birgün

19° PARÇALI AZ BULUTLU

SİYASET 30.06.2020 15:20

Davutoğlu: Cumhurbaşkanı ve 28 Şubatçı ortakları üniversiteyi nasıl kapattıklarını gururla anlatabilir

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bir basın açıklaması yaparak, İstanbul Şehir Üniversitesi’nin AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla kapatılmasına tepki gösterdi. Davutoğlu, “Erdoğan tarihe üniversite kapatan devlet adamı olarak geçmiştir” dedi

Davutoğlu: Cumhurbaşkanı ve 28 Şubatçı ortakları üniversiteyi nasıl kapattıklarını gururla anlatabilir

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bugün Resmi Gazete’de AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Davutoğlu’nun kurucusu olduğu Bilim ve Sanat Vakfı tarafından 2008 yılında açılan İstanbul Şehir Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Karar'ın aktardığına göre, ‘Türkiye’nin eğitimine darbe vurdular’ diyen Davutoğlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan bu attığı imzayla tarihe üniversite kapatan devlet adamı olarak geçmiştir” ifadelerini kullandı.

Kararın gerekçesinin hiçbir açıklaması olmadığını söyleyen Davutoğlu, “Bütün sebeplerin herkes bir düzmeceden ibaret olduğunu biliyor” dedi.

“28 Şubat'ta yerlerde sürüklenenlerin hapislere girenlerin kurduğu bir üniversite Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kapatıldı” ifadelerini kullanan Davutoğlu, “Cumhurbaşkanı ve 28 Şubatçı ortakları üniversiteyi nasıl kapattıklarını gururla anlatabilir” dedi.

Davutoğlu’nun açıklamalarının tamamı şu şekilde:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan bu attığı imzayla tarihe üniversite kapatan devlet adamı olarak geçmiştir. Bu kararı da gece yarısı yayınladılar. Türkiye'nin eğitimine darbe yaptılar. Erdoğan bu attığı imza ile nasıl bir Türkiye görmek istediğini de açıklamıştır. Bu kararın ne yazık ki hiçbir açıklaması yok. Bütün sebeplerin herkes bir düzmeceden ibaret olduğunu biliyor.

Bugün benim gibi birçok insanın içi yanıyor. Hiçbiri Erdoğan'ı üniversite kapatsın, öğrencileri ortada bıraksın diye seçmedi. Binlercesinin çocuklarının okuduğu üniversitenin kapatılmasını Cumhurbaşkanı en başta onlara açıklayamaz. Artık Cumhurbaşkanı ve 28 Şubatçı ortakları üniversiteyi nasıl kapattıklarını gururla anlatabilir.

Cumhurbaşkanı kararını adil şahitler olarak yola çıkacağız diye yola çıkıp her türkü haksızlığa karşı gözlerini yumanlar duvarlarına asabilirler. Ama unutmasınlar biz de saklayacağız o kararı sonraki nesillere bugünlerde neler olduğunu bir bir anlatmak için saklayacağız. Diyeceğiz ki; 28 Şubat'ta yerlerde sürüklenenlerin hapislere girenlerin kurduğu bir üniversite Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kapatıldı.

Şehir Üniversitesi'ni başa taşıyan kadrolar işte 28 Şubat'ta dışlananların arasından çıktı. Bu üniversitenin varlığı bir arsaya ya da mekana bağlı değildi.

Önce eğitim alanını tekeline almak isteyen FETÖ unsurları rahatsız oldu. Her türlü doğrudan dolaylı engelleme çabası içine girdiler. Bilgiyi kulaktan dolma enformasyondan, tarihi ve dini değerleri sloganlardan ayıramayan güç sahipleri de üniversiteden rahatsız oldular. Çünkü onlar biliyorlardı ki Şehir Üniversitesi'nden kindar bir nesil çıkmayacaktı.

'AMAÇ İTAAT ETMEZSENİZ SONUNUZ BU OLUR MESAJI VERMEK'

Bu karara giden süreçte etkin rol alan aktörlerin geçmişine bakıldığında ülkeyi bu karanlığa boğan güçlerin etkisi görülecektir. Mesele gerçekten sadece mali koşullar olsaydı rant yiyenlere aktarılan kaynaklar üniversite için yeniden yapılandırmada da kullanılabilirdi.

Mesele Şehir Ünivesitesi üzerinden diğer tüm sivil kuruluşlara 'bana kayıtsız şartsız itaat etmeseniz sonunuz bu olur' mesajını vermekti.

Bugün bu kararda payı olanlar bilsinler ki nesiller boyu bu cürümle anılacaklar. Bugün kibirle dolaşabilirler ama bu cürmün hesabını adalaet terazisinde verecekler.Bu karar karşısında kazanımlarımızı kaybetmeyelim arzusuyla sessiz kalanlar da bilsinler ki onlar da hesap verecekleri bir ateş üzerinde oturuyorlar. Bu kararla bütün değerlerimiz tarumar edilmiştir. Evet şehir hepimizin ve biz nefes aldıkça o ruh yaşayacaktır."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız