buna benzer spekülasyonlar sürdü, gitti. 29 Ekim 2019’da açılan 3’üncü havalimanı, Atatürk Havalimanı’nın da kapanmasına sebep oldu. Bu kapatılma aceleye getirildiği için Atatürk Havalimanı’nı 3 ocak 2021’e kadar işletme hakkı bulunan TAV’a 389 milyon avro tazminat ödeneceği anlaşıldı. 2010-2015 yılları arasında THY başkanı olan Hamdi Topçu Yerel’den Global’e adlı kitabında “Atatürk Havalimanı’na ek pist yapılsa 2030’a kadar yeterdi” dedi. Ancak 3’üncü havalimanının inşaatına çoktan başlanmıştı. Turist patlamasına neden olacağı iddia edilen havalimanı 2018’de Atatürk Havalimanı’nın yakaladığı performansa pek çok kriterde yetişebilmiş değil.

OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ: Pahalıymış, bilmem neymiş...

“Onun şöyle ücreti var, bunun böyle ücreti var. Öyle veya böyle. Sen işine gelen köprüden geç. O pahalı olandan geçme. Onu biz özel sektöre yaptırdık. Bu kaynakların çeşitlendirilmesidir. Parası olan özel sektörün köprüsünden geçer, diğerleri diğerlerinden geçer”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2018

Dünyanın en uzun asma köprüsü denerek parti mensuplarının morali yüksek tutuldu. Ancak açılışın ardından köprüden geçmenin ateş pahası olduğu anlaşıldı. Üstelik köprü için işletmeci şirkete verilen araç geçiş garantisinin dolar kuru cinsinden verildiği anlaşıldı. 2019’a girerken yüzde 50 oranında zamlanan köprü geçiş ücretine ilişkin köprüyü işleten Otoyol AŞ genel müdürü Bülent Esendal ücret tarifesini değiştiremeyeceklerini zammın dolar kuru farkından kaynaklandığını söyledi. 2018’de otomobiller için köprüden geçiş ücreti 72 lirayken, bu tutar 2019’da 103 liraya, 2020’de 118 liraya yükseldi. Sadece 2018 yılı için Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri’nin bütçeye maliyeti Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan’ın verdiği bilgiye göre 1,8 milyar TL. Bu tutar 2018 yılı cumhurbaşkanlığı ödeneğinin yaklaşık 2,5 katı.

ŞEHİR HASTANELERİ: Cumhurbaşkanı’nın aşık olduğu proje

“Şehir hastanelerimize bakın. Zarar ettiğini söylüyorlar. Halkımıza hizmet etmek için zarar ediyorsak varsın zarar edelim, Ama bunlar götürdüler hep. Onun için de halka hizmet veremediler”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2019

Şehir hastaneleri projesi 2017’de kamuoyunun gündemine sokuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerine “14 yıllık hayalim, aşık olduğum proje” diyerek kefil oldu. 2018 ve 2019’da birbiri ardına açılan şehir hastanelerinin diğer çılgın projeler gibi kısa sürede bütçeye maliyeti teşhir oldu. 2019 sonu itibariyle hizmet veren şehir hastanelerinin 25 yıllık maliyeti 142 milyar doları geçiyor. Bu tutar 800 hastanenin inşaatını finanse edebilecek büyüklükte. Eleştirilere başta kulak tıkayan iktidar ise daha sonra “varsın, zarar etsin” deme yoluna gitti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca bu eleştirilere ilişkin olarak 26 Kasım 2019’da “bize göre hastaneler ticari kurum değil, ödediğimiz bir kira bedeli, onu da mı ödemeyelim” diye açıklama yaptı.

KIBRIS SU HATTI PROJESİ: Her şeyiyle milli, her şeyiyle yerli

“Dünyada eşi benzeri olmayan muhteşem bir su köprüsü kuruyoruz. Dünya çapında bir projeyi Kıbrıs’a hediye ediyoruz, bu büyük projeleri hayal edemeyenler utansın”

Başbakan Ahmet Davutoğlu,
2015

Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a su temin edilmesini öngören ve “asrın projesi” olarak adland��rılan projenin açılışı 17 Ekim 2015 tarihinde gerçekleştirildi. Mersin’deki törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu katıldı. Davutoğlu, projeyi “Dünya çapında bir eser” olarak tanımlayarak, “Dünyada eşi benzeri olmayan muhteşem bir su köprüsü kuruyoruz. Her şeyiyle milli, her şeyiyle yerli” demişti. Tartışmaların odağında tamamlanan projenin üzerinden 5 yıl gibi bir süre geçmeden, patladı. Anamur sahilinden 5 mil açıkta patlayan borular deniz yüzüne çıktı. Yaklaşık 250 metre derinlikteki borular deniz yüzeyinden görülebiliyor. Borulardan su aktığı görülüyor. Proje 1,6 milyar liraya mal olmuştu.

Yatırım tutarıyla 630 bin kişi istihdam edilebilirdi

Mega veya çılgın diye nitelenen ve AKP’nin kendi seçmeniyle kurduğu ilişkide son derece önemli olan 6 projenin toplam yatırım maliyeti yaklaşık 320 milyar TL. Bu yatırımın önemli kısmını kamunun yönlendirmesiyle özel kesim üstlendi. Peki bu çılgınlıklar yerine istihdam yaratacak projelere yatırım yapılsaydı ne olurdu? Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın verilerine göre 2018’de imalat sanayinde 1 kişilik istihdamın maliyeti 507 bin 664 TL. Bu hesaba göre 6 çılgın projeye yönlendirilen 320 milyar TL, sanayiye yönlendirilseydi 630 bin kişilik ilave istihdam yaratılmış olurdu.

Toplam yatırım maliyeti: 320 milyar lira

1-Fatih projesi:
Yatırım maliyeti: 8,5 milyar lira

2-Yavuz Sultan Selim köprüsü:
Yatırım maliyeti: 3,5 milyar avro
Bugünkü kurla: 23,5 milyar lira

3- Osmangazi köprüsü:
Yatırım maliyeti: 2,5 milyar avro
Bugünkü kurla: 17 milyar lira

4- 3. havalimanı:
Yatırım maliyeti: 35 milyar dolar
Bugünkü kurla: 206,5 milyar lira

5- 20 Şehir hastanesi:
Yatırım maliyeti: 11 milyar dolar
Bugünkü kurla: 64 milyar lira

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız