birgün

12° PARÇALI BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 22.10.2020 16:28

DİSK: Kıdem tazminatı ve emeklilik hakkımızdan elinizi çekin

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, "İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi" ile ilgili açıklama yaptı.

DİSK: Kıdem tazminatı ve emeklilik hakkımızdan elinizi çekin

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Yönetim Kurulu adına yazılı bir açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu,'İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi' ile ilgili "Kıdem tazminatı ve emeklilik hakkımızdan elinizi çekin" dedi. Çerkezoğlu, AKP tarafından Meclise sunulan teklifin işçiyi değil patronları koruduğunu söyledi.

Arzu Çerkezoğlu tarafından yapılan açıklamada, 43 maddeden oluşan "İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi"nin, AKP TBMM Grup Başkanlığı tarafından 16 Ekim 2020'de Meclise sunulduğunu hatırlattı.

‘KANUN TEKLİFİ İŞÇİNİN SAĞLIĞINI, İŞİNİ KORUMALI’

Çerkezoğlu, "Torba kanun teklifinin gerekçesinde, teklifin Covid-19 salgınının istihdam üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması, salgın nedeniyle işçi ve işverenler üzerinde oluşan yükün sosyal devlet ilkesi gereğince paylaşılması ve giderilmesi, istihdamda devamlılığın sağlanabilmesi amacıyla destek tedbirleri düzenlenmek olduğu belirtiliyor” dedi.

“Sosyal devlet ilkesine gerekçelendirilen bir kanun teklifinden beklenen işçinin sağlığını, işini ve gelirini koruyacak önlemleri içermesidir” diyen Çerkezoğlu ayrıca, “Ancak kanun teklifi işçiyi değil işvereni koruma yaklaşımına dayanmaktadır. Torba yasa teklifinin çalışma yaşamı ile ilgili bölümlerinde işçilerin payına ciddi hak kayıpları, işverenlerin payına ise daha çok teşvik, daha çok destek düşüyor. 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanları, başta kıdem tazminatı olmak üzere temel haklardan mahrum ederek çalıştırmanın yolunu açan düzenleme, torba yasadaki en tehlikeli madde olarak öne çıkıyor" ifadelerini kullandı.

‘İŞVERENLERE BOL KEPÇE TEŞVİK DAĞITILIYOR’

Çalışma yaşamına ve işçilere dönük son derece yaşamsal düzenlemelerin yer aldığı bu yasa teklifi öncesinde sosyal tarafların görüşüne başvurulmadığı, sosyal diyalog mekanizmasının işletilmediği ve sendikaların çalışma yaşamı ile ilgili yasa değişikliğini basından öğrendiğini belirten Çerkezoğlu şunları söyledi:

“İş Kanunu'nun açık hükmüne rağmen Üçlü Danışma Kurulu mekanizması uzun süredir işletilmemekte, Bakanlık görevini yerine getirmemektedir. Yasanın hazırlanma sürecindeki bu usul, esasa da yansımış, işçileri ve işçilerin kazanılmış haklarını yok sayan, işverenlere bol kepçe teşvik dağıtan bir düzenleme ortaya çıkmıştır.”

‘İŞVERENE 134 MİLYAR TL TEŞVİK DAĞATILDI’

Teklifin onlarca maddesi ile patronlar için çok sayıda yeni "istihdam teşvikleri ve destekleri” getirildiğinin altını çizen Çerkezoğlu, “Konfederasyon olarak, asıl amacı işsizleri korumak olan İşsizlik Sigortası Fonundan işverenlere dönük ölçüsüz kaynak aktarımını doğru bulmuyoruz.

Örneğin, 2017-2020 arasında işverenlere bütçeden 5 puan işveren sigorta prim desteği olarak 114,2 milyar TL kaynak aktarıldı. Yine 2017-2020 arasında İşsizlik Sigortası Fonundan işverenlere 43 milyar TL doğrudan destek ve teşvik verildi. Toplam olarak 2017-2020 döneminde sadece doğrudan istihdam teşvikleri için sermayeye en az 134 milyar TL kaynak aktarıldı” açıklamasında bulundu.

25-50 YAŞ ARASININ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİYLE ÇALIŞTIRILABİLECEK

Yasa teklifinde çalışma yaşamını ve işçileri olumsuz etkileyecek düzenlemelerden birinin de 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçiler için belirli süreli sözleşmelerin koşulsuz olarak yapılabilmesine olanak sağlanması olduğunun altını çizen Çerkezoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Söz konusu kanun teklifi, 4857 sayılı yasanın belirli süreli iş sözleşmesi yapılması için aradığı koşullar bulunmaksızın 25 yaşın altındaki çalışanlarla 50 yaşın üstündeki çalışanlar açısından hiçbir sınırlamaya tabi olmadan belirli süreli iş sözleşmesi yapılması olanağını işverene tanımaktadır. İş sözleşmesinin belirli süreli yapılmasının iki önemli hukuki sonucu vardır. Birincisi, belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar İş Yasası’nın hükümlerinden yararlanamayacak. İkincisi ise süreli iş sözleşmesi süre bitimi nedeniyle sona erdiğinde işçi kıdem ve ihbar tazminatından yoksun kalacaktır."

KIDEM TAZMİNATI OLMADAN ÇALIŞTIRILABİLECEKLER

Teklifin bu şekilde yasalaşması halinde işverenlerin iş güvencesi hükümlerine tabi olmadan, kıdem ihbar tazminatı ödemek zorunda kalmadan 25 yaş altı ile 50 ve daha üstü yaş grubundaki işçileri çalıştırma olanağı elde edeceğini ifade eden Çerkezoğlu, “İki yıl sınırlaması işçi açısından getirilmiş bir sınırlama değildir. 18 yaşından 25 yaşına kadar iki yıllık sürelerle işveren farklı gösterilerek işçiler iş güvencesinden, kıdem ve ihbar tazminatından yoksun çalıştırılacaktır. 50 yaş ve üzeri işçiler için bu süre daha da uzayacaktır” dedi.

"İŞÇİLERİN KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI HAKKI GASBEDİLİYOR"

Değişiklik teklifinin yaşa bağlı ayrımcılık sonucunu doğuracağını, bu ayrımın da Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu vurgulayan Çerkezoğlu şunları söyledi:

"Sırf belli yaş gruplarında oldukları için işçiler temel haklarından yoksun bırakılmaktadır. Sosyal devletin ve iş hukukunun temel ilkesi çalışma yaşamında öncelikle korunması gereken gruplar olarak kabul edilen kesimlerin korunmasıdır. Gençler ve yaşlı işçiler çalışma yaşamında özel olarak korunması gereken gruplardır. Bu düzenleme en çok emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) olarak bilinen işçileri etkileyecektir.”

KAYIT DIŞI İSTİHDAMA ÖDÜL VERİLİYOR

Kanun teklifinin 8. maddesine göre, "Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla istihdam edilmeye devam edilmekte olanların”, yani kayıt dışı bir şekilde yasaya aykırı çalışanları işverenin yasa dışı çalıştırmayı kabul ettiği durumda işsizlik sigortası fonundan destek alacağını belirten Çerkezoğlu ayrıca şunları söyledi:

"Kayıt dışı işçi çalıştırdığını kabul ettiği işverenin aldığı ödül prim ödeme gün sayıları 44,15 TL ile çarpılarak hesaplanacak ve bu teşvik her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilecektir. İşverenin bu kanunun yayım tarihine kadar kayıt dışı işçi çalıştırdığı için aldığı ödül, sadece prim desteği ile sınırlı değildir: Kayıt dışı işçi çalıştırdığı için işverene idari para cezası uygulanamayacaktır; işsizlik sigortası primi de dâhil olmak üzere sigorta primi tahakkuk ettirilmeyecektir.”

‘İŞÇİLER HAK KAYIPLARINI SİNEYE ÇEKMEK ZORUNDA BIRAKILIYOR’

“Kayıt dışı işçi çalıştıran işveren sigorta primi indirimi, teşvik ve desteklerden yararlanmaya da devam edecektir” diyen Çerkezoğlu, “Kayıt dışı çalıştırıldıkları yönünde başvuruda bulunan işçiler ise, işverenin kayıt dışı çalıştırdığını kabul etmesi karşılığında kayıt dışı çalıştıkları dönemde işçilik alacakları dışındaki tüm haklarından feragat etmiş sayılacaktır” dedi.

Kayıt dışı işçi çalıştıran işverenin kanun teklifiyle korunduğunu belirten Çerkezoğlu, işverenin suçunu kabul etmesi karşılığında suçunu affedildiğini söyledi. Sendika Başkanı, “İşçiler kayıt dışı çalıştırıldıkları döneme ilişkin haklarından feragate zorlanarak kayıt içine alınmalarının bedelini kayıt dışı çalıştıkları dönemin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesinden, prim gün sayılarının eksik yatırılmasından doğan hak kayıplarını sineye çekmek zorunda bırakılmaktadır" diye belirtti.

‘ÇOCUKLARIMIZIN HAKKINI KORUMAK GÖREVİMİZ’

Patronlara vergi ve pirim teşvikleri artırılırken, kayıt dışı işçi çalıştıran işverenler dahi ödüllendirilirken işçilerin kıdem tazminatlarının ve emeklilik haklarının parça parça kaldırılmasının haksızlık, hukuksuzluk ve vicdansızlık olduğunun altını çizen Çerkezoğlu, "İktidar işçi sınıfını yaşa göre bölerek, 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçilerin kıdem tazminatı ve emeklilik haklarını gasp etmeye çalışmaktadır. Biz biliyoruz ki, kıdem tazminatı ve emeklilik hakkı bize çocuklarımızın emanetidir ve çocuklarımızın bu hakkını savunmak tüm işçi sınıfının görevidir. Evet, tüm işçilerin 25 yaş altında çalışacak çocukları olacak ve bugünün genç işçileri de bir gün 50 yaşına gelecek. İktidarı bir kez daha uyarıyoruz: Çocuklarımızın emanetinin ve geleceğimizin gasp edilmesine sessiz kalmayacağız!" diye tepki gösterdi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız