birgün

16° AÇIK

SİYASET 22.10.2021 08:40

Danışıklı dövüş

AB, Ankara’ya yaptırım sinyalleri verirken AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan da sert çıkışlarını sürdürüyor. Dr. Baydarol, “Avrupa’da Türkiye karşıtlığından ziyade Erdoğan karşıtlığı oluşmuş durumda” diyor.

Danışıklı dövüş

Yaren ÇOLAK

AKP ile Avrupa arasındaki ilişkiler son bir haftada ciddi gerilime sahne oldu. Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin son toplantısından Osman Kavala’nın tutukluluğu nedeniyle Türkiye’ye yaptırım sinyali çıktı. 10 ülkenin büyükelçileri, Kavala'nın serbest bırakılması çağrısı yaptı.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan da dün, Afrika gezisi dönüşünde yaptığı açıklamalarla ilişkileri daha da germekten geri durmadı.


Öte yandan Erdoğan Suriye’de operasyon sinyalleri verirken Avrupa Birliği, Ankara’yı ‘işgalci güç’ olarak niteledi. Ayrıca geçen günlerde bir araya gelen Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, Kıbrıs'taki yerleşime kapalı bölge Maraş'a yönelik politikaları ve Nautical Geo araştırma gemisiyle ilgili adımlar nedeniyle Ankara’ya yaptırım uygulamaya hazırlandıklarını aktardı.


Avrupa’da Erdoğan karşıtlığı oluştuğunun altını çizen Avrupa Birliği (AB) ve Küresel Araştırmalar Derneği (ABKAD) Başkan Yardımcısı Dr. Can Baydarol, gözlerin seçimde olduğunu söyledi.

danisikli-dovus-934954-1.
Dr. Can Baydarol - ABKAD
Başkan Yardımcısı



ABKAD Başkan Yardımcısı Dr. Can Baydarol, şu ifadeleri kullandı:

“Seçimlere kadar Avrupa Türkiye’ye sıcak bakmıyor. Seçimlerden sonra bakarız diyor. Onun için de 2023’ü işaret ediyorlar. Avrupa’da Türkiye karşıtlığından ziyade Erdoğan karşıtlığı oluşmuş durumda. Mesele göçmenler olunca da ‘Aman Türkiye iyi’. Karşılıklı samimiyetsizlik ilişkisi var. Güven odaklı bir şey başlatılması lazım.”

TAVİZ VERMEMEK İÇİN ADIM ATILMIYOR

Avrupa’nın Erdoğan’a güvenmediğinin altını çizen Baydarol, “2014’ten beri Gümrük Birliği’nin güncellenmesini tartışıyoruz ama en ufak bir referans bile yok. Çünkü Avrupa Erdoğan’a taviz olur diye değerlendiriyor durumu” dedi. Kavala’nın sadece siyaseti değil ekonomiyi de etkilediğini kaydeden Baydarol sözlerini şöyle sürdürdü: “Erdoğan şu an kendisine puan kazandıracak yaklaşımlar içerisinde. Ekonominin kötüye gidişiyle beraber Avrupa’yla anlaşmaktan başka çözüm yok. En iyi ihracat pazarı Avrupa. Bırakın yatırımcıları getirmeyi nasıl tutacağız var. Kavala sadece siyasi değil ekonomik de bir simge. Hukuk siyaset ekonomi hep iç içe olan bir sistem.”

İKİ TARAF DA ESNEKLİK GÖSTERMELİ

Türkiye’nin Avrupa ile ilişkiler konusunda tarihin en kötü dönemini yaşadığına dikkat çeken Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tevfik Mesut Eren, “Değişebilmesi için her iki tarafında esneklik göstermesi gerekiyor” dedi.

danisikli-dovus-934955-1.
Doç. Dr. Mesut Eren - Marmara
Üniversitesi Öğretim Üyesi



Eren, “Kavala hukukun üstünlüğüne çelişen bir uygulama olarak görünüyor. Bu bağlamda da sıkıntı yaratması normal” diye konuştu.

Suriye meselesinin yakın zamanda çözülmesi gerektiğine vurgu yapan Eren, “Türkiye Suriye’de ilelebet kalamaz. Uluslararası toplumla bir çözüm arayışına girmesi önemli. Avrupa’nın tepkisini de böyle değerlendirmek gerekir. Şu anda AB ile doğru düzgün bir ilişkimiz bile yok. Gümrük Birliği hâlâ güncellenmedi. Siyasi koşula bağladılar” ifadelerini kullandı.

***

Erdoğan’dan sınırdışı mesajı

Afrika ziyaretinden dönüşte açıklamalarda bulunan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını isteyen büyükelçileri hedef aldı. Erdoğan, “10 tane büyükelçi bu açıklamayı niye yapar? Bu Soros artığını savunanlar, bunu nasıl bıraktırırız gayreti içindeler. Söyledim Dışişleri Bakanımıza, bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz. Türkiye’ye böyle bir ders vermek haddinize mi sizin? Kimsiniz siz? Sen kendi ülkendeki haydutları, katilleri, teröristleri bırakıyor musun? Amerika’sı, Almanya’sı, hangisi böyle bir şeyi şu ana kadar yaptı? Yapmadılar ve yapmazlar” dedi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol